Piyasalar

26 Haziran 2017, Pazartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Mehmet Emin Koç
Yeni Mesaj Gazetesi

Mehmet Emin Koç
12 Mayıs 2017

Kulu iflas ettiren kul hakları



İslam'da, Yüce Allah'ın affetmediği en büyük günah olan şirkin yanısıra, sahibi affetmedikçe Allah'ın da affetmediği kul hakları, fert ve toplumu helak eden günahlar "el-Mûbikâtu's-Seb'a" olarak sayılır

(Buhari, Vesaya, 23; Müslim, İman, 145).

Prof. Dr. Haydar Baş hocamız, hem ekranlardaki sohbetlerinde, hem de son günlerdeki İcmal Gençliği ile Buluşmaları'nda, içinde bulunduğumuz rahmet ve mağfiret ayları vesilesiyle günahlarımıza tövbe etmeye ve kul hakkına riayet etmeye dikkat çekiyor. 

Şu gerçekleri hatırlatıyor Prof. Dr. Baş:  "Bir insan eşkıya da olabilir. Yanılır, en büyük günahı da işleyebilir; ama işlediği günahlardan nadim olması, pişmanlık duyması gerekir. Onları bir daha işlememek üzere tövbe-istiğfar etmesi gerekir. Şayet üzerinde kul hakkı varsa, o kul haklarını, sahiplerine ödeyip onlardan helallik alması ve Allah'tan affını talep etmesi icab eder. Aksi halde kul, hesap günü üzerindeki kul haklarını ödeyemez, Allah muhafaza etsin, müflis olur."

İslam'da kul hakları, genellikle insanların canları, malları, ırz ve namusları, manevi şahsiyetleri, harim-i isetleri gibi konulardaki kişilik haklarına ilişkinhaklarındanoluşmakta ve bunlara yönelikolarak yapılan kötülükler ve verilen zararlarkul haklarına tecavüz sayılmaktadır. Bu haklara tecavüz "mezalim" kavramı ile ifade edilmektedir. Müslümanın kişilik haklarına yönelik tecavüzün yanısıra; devlet-millet malını aşırmak (gulul), yetim malı yemek, alacaklının haklarını gözetmemek, zimmet, irtikap, fitne, idari baskı ve zulüm gibi ammeninmaddi ve manevi haklarına ve menfaatlerine zararverme sonucunu doğuran her türlü faaliyet de İslamkaynaklarda kul hakkına tecavüz sayılıp yasaklanmıştır

(İbn-Arabi, Futuhat, l, 148 vd; Şatıbî, el-Muvafakat, ll, 315 vd Bakara, 188;  A'râf 85; Şuara, 183; Şûra 42).

Devlet millet malını aşırmamak ve korumak hususunda Yüce Allah, bizzat peygamberini muhatap alarak şöyle ikaz buyuruyor: "Hiçbir peygambere, devlet-millet malına hıyanet yaraşmaz; kim devlet-millet malını aşırıp hıyanet ederse, kıyamet günü aşırdığını boynuna yüklenerek getirir" (Âl-i İmran, 161).

Bu ayeti tefsir bağlamında alimler, kişi, peygamber bile olsa, devlet-millet malını aşırma ve hortumlama hakkı yoktur, derler.

Hz. Peygamber, kendisiyle birçok savaşa katılmış ve cihat meydanında şehit düşmüş olan sahabelerinin cenaze namazlarını, devlet-millet malından iki dirhemlik bir boncuk, bir yular ve bir kilim parçası aşırdıkları için kılmamış, bunların şehit olmadıklarına hükmetmiştir

(Müslim, Îman, 182;İmare, 26; Tirmizî, Ahkâm 8; Ahmed, I/30,47 ).

Evrensel ilahî hüküm açıktır: "İnsanlara zulmeden ve yeryüzünde haksızlıkla taşkınlık edenlerin boynunda ağır bir sorumluluk ve çok acı bir azap vardır" (Şura, 42).

Hz. Peygamber, mü'minlerin, mahşerdeki divan ve hesap gününe, üzerlerinde kul hakkı olmaksızın gitmelerini emr ü ferman eylemektedir:

"Bir kimse kardeşinin haysiyetine yahut malına haksız olarak taarruz etmişse; iltimas olarak verilebilecek altın ve gümüşün bulunmadığı günden (kıyamet) önce helâlleşsin.

