Piyasalar

19 Ağustos 2017, Cumartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Akın Aydın
Yeni Mesaj Gazetesi

Akın Aydın
21 Nisan 2017

En büyük zulüm ve en büyük zalimler



Cahillik öyle bir bedel istiyor ki, öde öde bitmez. İşte bu bedeli millet olarak, ümmet olarak yüz yıllardır ödüyoruz. Ama dediğim gibi bu bedel ödemekle bitmez. Nasıl biter? İlimle biter. Bilimle, fenle, bilgiyle, gerçekleri araştırmakla, anlamakla en önemlisi inandığını yaşamakla biter. 
Elhamdülillah Müslüman olduğumuz için karşımıza çıkan kavram ve olayları iman boyutunda algılarız. İşte tehlikeli olan da bu nokta. Çünkü iman boyutunda öyle olay ve kavramlar vardır ki, cehalet, bilgisizlik mazeret olarak kabul görülmez. Bunlardan biri de zalim ve zulüm kavramları ve de kapsamlarıdır. 
Bu kavramları ve kapsamlarını bir türlü anlamadık. Zulüm nedir, sorusunun gerçek cevabını öğrenmediğimiz için zalim kimdir, sorusuna da yanlış cevaplar verdik. En önemlisi dolduruşa geldik. 
Yaşadığımız yüzyılda gerek ülkemizde ve gerekse İslam coğrafyasında yaşanan olaylarda en çok kullanılan kavram, bu iki kavramdır. Zulüm var, zulüm yapılıyor… O zalimdir, şu zalimdir vs. 
Hemen soralım; zulüm nedir, zalim kimdir? Bu tabirleri kullananlar kim veya kimlerdir? Bu itham veya hedef göstermeleri şahsi ve siyasi çıkarları için mi yapıyorlar yoksa Allah rızası için mi? 
Bunun gibi soruların cevabını bulmak zorundayız. Bulmaz ve birilerinin söylem ve hedef göstermeleriyle hareket edersek bu sefer biz zulmetmiş ve de zalimlerden olmuş oluruz. 
Zalimler ve zulüm ile ilgili yüzden fazla ayet ve binlerce hadis vardır. Allah (c.c) ve Resulü (s.a.a) bu iki kavramı en ince detayına kadar anlatmış, bizleri uyarmış ve zalimlerin vahim akıbetini haber vermişlerdir. 
O derece ki, bırakın zulmetmeyi, zalim olmayı onlara meyletmeyi, yarım kelime dahi olsa katkıda bulunmayı imanımız yasaklamıştır.  
“Sakın zulmedenlere en ufak bir meyil duymayın, sonra size ateş dokunur.”  (Hud 113) 
“Kim, yarım sözcükle de olsa bir Müslüman’ın öldürülmesine yardım ederse; kıyamet gününde Yüce Allah’ın huzurunda, alnına “Bunun Allah’ın rahmetinden nasibi yoktur” diye yazılmış olarak getirilir.” (İbn Mâce, Diyât 1)    
Zulüm nedir sorusuna Peygamber Efendimizin (s.a.a) şu Hadis-i Şerifi çerçevesinde hep beraber bakalım;
Peygamberimiz (s.a.a) buyurdu ki: “Zulüm üç çeşittir:
Bir zulüm vardır ki, onu Cenab-ı Hak asla bağışlamaz. 
Bir zulüm vardır ki, Allah Teâla onu dilerse affedebilir. 
Bir zulüm vardır ki, Allah Teâla onu terk buyurmaz.
Allah Teâlâ’nın affetmeyeceği zulüm, şirktir (Allah’a ortak koşmaktır). Allah, "Şirk, en büyük bir zulümdür" buyurmuştur.
Hak Teâlâ’nın dilerse affedeceği zulüm, kulların kendileriyle Rableri arasındaki hususlarda, kendi nefislerine yaptıkları zulümdür. Allah, kendine karşı işlenen bu zulmü dilerse affeder.
Hak Teâla’nın terk buyurmayacağı zulme gelince bu, kullardan bazılarının bazılarına yaptıkları zulümdür (kul hakkıdır) ki, mazlum zalimden hakkını almadıkça Allah, onları terk buyurmaz, bağışlayıp, affetmez.” (Mecmauzzevaid/Kıyamet 1008)
Evet, zulüm bir fiil olduğuna göre bu fiili işleyen bir de failin olması lazımdır. İşte zulüm fiilini işleyene de zalim, denir. 
En büyük zulüm neymiş? Allah’a şirk koşmak. Yani tevhit inancı dışında her inanç zulümdür. Bu inançlara inananlar da (Yahudiler, Hıristiyanlar, Budistler vs.) en büyük zalimlerdir. Kim koydu ölçüyü? Allah (c.c.)  “Şirk büyük bir zulümdür!” (Lokman Suresi 13) 
Yani Obama’sı, Merkel’i, Trump’ı veya sokakta gezen Helga’sı, Hans’ı, Ronaldo’su, hippisi, yippisi vs. eğer tevhit inancına sahip değilse en büyük zulmü işlemektedirler ve en büyük zalimlerdir. 
(Yarın devam edelim)…







Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 18 Ağustos 2017 Türkiyede çözüm bekleyen sorunlar
    • 17 Ağustos 2017 Evlatlarına kıyan anne-babalar
    • 16 Ağustos 2017 Yerli ve milli insana ihtiyacımız var
    • 9 Ağustos 2017 15 yıl önce söyleseydi alkışlardım
    • 7 Ağustos 2017 Gel de kızma
    • 24 Temmuz 2017 Nihayet Türklerden intikamımızı alıyoruz
    • 21 Temmuz 2017 Meleklerin yapamadığı fedak
    • 20 Temmuz 2017 İmam Aliye Ali isminin konulması
    • 19 Temmuz 2017 Matematiğin siyasete alet edilmesi
    • 18 Temmuz 2017 Devletin içinden şeytan değil uşakları çıktı
    • 15 Temmuz 2017 Prof. Dr. Haydar Baş ile bir hafta -1-
    • 14 Temmuz 2017 Barzani ve Yunanistana borcumuz mu var?
    • 13 Temmuz 2017 Mülteci sorunu, 2013 çözüm sürecine dönüşebilir
    • 10 Temmuz 2017 Merkez, Prof. Dr. Haydar Baştır
    • 9 Temmuz 2017 Alçak AP
    • 7 Temmuz 2017 Seksenler dizisi ve 15 Temmuz
    • 6 Temmuz 2017 Adalete sadece yargıda mı ihtiyaç var?
    • 5 Temmuz 2017 Sayın Topbaş hiç Özel Halk Otobüsüne bindiniz mi?
    • 3 Temmuz 2017 Zam mı, zamcık mı, tarife değişikliği mi?
    • 30 Haziran 2017 Sosyal yardım alan fakirlerin geleceği tehlikede


     


    16751 µs