Piyasalar

24 Haziran 2017, Cumartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Akın Aydın
Yeni Mesaj Gazetesi

Akın Aydın
21 Nisan 2017

En büyük zulüm ve en büyük zalimler



Cahillik öyle bir bedel istiyor ki, öde öde bitmez. İşte bu bedeli millet olarak, ümmet olarak yüz yıllardır ödüyoruz. Ama dediğim gibi bu bedel ödemekle bitmez. Nasıl biter? İlimle biter. Bilimle, fenle, bilgiyle, gerçekleri araştırmakla, anlamakla en önemlisi inandığını yaşamakla biter. 
Elhamdülillah Müslüman olduğumuz için karşımıza çıkan kavram ve olayları iman boyutunda algılarız. İşte tehlikeli olan da bu nokta. Çünkü iman boyutunda öyle olay ve kavramlar vardır ki, cehalet, bilgisizlik mazeret olarak kabul görülmez. Bunlardan biri de zalim ve zulüm kavramları ve de kapsamlarıdır. 
Bu kavramları ve kapsamlarını bir türlü anlamadık. Zulüm nedir, sorusunun gerçek cevabını öğrenmediğimiz için zalim kimdir, sorusuna da yanlış cevaplar verdik. En önemlisi dolduruşa geldik. 
Yaşadığımız yüzyılda gerek ülkemizde ve gerekse İslam coğrafyasında yaşanan olaylarda en çok kullanılan kavram, bu iki kavramdır. Zulüm var, zulüm yapılıyor… O zalimdir, şu zalimdir vs. 
Hemen soralım; zulüm nedir, zalim kimdir? Bu tabirleri kullananlar kim veya kimlerdir? Bu itham veya hedef göstermeleri şahsi ve siyasi çıkarları için mi yapıyorlar yoksa Allah rızası için mi? 
Bunun gibi soruların cevabını bulmak zorundayız. Bulmaz ve birilerinin söylem ve hedef göstermeleriyle hareket edersek bu sefer biz zulmetmiş ve de zalimlerden olmuş oluruz. 
Zalimler ve zulüm ile ilgili yüzden fazla ayet ve binlerce hadis vardır. Allah (c.c) ve Resulü (s.a.a) bu iki kavramı en ince detayına kadar anlatmış, bizleri uyarmış ve zalimlerin vahim akıbetini haber vermişlerdir. 
O derece ki, bırakın zulmetmeyi, zalim olmayı onlara meyletmeyi, yarım kelime dahi olsa katkıda bulunmayı imanımız yasaklamıştır.  
“Sakın zulmedenlere en ufak bir meyil duymayın, sonra size ateş dokunur.”  (Hud 113) 
“Kim, yarım sözcükle de olsa bir Müslüman’ın öldürülmesine yardım ederse; kıyamet gününde Yüce Allah’ın huzurunda, alnına “Bunun Allah’ın rahmetinden nasibi yoktur” diye yazılmış olarak getirilir.” (İbn Mâce, Diyât 1)    
Zulüm nedir sorusuna Peygamber Efendimizin (s.a.a) şu Hadis-i Şerifi çerçevesinde hep beraber bakalım;
Peygamberimiz (s.a.a) buyurdu ki: “Zulüm üç çeşittir:
Bir zulüm vardır ki, onu Cenab-ı Hak asla bağışlamaz. 
Bir zulüm vardır ki, Allah Teâla onu dilerse affedebilir. 
Bir zulüm vardır ki, Allah Teâla onu terk buyurmaz.
Allah Teâlâ’nın affetmeyeceği zulüm, şirktir (Allah’a ortak koşmaktır). Allah, "Şirk, en büyük bir zulümdür" buyurmuştur.
Hak Teâlâ’nın dilerse affedeceği zulüm, kulların kendileriyle Rableri arasındaki hususlarda, kendi nefislerine yaptıkları zulümdür. Allah, kendine karşı işlenen bu zulmü dilerse affeder.
Hak Teâla’nın terk buyurmayacağı zulme gelince bu, kullardan bazılarının bazılarına yaptıkları zulümdür (kul hakkıdır) ki, mazlum zalimden hakkını almadıkça Allah, onları terk buyurmaz, bağışlayıp, affetmez.” (Mecmauzzevaid/Kıyamet 1008)
Evet, zulüm bir fiil olduğuna göre bu fiili işleyen bir de failin olması lazımdır. İşte zulüm fiilini işleyene de zalim, denir. 
En büyük zulüm neymiş? Allah’a şirk koşmak. Yani tevhit inancı dışında her inanç zulümdür. Bu inançlara inananlar da (Yahudiler, Hıristiyanlar, Budistler vs.) en büyük zalimlerdir. Kim koydu ölçüyü? Allah (c.c.)  “Şirk büyük bir zulümdür!” (Lokman Suresi 13) 
Yani Obama’sı, Merkel’i, Trump’ı veya sokakta gezen Helga’sı, Hans’ı, Ronaldo’su, hippisi, yippisi vs. eğer tevhit inancına sahip değilse en büyük zulmü işlemektedirler ve en büyük zalimlerdir. 
(Yarın devam edelim)…







Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 24 Haziran 2017 İman şehrinin beş kapısı vardır
    • 22 Haziran 2017 Bir zamanlar çocuklar zehirleniyordu
    • 21 Haziran 2017 Yürümek yolları değil ama itibarı aşındırır
    • 20 Haziran 2017 Makbul olan tövbenin işaretleri
    • 19 Haziran 2017 Deccalin evlatları ekranlarda
    • 17 Haziran 2017 Atatürkün din eğitimine verdiği önem
    • 16 Haziran 2017 Namaz ortak kabul etmez
    • 14 Haziran 2017 Dün Atatürk farklı sesti, bugün Haydar Baş
    • 14 Haziran 2017 Dün Atatürk farklı sesti, bugün Haydar Baş
    • 12 Haziran 2017 Ruhunu almadan FETÖ bitmez
    • 10 Haziran 2017 ABD, menfaati için anasını bile satar
    • 8 Haziran 2017 Katar ve katarakt
    • 6 Haziran 2017 Çocukları uzun namlulu silahlarla tarıyorlar
    • 5 Haziran 2017 Sayın Erdoğan, FETÖ iftarlarına müdahale etmeli
    • 2 Haziran 2017 Sırtında yük ile namaz kılınır mı?
    • 1 Haziran 2017 Papazlı, hahamlı iftarlar görmek istemiyoruz
    • 30 Mayıs 2017 Ramazanın ilk günü katliamı kabul ettiler
    • 29 Mayıs 2017 Dindar aile gerçeğinden rahatsızlar
    • 24 Mayıs 2017 İlk görev devletindir
    • 22 Mayıs 2017 Milletimizin içine güve girmiş


     


    16740 µs