Aksi halde, yaptığı haksızlık nisbetinde onun iyi amellerinden alınıp hak sahibine verilir.

İyiliği yoksa, hak sahibinin günahından alınıp haksızlık eden adama verilir" (Buhari, Mezalim, 10).

"Ey Allah'ın kulları! Allah'tan korkun, birbirinizle barışık olun. Şüphesiz, Allah (kıyamet günü) Müslümanları buluşturuyor" (et-Terğibve't-Terhib, III, 309; Ali el-Müttakî, Kenzu'l-Ummal, H. No: 8863).

Dünya hayatında, tecavüz ettiği haklar hususunda sahipleriyle helalleşmeden ahirete göç eden mü'min, ibadet ve amellerini hak sahiplerine öyle dağıtmak durumunda kalır ki, artık iflas eder, rüsvay olmak bir yana tam bir müflis olup çıkar.

Nitekim bir gün, Hz. Peygamber (s.a.a), sahabilerine, "Müflis kimdir, bilir misiniz?" diye sorar. Oradakiler:

"Bize göre müflis, elinde parası-pulu, malı-mülkü kalmayan kimse demektir" dediler.

Bunun üzerine Yüce Peygamber (s.a.a) şöyle buyurur:

"Hayır, vallahi… Bir kul ki, kıyamet gününe, bir taraftan namazı ile, orucu ve zekâtı ile gelir. Öte yandan da, ona-buna hakaret etmiş, ona-buna iftira etmiş, berikinin malını yemiş, şunun-bunun kanına girmiş, onu-bunu dövmüş olarak gelir.

Bu haksızlıkları yüzünden, yaptığı ibadetler, iyilikler ve sevapları ona-buna dağıtılacaktır. Kul haklarına dair borcu ödenmeden sevapları biterse; bu defa kendisinin sırtına, hak sahiplerinin günahlarını yüklenecek ve cehenneme atılacaktır. İşte asıl müflis budur" (Müslim, Bir, 59).

Hz. Peygamber'in (s.a.a) şu uyarısıyla bitirelim:

"Zulüm üç çeşittir: Allah'ın asla affetmeyeceği zulüm; Allah'ın affedeceği zulüm ve Allah'ın göz ardı etmeyeceği zulüm.

- Allah'ın asla affetmeyeceği zulüm, Allah'a ortak koşmaktır. Çünkü şirk büyük bir zulümdür.

- Allah'ın affedeceği zulüm ise, kulların kendileri ile Rableri arasında (ki ilişkilerinde) kendilerine yaptıkları zulümdür.

- Allah'ın göz ardı etmeyeceği zulüm ise, kulların birbirlerine karşı yaptıkları zulümdür ki, haklarını birbirlerine ödetmedikçe, mahşerde hesap yerini terk edemeyeceklerdir" (Suyutî, el-Camiu's-Sağir, 2/94).








Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 12 Mayıs 2017 Kulu iflas ettiren kul hakları
    • 11 Mayıs 2017 İngiliz lağım boruları
    • 9 Mayıs 2017 Karamanın oyunu
    • 5 Mayıs 2017 Yalan dünya
    • 4 Mayıs 2017 Ehl-i Beyt soylu erenler
    • 3 Mayıs 2017 Devlet içinde ecnebi derebeylikler
    • 2 Mayıs 2017 İşçiler yanlış adreste geziniyor
    • 28 Nisan 2017 Cemalinle ferahnak et Ki yandım Ya Resulallah
    • 27 Nisan 2017 Kuşatma altındaki Türkiyenin ufku
    • 26 Nisan 2017 Toplumu bozan takım
    • 20 Nisan 2017 Allaha savaş açmış bir İslam toplumu
    • 12 Nisan 2017 Siyaset ve feraset
    • 17 Mart 2017 Köyü sahipsiz bıraktın ey milletim!
    • 16 Mart 2017 Hz. Peygamber cehri zikrederdi
    • 15 Mart 2017 Dostluk helali paylaşmaktır
    • 12 Mart 2017 Hz. Hifa ve Süheyb
    • 10 Mart 2017 Modern tıbbın şaşkınlığı
    • 9 Mart 2017 Can evimizde can çekişiyoruz
    • 8 Mart 2017 Kırk yıllık Kani
    • 4 Mart 2017 Çayelinin Nasreddin Hocası


     


    16373 µs