Piyasalar

20 Ekim 2017, Cuma tsi
°C

En Sıcak Konular

Mehmet Emin Koç
Yeni Mesaj Gazetesi

Mehmet Emin Koç
12 Mayıs 2017

Kulu iflas ettiren kul hakları



İslam'da, Yüce Allah'ın affetmediği en büyük günah olan şirkin yanısıra, sahibi affetmedikçe Allah'ın da affetmediği kul hakları, fert ve toplumu helak eden günahlar "el-Mûbikâtu's-Seb'a" olarak sayılır

(Buhari, Vesaya, 23; Müslim, İman, 145).

Prof. Dr. Haydar Baş hocamız, hem ekranlardaki sohbetlerinde, hem de son günlerdeki İcmal Gençliği ile Buluşmaları'nda, içinde bulunduğumuz rahmet ve mağfiret ayları vesilesiyle günahlarımıza tövbe etmeye ve kul hakkına riayet etmeye dikkat çekiyor. 

Şu gerçekleri hatırlatıyor Prof. Dr. Baş:  "Bir insan eşkıya da olabilir. Yanılır, en büyük günahı da işleyebilir; ama işlediği günahlardan nadim olması, pişmanlık duyması gerekir. Onları bir daha işlememek üzere tövbe-istiğfar etmesi gerekir. Şayet üzerinde kul hakkı varsa, o kul haklarını, sahiplerine ödeyip onlardan helallik alması ve Allah'tan affını talep etmesi icab eder. Aksi halde kul, hesap günü üzerindeki kul haklarını ödeyemez, Allah muhafaza etsin, müflis olur."

İslam'da kul hakları, genellikle insanların canları, malları, ırz ve namusları, manevi şahsiyetleri, harim-i isetleri gibi konulardaki kişilik haklarına ilişkinhaklarındanoluşmakta ve bunlara yönelikolarak yapılan kötülükler ve verilen zararlarkul haklarına tecavüz sayılmaktadır. Bu haklara tecavüz "mezalim" kavramı ile ifade edilmektedir. Müslümanın kişilik haklarına yönelik tecavüzün yanısıra; devlet-millet malını aşırmak (gulul), yetim malı yemek, alacaklının haklarını gözetmemek, zimmet, irtikap, fitne, idari baskı ve zulüm gibi ammeninmaddi ve manevi haklarına ve menfaatlerine zararverme sonucunu doğuran her türlü faaliyet de İslamkaynaklarda kul hakkına tecavüz sayılıp yasaklanmıştır

(İbn-Arabi, Futuhat, l, 148 vd; Şatıbî, el-Muvafakat, ll, 315 vd Bakara, 188;  A'râf 85; Şuara, 183; Şûra 42).

Devlet millet malını aşırmamak ve korumak hususunda Yüce Allah, bizzat peygamberini muhatap alarak şöyle ikaz buyuruyor: "Hiçbir peygambere, devlet-millet malına hıyanet yaraşmaz; kim devlet-millet malını aşırıp hıyanet ederse, kıyamet günü aşırdığını boynuna yüklenerek getirir" (Âl-i İmran, 161).

Bu ayeti tefsir bağlamında alimler, kişi, peygamber bile olsa, devlet-millet malını aşırma ve hortumlama hakkı yoktur, derler.

Hz. Peygamber, kendisiyle birçok savaşa katılmış ve cihat meydanında şehit düşmüş olan sahabelerinin cenaze namazlarını, devlet-millet malından iki dirhemlik bir boncuk, bir yular ve bir kilim parçası aşırdıkları için kılmamış, bunların şehit olmadıklarına hükmetmiştir

(Müslim, Îman, 182;İmare, 26; Tirmizî, Ahkâm 8; Ahmed, I/30,47 ).

Evrensel ilahî hüküm açıktır: "İnsanlara zulmeden ve yeryüzünde haksızlıkla taşkınlık edenlerin boynunda ağır bir sorumluluk ve çok acı bir azap vardır" (Şura, 42).

Hz. Peygamber, mü'minlerin, mahşerdeki divan ve hesap gününe, üzerlerinde kul hakkı olmaksızın gitmelerini emr ü ferman eylemektedir:

"Bir kimse kardeşinin haysiyetine yahut malına haksız olarak taarruz etmişse; iltimas olarak verilebilecek altın ve gümüşün bulunmadığı günden (kıyamet) önce helâlleşsin.

Aksi halde, yaptığı haksızlık nisbetinde onun iyi amellerinden alınıp hak sahibine verilir.

