Piyasalar

24 Nisan 2017, Pazartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Murat Çabas
Yeni Mesaj Gazetesi

Murat Çabas
20 Nisan 2017

Sınırsız yetki tamam sıra icraatta



Referandum sonrası, iktidarıyla muhalefetiyle oluşan bu yeni durumla millete nasıl hizmet etmeliyiz diye kafa yormamız gerekirken, maalesef referandum sürecindeki gerilim körüklenmeye devam ediliyor.
Zaten referandum sürecinde, ülkenin iç ve dış problemleri referandum sonrasına ertelenmişti, şimdi de problemler bekletilirse, bu ülkemiz ve milletimiz yararına olmayacaktır.
Peki, yeni durum nedir, millet olarak referandumda neye evet dedik, özetleyelim.
Meclisimizde 550 değil, 600 milletvekili olacak.
18 yaşında delikanlı vekillerimiz olacak.
Seçimler 5 yılda 1 olacak. İcraatlar kesintiye uğramayacak.
Meclis’in denetim yollarından olan gensoru ve sözlü soru artık olmayacak. Yani icraatlar için Meclis ayak bağı olmayacak.
Cumhurbaşkanı aynı zamanda partisinin genel başkanı ve başbakan da olabilecek. Böylece Özal’ın yaşadığı yaşanmayacak. Cumhurbaşkanı hem devletin zirvesindeyken, hem de siyasetin de başında olacak. Etkili ve yetkili olacak.
Cumhurbaşkanı’na artık devlet başkanı denilecek.
Bakanlar, Cumhurbaşkanı tarafından seçilecek.
Cumhurbaşkanı istediği zaman olağanüstü hal ilan edebilecek.
Askeri yargı olmayacak.
Ülke bütçesini Cumhurbaşkanı hazırlayacak.
Cumhurbaşkanı, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne idari soruşturma açabilecek, denetim yapabilecek.
HSYK ve Anayasa Mahkemesi’nde de düzenlemeler yapıldı.
Toplam 18 madde olan ve referandumla kabul edilen anayasa değişiklik paketinde özetle bu adımlar var.
Artık çift başlılık yok, yargı engeli yok, asker engeli yok, erken seçim engeli yok, Meclis engeli yok, gensoru, denetim yok…
Büyük yetkililerle donatılmış bir devlet başkanı ve de onun oluşturacağı bir kabine var.
CHP, mühürsüz oy pusulalarını gündeme getirerek referandumun iptalini istiyor.
Bu mümkün mü? Elbette ki hayır…
Türkiye’de bu noktada en yetkili merci Yüksek Seçim Kurulu (YSK) ve “bu oylar geçerlidir, oy pusuluları bize aittir” diyor.
“2010 yılından önce bunun örnekleri var” diyor.
İtiraz edenler, “2010’da bu kararı değiştirdin, kabul edilemez dedin” diyor. YSK ise, “bunlar bizim pusulalarımız, vatandaş oy kullanmasa mıydı, kabul ederim” diyor.
Muhalefet durumu Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) götürse, AYM “bu beni aşar” diyor.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) götürse, bu hem uzar, hem de Türkiye bunu kabul etmeyebilir.
CHP bu sonuca feveran etmeden önce, bugünün kapısını açan 12 Eylül 2010 tarihinde gerçekleşen referandumda niye hiç varlık göstermedi, niye bir tek broşür bile basmadı onu masaya yatırmalı…
Atı alan Üsküdar’ı geçtikten sonra feveran etmenin hiçbir anlamı olmadığını bilmeleri gerekir.
Bu umutsuz çırpınışlarla gerilimi körüklemenin hiçbir anlamı yok, bundan sonra toplumsal bir uzlaşı nasıl sağlabilir, gerilim nasıl azaltılabilir, mevcut yeni durumla problemlere çözüm nasıl üretilebilir buna bakılması lazım.
Şu bir gerçek ki, bugün dünyada ekonomik problemleri çözebilecek tek model, hakkında 9 uluslar arası kongre yapılan Prof. Dr. Haydar Baş’a ait Milli Ekonomi Modeli’dir.
4 milyar insan bu modelin nimetlerinden istifade ederken; açlıktan, işsizlikten, gelir adaletsizliğinden, maliyetlerin yüksekliğinden, vergilerden, cezalardan, cari açıktan, dış ticaret açığından, milli gelirin azlığından yakınan ve çözemeyen bizler, tam istihdamın, gelir adaletinin ve sağlıklı sürekli büyümenin tek formülü olan, içimizden çıkan bu modele dört elle sarılmamız gerekmez mi?
Bunun konuşulması lazım, elde edilen bu sınırsız güçle bu adımın atılması lazım.
Millet de, muhalefet de bunu talep etmesi lazım.







Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 20 Nisan 2017 Sınırsız yetki tamam sıra icraatta
    • 19 Nisan 2017 Gerilim azaltılmalı uzlaşı şart
    • 18 Nisan 2017 'Türkiyede her güzelin önünü biz açtık'
    • 13 Nisan 2017 Denge politikası mı manda politikası mı?
    • 12 Nisan 2017 Millet olma vasfımızı kaybettik
    • 11 Nisan 2017 İnkar edilen, Allahın gerçekleridir
    • 7 Nisan 2017 Musul da Barzaniye hazırlanıyor
    • 6 Nisan 2017 Yunanistan, adalarımızda savaş hazırlığı yapıyor
    • 5 Nisan 2017 ABDye yakınlık, terör ve bölünme demek
    • 4 Nisan 2017 Kerkükte yaşananlarda hiç payımız yok mu?
    • 3 Nisan 2017 ABD Musulda savaş suçu işliyor
    • 31 Mart 2017 Musulda katliam Kerkükte oldu-bitti
    • 30 Mart 2017 ABD ve İsrail, terör saldırılarını nasıl bilir?
    • 29 Mart 2017 Bugün Musul yarın Diyarbakır
    • 28 Mart 2017 ABD gibi dostun varsa düşmana ne gerek var?
    • 27 Mart 2017 Düşmanın dostundan stratejik müttefik olur mu?
    • 26 Mart 2017 Müslümanlar terör bahanesiyle katlediliyor
    • 24 Mart 2017 ABD, Rusyayı Türkiyeye karşı kullanıyor
    • 23 Mart 2017 Filistinlilerin kaderini yaşamak
    • 22 Mart 2017 Barzaninin Suriye versiyonu


     


    17393 µs