Piyasalar

26 Haziran 2017, Pazartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Ali Nezir
Yeni Mesaj Gazetesi

Ali Nezir
5 Haziran 2017

Hilalin görülmesi, hicri takvim ve Atatürk



İslam dünyasında günümüzde en çok tartışılan konu hiç şüphesiz ki, ayrı günlerde kutlanan dini bayramlarımız ve Ramazan-ı Şerif’e başlamadaki ihtilaflarımız. 
Günleri, ayları, yılları belirlemede insanoğlu tarihi süreçte pek çok takvim icat edip kullanmıştır. Bazen dünyanın, güneşin etrafında dönmesine göre, bazen de ayın evrelerine göre kendisine bir takvim belirlemiştir.
Günümüzde ülkemizde kullanmış olduğumuz takvim dünyanın güneş etrafındaki dönmesini esas alan Gregoryan takvimi olarak isimlendirilen Miladi takvimdir. Bu takvim 1 Ocak 1918 yılında Osmanlı İmparatorluğu’nca resmi olarak kullanılmaya başlamıştır. Bir yılın 12 aydan oluştuğu, ayların bazen 30 bazen 31 gün olduğu, 365 gün 6 saat süren, zamandır. 
İslam dininin kullandığı Hicri Takvim diye isimlendirilen ay takvimidir. Ay’ın evrelerini esas alan takvimdir. 29 veya 30 günden oluşur, 12 aydan meydana gelir. Bir yıldaki gün sayısı miladi takvimden 11 gün daha az olan hicri takvimin gün sayısı 354 gündür. Hicri takvim Osmanlı imparatorluğu devrinde 1870 yılında, karışıklığa yol açtığından dolayı resmi dairelerde kullanımdan kaldırılmıştır.
Rumi Takvim, Tanzimat’la 1840 yılında kullanılmaya başlanan takvimdir. Başlangıç olarak Peygamber Efendimizin (s.a.a.) Mekke’den Medine’ye hicretini esas alır. Julyen diye bilinen miladi güneş takvimdir. Osmanlı İmparatorluğu döneminde Gregoryan Takviminin 1 Ocak 1918 yılında kabulünden sonra Rumi Takvim kullanımdan kalkmıştır.
Anlaşılacağı üzere Rahmetli Atatürk’le Hicri takvimin resmi kullanımdan kalkmasının uzaktan yakından alakası yoktur. Böyle bir şeyi iddia etmek değil, dillendirmek cehaletin en büyük göstergesidir.
Ramazan ayı hilalinin izlenmesi için Şaban ayının 29. günü, güneş battıktan sonra, akşam ezanından 3-5 dakika önce, güneşin battığı yönde şanlı bayrağımızdaki hilalden daha ince bir hilalin beyaz olarak, yaz aylarında 10 dakika kış aylarında daha az bir süreyle gözükmesidir.
Aynı şekilde Şevval ayının hilali yani Ramazan bayramının olabilmesi için Ramazan-ı Şerifin 29. günü güneş battıktan sonra, akşam namazından 3-5 dakika önce, güneşin battığı yönde hilalin gözükmesidir. Havanın bulutlu olduğu zamanlarda Ramazan ayı 30 güne tamamlanır.
Farklı bölgelerde hilal faklı günlerde gözükebilir. Şafii fıkhına göre böyle ihtilaflarda, bir bölgede görülmesi ile bütün Müslümanların üzerine Ramazan orucu farzdır. Hanefi fıkhına göre ise her bölge, kendisinin hilali görmesi ile değişik günlerde Ramazan orucuna başlayabilir.
Günümüzde gelişen haberleşme araçları ile Pasifik Okyanusu’ndan Çin Denizi’ne, Güney Afrika’dan kuzey ülkelerine; Müslümanların bulunduğu her yerde Müslümanlar gökyüzünü gözlemleyip birbirleriyle eldeki görüntüleri paylaştığında herhangi bir ihtilafın kalmayacağını düşünüyoruz. Müslümanların yaşadığı ülkelerin liderleri Batılı ülkelerin liderleriyle görüştüğü kadar birbirleriyle görüşse, bu fitne ortamından çok rahat çıkılabilir. Savaş, kan, gözyaşı ile geçen bayramları aynı gün idrak etmiş olurlar.







Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 24 Haziran 2017 Nasb
    • 5 Haziran 2017 Hilalin görülmesi, hicri takvim ve Atatürk
    • 29 Mayıs 2017 Güzel!
    • 24 Mayıs 2017 Şeriat ve şeriatçılık
    • 22 Mayıs 2017 Yap-İşlet-Devret veya devretme
    • 15 Mayıs 2017 Münafık kim?
    • 10 Mayıs 2017 Kurtuluş senedi Berat
    • 8 Mayıs 2017 Parçalanan devletler
    • 27 Mart 2017 Kuran-ı Kerimi anlamada Nash ve Mensuhun bilinmesi
    • 26 Mart 2017 Alış veriş
    • 2 Ocak 2017 İslam tarihinde mezheplerin ihtilafı
    • 12 Aralık 2016 İmam Hasan El- Askerinin Şehadeti
    • 7 Kasım 2016 Kerbelanın işgali
    • 31 Ekim 2016 Kerbela öncesi ve sonrası K
    • 24 Ekim 2016 Kerbela öncesi ve sonrası, Küfeliler ve Müslümanlar (II)
    • 17 Ekim 2016 Kerbel
    • 3 Ekim 2016 Halife nasıl seçilir?
    • 26 Eylül 2016 Tevil mi tefsir mi?
    • 19 Eylül 2016 Birlik, beraberlik kardeşlik
    • 25 Temmuz 2016 İslamda ilk kalkışma yapan kimdir?


     


    15599 µs