İyiliği yoksa, hak sahibinin günahından alınıp haksızlık eden adama verilir" (Buhari, Mezalim, 10).

"Ey Allah'ın kulları! Allah'tan korkun, birbirinizle barışık olun. Şüphesiz, Allah (kıyamet günü) Müslümanları buluşturuyor" (et-Terğibve't-Terhib, III, 309; Ali el-Müttakî, Kenzu'l-Ummal, H. No: 8863).

Dünya hayatında, tecavüz ettiği haklar hususunda sahipleriyle helalleşmeden ahirete göç eden mü'min, ibadet ve amellerini hak sahiplerine öyle dağıtmak durumunda kalır ki, artık iflas eder, rüsvay olmak bir yana tam bir müflis olup çıkar.

Nitekim bir gün, Hz. Peygamber (s.a.a), sahabilerine, "Müflis kimdir, bilir misiniz?" diye sorar. Oradakiler:

"Bize göre müflis, elinde parası-pulu, malı-mülkü kalmayan kimse demektir" dediler.

Bunun üzerine Yüce Peygamber (s.a.a) şöyle buyurur:

"Hayır, vallahi… Bir kul ki, kıyamet gününe, bir taraftan namazı ile, orucu ve zekâtı ile gelir. Öte yandan da, ona-buna hakaret etmiş, ona-buna iftira etmiş, berikinin malını yemiş, şunun-bunun kanına girmiş, onu-bunu dövmüş olarak gelir.

Bu haksızlıkları yüzünden, yaptığı ibadetler, iyilikler ve sevapları ona-buna dağıtılacaktır. Kul haklarına dair borcu ödenmeden sevapları biterse; bu defa kendisinin sırtına, hak sahiplerinin günahlarını yüklenecek ve cehenneme atılacaktır. İşte asıl müflis budur" (Müslim, Bir, 59).

Hz. Peygamber'in (s.a.a) şu uyarısıyla bitirelim:

"Zulüm üç çeşittir: Allah'ın asla affetmeyeceği zulüm; Allah'ın affedeceği zulüm ve Allah'ın göz ardı etmeyeceği zulüm.

- Allah'ın asla affetmeyeceği zulüm, Allah'a ortak koşmaktır. Çünkü şirk büyük bir zulümdür.

- Allah'ın affedeceği zulüm ise, kulların kendileri ile Rableri arasında (ki ilişkilerinde) kendilerine yaptıkları zulümdür.

- Allah'ın göz ardı etmeyeceği zulüm ise, kulların birbirlerine karşı yaptıkları zulümdür ki, haklarını birbirlerine ödetmedikçe, mahşerde hesap yerini terk edemeyeceklerdir" (Suyutî, el-Camiu's-Sağir, 2/94).








Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 10 Ekim 2017 Barzani bölgesine İsrail yerleşiyor
    • 28 Eylül 2017 Sihirli vana kaldı elimizde
    • 26 Eylül 2017 Türkiyenin başına bir BOP çuvalı daha
    • 25 Eylül 2017 II. Abdulhamidin M. Kemal Paşaya duası
    • 24 Eylül 2017 Latin alfabesine geçiş II. Abdulhamid'in arzusu
    • 22 Eylül 2017 Faize batmış Osmanlı
    • 19 Eylül 2017 Barzani'yi semirtenler
    • 18 Eylül 2017 Osmanlının kapitülasyon maceraları
    • 15 Eylül 2017 Elin eliyle balık avlanmaz
    • 28 Ağustos 2017 Fatihin İstanbula Yahudileri iskanı
    • 23 Ağustos 2017 Kardeş kanında yüzen Osmanlı saltanatı
    • 10 Ağustos 2017 Yüzyıllık mandalar eşkin verdi!
    • 9 Ağustos 2017 Fitne karın doyurmaz!
    • 8 Ağustos 2017 Yangında ilk kurtarılacaklar
    • 7 Ağustos 2017 Büyük sınavı geçmek için!
    • 21 Temmuz 2017 Ruhumuzu yitirdik, KKTCyi kaybettik
    • 20 Temmuz 2017 FETÖden çıkartılacak dersler var
    • 19 Temmuz 2017 Haçlı satranç taşları ve bir oyunbozan
    • 18 Temmuz 2017 FETÖ demirbaşları olmuşlar danışman
    • 12 Temmuz 2017 Turnusol esaslar


     

    En Çok Okunan Haberler

    16069 µs