Piyasalar

30 Mayıs 2017, Salı tsi
°C

En Sıcak Konular

Dr. Ahmet Hamdi Kepekçi
Yeni Mesaj Gazetesi

Dr. Ahmet Hamdi Kepekçi
2 Nisan 2017

Çağımızın Bozkurtuna ihtiyaç var



 İnsanların rahat ve huzurlu yaşaması için devlet kavramının yerli yerine oturması gerekir.
Devlet, insanların doğuştan getirmiş olduğu hakları teminat altına alır. Bu can, mal, namus, din ve vicdan emniyeti, seyahat özgürlüğüdür.
Tarihimize baktığımızda atalarımızın bu konuda iz bırakmış olduğu görülür. 
Oğuz Han, Oğuz Destanı’nda “Kun tuğ bolgıl, kök kurıkan!” Yani: “Güneş, tuğumuz, bayrağımız olsun; gök de çadırımız!” demektedir. Öyle bir devlet felsefesi ki, uçsuz bucaksız bir egemenliği ihata etmektedir. Bu idari felsefe içerisindeki millete biçilen kaftan da manidardır. Oğuz Kaan duasında “Türk yurdunda yoksulluk o kadar azalsın ki, fakirlik suç sayılsın” derken yöneticiye de millete de bir konum tarif etmektedir.
Gelelim günümüze. 
Bağımsız yaşayabilmek için devlet ve millet vizyonunu iyi tarif etmek zorundayız. Bu hedefe ulaşacak lideri, proje ve kadroyu da iyi tanımak zorundayız. Aksi halde sukut-i hayale uğramak kaçınılmaz olur. ABD ile stratejik ortak olunmasına rağmen, her fırsatta ülkemize karşı olumsuz duruş sergilediklerini gördük. 
Avrupa Birliği de, Rusya da aynı olumsuz duruşu sergilemektedir. Bütün bu yaşananlar bizzat devlet ve millet olarak Oğuz Kaan'ın duruşuna uygun bir vizyon ortaya koymamızı zaruri kılmaktadır.
Bu vizyon, gözü topraklarımızda olan devletlerin kuyruğuna takılmakla gerçekleşmeyecektir. Bunun yolu kendi milli modelimiz ile olacaktır.
Sayın Prof. Dr. Haydar Baş Bey’in Sosyal Devlet Milli Devlet tezi işte aranan ve dertlerimizin ilacı olan tezdir. 
İnsanlık sosyalizm ve kapitalizmden umduğunu bulamamıştır. Prof. Dr. Haydar Baş Bey’e ait olan Milli Ekonomi Modeli insanlık için bir kurtuluş muştusu olmuştur. İşte Sosyal Devlet Milli Devlet projesi bu modelin devlet planında uygulamasıdır. Tez içinden bir iki tespiti sizlerle paylaşmak isterim. 
Milli devlette devlet millet bir ve beraberdir.
“Milli devlet, üç ana kurumun üzerine milletlerin bekasını oturtmaktadır. Yani, ’güçlü devlet, güçlü ordu ve sağlam aile yapısı’ olmadan milletlerin varlıklarını devam ettirmeleri mümkün değildir.” 
Milli devlet sömürüye karşıdır.
“Mutlu bir azınlığın ihtiras ve hırslarına cevap vermek üzere değil, milletinin haklarına ve ihtiyaçlarına odaklanmış olan Milli Devlet, kapitalist anlayışlarda olduğu gibi başkalarının elindekileri sömürerek değil, aksine vererek, hizmet ve ikram ederek büyüyen bir devlet anlayışını hayata geçirmektedir. Uluslararası politikalarda barışın ve dostluğun tek anahtarı, devletlerin, kapitalist temeller üzerine oturan politikalarını ve yapılanmalarını terk ederek Milli Devlet kimliğini kazanmalarıdır…
"Milli devlet vatandaşı için vardır. Ona haklarını doya doya yaşatır.” 
Milli Devlet, Sosyal Devlet karakteri ve projeleri kapsamında, kişi temel hak ve hürriyetini korumanın yanı sıra vatandaşlık hakları çerçevesinde herkese vatandaşlık maaşı bağlayacaktır…"
Kabul etsek de etmesek de bugün yaşadığımız vaziyetin Ergenekon’dan çıkmak için çözüm arayan Türklerin halinden bir farkı yoktur.
O günün zor koşullarını tasvir eden demirden dağ bugünün zor koşullarına eşdeğerdir. O gün yol gösterici krizi yöneten Bozkurt, Demirci Başbuğ ‘Börte Çene’dir. 
Bugünün zor koşulları olan demirden engelleri aşacak olan da Milli Ekonomi Modeli, Sosyal Devlet Milli Devlet, toplumsal barış projesi olan Ehl-i Beyt açılımı ve Prof. Dr. Haydar Baş Bey’in diğer projeleridir.
Dün Bozkurt'u rehber edinen Türk milleti, bugün de içine düştüğü badirelerden kurtulmak için günümüzün Bozkurt’unu rehber edinmelidir.







Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 8 Mayıs 2017 Müslümanlar birbirinden ne kadar haberdarlar
    • 6 Mayıs 2017 O bir İcmal genciydi
    • 28 Nisan 2017 Gençlik hakkında
    • 2 Nisan 2017 Çağımızın Bozkurtuna ihtiyaç var
    • 19 Mart 2017 Dünyanın en faydalı meyvesi hangisi?
    • 9 Mart 2017 Srebrenitsayı unutmayalım!
    • 3 Mart 2017 Köprü
    • 25 Şubat 2017 Saldırı insan odaklı yapılıyor
    • 17 Şubat 2017 Kök hücrelerimizden haberdar mıyız?
    • 8 Şubat 2017 Post-truth mu yoksa gerçeklik mi?
    • 30 Ocak 2017 Kıyamet saati 2.5 dakikayı gösteriyor
    • 25 Ocak 2017 Yeni Dünya Düzeni kaçınılmazdır
    • 18 Ocak 2017 'Badel harabül Basra' demeden
    • 14 Ocak 2017 Zifiri karanlıktan nasıl çıkılacak?
    • 26 Aralık 2016 Ana haberi okumak
    • 21 Aralık 2016 Şimdi de Rus Büyükelçisine suikast
    • 30 Kasım 2016 Faiz mikrobundan kurtulmak gerekir
    • 24 Kasım 2016 Şangay 5lisinde ne kadar samimiler?
    • 22 Kasım 2016 Bu vebalin telafisi nasıl olacak!
    • 18 Kasım 2016 Dün askeri bugün ise ekonomik işgal


     


    19478 µs