Piyasalar

20 Ağustos 2017, Pazar tsi
°C

En Sıcak Konular

Furkan Talay
Yeni Mesaj Gazetesi

Furkan Talay
2 Haziran 2017

Emaneti ehline teslim etmemek



Bir Ramazan ayına daha kavuşma şerefine nail olduk.

Allah idrak ederek tekrarlarını yaşamayı nasip etsin.

Ramazan şüphesiz ayıkmaya, yanlışlardan tevbe ederek kurtuluşa vesiledir.

Bizim millet olarak en büyük yanlışlarımızdan biri de Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü anlayamamak oldu.

Çeşitli ajanların fitneleriyle birlikte o büyük, örnek lider ve annesini her kefeye koyduk, sadece müslüman kefesine koyamadık.

Bizler her ortamda Prof. Dr. Haydar Baş Bey’in öğretisi ve ayıktırmasıyla bu yanlış konusunda vatandaşlarımızı uyarsak da, bu fitneyi körüklemekle görevli olanlar mesleklerini icra etmeye devam ettiler, edecekler de.

Bu manada Atatürk konusu, FETÖ zihniyetinin yaydığı Dinler Arası Diyalog fitnesi, Suriye meselesi, Ehl-i Beyt gerçeği dahil dünyayı ve vatanımızı ilgilendiren bütün konularda her türlü karartmalara ve gizlemelere rağmen bizi ayıktıran Prof. Dr. Haydar Baş Bey’e ne kadar dua etsek azdır.

O’nun, bugüne kadar bütün tespitlerinde haklı çıkması, bugün menfaati için bazı gerçekleri görenlere rağmen Haydar Hoca’nın 30 yıl önceden beri sadece Allah’ın rızası için bu gerçekleri haykırması, cahil bir insan için bile tek kurtuluş kapısı olduğuna inanmak için yeterli.

Bir insan düşünün ki, FETÖ gerçeğini 30 yıl önceden bu millete anlatıp o zihniyetle mücadele eden tek kişi olsun.

Siz FETÖ konusunda O’nun hakkını teslim etmeden, Atatürk’ün soyu ve dindarlığı konusunda halkını ilk uyaran, Şii-Sünni fitnesini engelleyen tek kişi olduğu gerçeğini kabul etmeden dilediğiniz kadar müslümanlık iddiasında bulunun, emaneti ehline teslim etmeden kurtuluş kapısına ulaşmanız mümkün olmaz.

Bu konuda nasp edilmiş Ehl-i Beyt imamlarının beşincisi olan İmam Muhammed Bâkır bize örnektir.

Özellikle Halife Ömer b. Abdülaziz kendi zamanında diğer halifelerin aksine, imam Muhammed Bâkır’a hürmet etmiştir.

Malum, Resûlullah’ın Hz. Fâtıma’ya hediye ettiği Fedek hurmalığı Ehl-i Beyt soyundan alınmıştı. Ömer bin Abdülaziz, bu araziyi Muhammed Bâkır’a geri vermiştir.

Ancak halife Ömer bin Abdülaziz öldüğünde, insanların arkasından ağlamasına rağmen, nasp edilmiş imameti ehline vermediği için İmam Bâkır onun hakkında, “Yer ehli ona ağlıyor ama gök ehli ona lanet ediyor” buyurdu.

Şimdi 30 yıl önceden FETÖ konusunda siyasileri, din adamlarını, milleti kapı kapı dolaşıp uyaran Haydar Baş Bey’i görmezden gelip, gizleyerek Allah’ın rızasını kazanabileceğinizi mi zannediyorsunuz?

Mustafa Kemal Atatürk ve mübarek annesi Zübeyde Hanım’a bu memlekette türlü iftiralar atılırken, Cumhuriyetimizin kurucusuna ve annesine tek sahip çıkan, belgelerle birlikte mübarek soyunu ve dindarlığını ortaya koyan tek liderin Prof. Dr. Haydar Baş olduğunu kim inkar edebilir?

Toplumsal konular bir yana dursun, ülkemizin maddi ve manevi bütün problemlerini tespit ederek çözüme kavuşturan, Milli Ekonomi Modeli ve Sosyal Devlet Milli Devlet tezleri ile bu çözümleri kanunlaştıran tek lider de O’dur.

Ezcümle, Haydar Baş Bey’in bütün konularda haklı çıktığını, sadece ülkemiz için değil küresel meselelerde ki tespitleriyle tek kurtuluş kapısının o olduğunu kabul etmeyip O’nu gizlemeye, hakkında fitneler çıkarmaya devam ederseniz eğer, emaneti ehline teslim etmemiş olursunuz.

Haydar Baş Bey’in tespitlerine mü’min gözüyle bakabilirseniz eğer hem dünyanızı, hem ahiretinizi kurtaracak gerçekleri bizlere anlatmak için çabaladığını görmüş olursunuz.

Böyle bir lider Allah adamı değil de nedir?

Emaneti ehline vermek sadece Haydar Hoca haklı demekle de olmaz.

Bu manada İmam Muhammed Bâkır ve Ömer b. Abdülaziz örneğinden farkınız olmaz.








Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 18 Ağustos 2017 Atatürk Kuran-ı Kerim aşığıydı
    • 15 Ağustos 2017 Cumhuriyetin genç kahramanları
    • 18 Temmuz 2017 Keşke Ona kulak verseydiniz
    • 4 Temmuz 2017 Atatürk-Muaviye-Halifelik
    • 29 Haziran 2017 Asıl problem başka
    • 2 Haziran 2017 Emaneti ehline teslim etmemek
    • 13 Mayıs 2017 Atatürkün bilinmeyen manevi hayatı
    • 11 Mayıs 2017 Atatürk düşmanlarının şeceresi
    • 2 Mayıs 2017 1 Mayıs bayram mı direniş mi?
    • 13 Nisan 2017 Referandumun sonucu
    • 23 Mart 2017 İzmir Marşı
    • 21 Mart 2017 Ölüm
    • 19 Mart 2017 Mustafa Kemalsiz Çanakkale anılamaz
    • 14 Mart 2017 Amaç eğitim mi yoksa öğrencileri yarıştırmak mı?
    • 7 Mart 2017 Türk gençliği bataklıkta
    • 1 Mart 2017 Rockefeller ailesi
    • 25 Şubat 2017 Atatürkün hazırlattığı Cuma namazı hutbeleri
    • 14 Şubat 2017 Furkan Talay
    • 13 Şubat 2017 Tilki derisinden vazgeçer alışkanlıklarından asla
    • 9 Şubat 2017 Türk demek Türkçe demektir


     


    16201 µs