Piyasalar

23 Nisan 2017, Pazar tsi
°C

En Sıcak Konular

Aziz Karaca
Yeni Mesaj Gazetesi

Aziz Karaca
20 Mart 2017

Bu soruya bir cevabınız var mı?



 Bizzat hayat bulmak için, hayatımıza dosdoğru bir yön çizebilmek için daima okumak durumunda olduğumuz hayat kitabımızda sıkça sorularla karşılaşırız.
Bu sorular ya bizzat okuyanı muhatap kabul ederek bize yöneliktir ya da “yapmazlar mı, bakmazlar mı, görmezler mi?” şeklinde üçüncü şahıslara yöneliktir.
Dikkatli bir Kur’an okuyucusu sayfaları çevirdikçe, satırlar arasında dolaştıkça hiç beklemediği sorularla aniden karşılaşır, irkilir ve kendine gelir.
“Görmüyor musunuz, bakmıyor musunuz, aklınızı kullanmıyor musunuz” şeklinde karşımıza çıkan sorular, daldığımız hayal dünyasından, içinde yuvarlandığımız gaflet uykusundan biraz olsun bizi uyandırır ve derin tefekkürlere sevk eder.
Anlayarak, anlamaya çalışarak okumak kaydıyla tabii.
Nur suresini ilk sayfadan itibaren okurken birden bire kırk birinci ayette, neden havada uçuşan kuşlara, hem de tesbih ederek uçan kuşlara bakmadığımız sorulur:
“Göklerde ve yerde olanların ve kanatlarını çırparak uçan kuşların Allah’ı tesbih ettiklerini görmedin mi? Her biri kendi duasını ve tesbihini bilmiştir. Allah onların yaptıklarını bilir.” (Nur: 41).
“Görmedin mi ki, Allah bulutları sürer, sonra onları bir araya getirir, sonra onları üst üste yığın yapar. Böylece yağmurun onların arasından çıktığını görürsün. Gökten içinde dolu bulunan dağlar indirir de onu dilediğine isabet ettirir ve dilediğinden de uzak tutar. Onun şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri götürecektir.” (Nur: 43).
Zaman zaman sorunun muhatapları değişir ve üçüncü şahıslar olur ama her halu karda tefekkür edecek, tezekkür edip kendine gelecek olan yaşadığı zaman diliminde ilgili ayetleri okuyanlardır.
“Bunlar Kuran’ı düşünmezler mi? Yoksa kalpleri kilitli midir?” (Muhammed: 24).
Bu gözle, bu dikkatle okunduğunda yüzlerce örneğine rastlanacaktır.
Bu yazıda dikkatleri çekmek istediğim ve herkesin kendi nefsinde cevabını aramasını istirham ettiğim Kur’an sorusu şu:
“O iman edenlere çağrı gelmedi mi ki kalpleri Allah’ın zikrine ve inen hak aşkına huşu ile coşsun ve bundan evvel kendilerine kitab verilmiş sonra üzerlerinden uzun zaman geçip de kalpleri katılaşmış ve ekserisi fıska dalmış bulunanlar gibi olmasınlar.” (Hadid: 16).







Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 21 Nisan 2017 Yıllar sana ne söyledi bilemem
    • 20 Nisan 2017 Halimizdir, arz olunur
    • 18 Nisan 2017 Ey dağlar! Bize haşyetullahı öğretin
    • 17 Nisan 2017 Bayrama kadar Kuranı anlama seferberliği
    • 13 Nisan 2017 Toprak unutmaz toprak yanılmaz
    • 12 Nisan 2017 Kime ve neye köprüyüz?
    • 11 Nisan 2017 Gecenin ortasında ışık saçan bir dil
    • 10 Nisan 2017 Dilden dökülenler ve el ile ekilenler
    • 7 Nisan 2017 Savrulmanın sebepleri
    • 6 Nisan 2017 Eller abad oldu biz berbat olduk
    • 5 Nisan 2017 Neye yarar?
    • 4 Nisan 2017 Yara sar Cerrah isen yara sar
    • 3 Nisan 2017 BOPun adamları ve adımları
    • 2 Nisan 2017 Kerkük... Yine mi ağıt sesleri?
    • 31 Mart 2017 O yaman günlerde eman isteriz
    • 29 Mart 2017 Bir şiirin kanatlarında sılaya doğru
    • 28 Mart 2017 Dertlere dermanı ve yaralara merhemi olan kazansın
    • 27 Mart 2017 Kantara çıkacak olan
    • 26 Mart 2017 Gözeler gözeler soğuk gözeler
    • 24 Mart 2017 Elma şeker ve çelik-çomak peşindekiler


     


    14843 µs