Piyasalar

21 Ekim 2017, Cumartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Mustafa Hilmi Yıldırım
Yeni Mesaj Gazetesi

Mustafa Hilmi Yıldırım
16 Haziran 2017

Düşmana aldanan yöneticiler



Sıradan bir insanın bile düşmana aldanması normal karşılanmaz. Ne olursa olsun, her zaman aldanmak, kötü sayılmış ve eksiklik olarak görülmüştür. Yöneticilerin aldanmaları ise, sorumlulukla birlikte suç teşkil eden bir durumdur. Çünkü yöneticilerin aldanmalarının zararı kendilerinden çok, yönettikleri topluma dokunmaktadır.

Aldanmadan daha vahimi, düşmanla işbirliği yapmaktır. Ne acıdır ki, İslâm ülkelerinde bazı yöneticiler, düşmanla işbirliği yapmakta, işi bitip bir kenara itilince de, “aldandım” diyerek saf ve mazlum rolü oynamaktadırlar. Böylece işbirliğini aldanma kılıfına sokarak yutturmaya çalışırlar. Bunun en son örneğini Afganistan eski Cumhurbaşkanı Hamid Karzai ortaya koymuştur.

Kabil’de bir düşünce kuruluşunun düzenlediği “Bölgedeki Şiddet Karşıtı Gelenek: Mahatma Gandi” başlıklı seminerde konuşan Karzai, “ABD’nin kendi askeri üslerinin güvenliğini sağladıktan sonra Taliban ile savaşmayı bırakarak kendilerini aldattığını” belirtmiş ve şöyle demiştir: “DEAŞ bir ABD projesidir. DEAŞ üyeleri ABD tarafından desteklenmektedir.”

Görülen o ki Karzai, ABD ile işbirliği yapmanın geç de olsa, ne anlama geldiğini anlamıştır. Gönül isterdi ki, bunu görevde iken anlasın ve gereğini yapsın. İş işten geçtikten sonra doğruyu görmek ve söylemek, işbirlikçilerin uyanmasına vesile olursa bir önem taşır. ABD’yi tanıyanlar için Karzai’nin sözleri malumu ilâm kabilindendir. Umarız, ABD ile iş tutanlar, bu sözlerden ders alırlar.

Esasen ABD’nin yönetimi aldatma üzerine bina edilmiştir. O bakımdan ABD’nin aldatmalarını yöneticilerin şahsi tutumlarına bağlamak, ikinci bir aldanıştır. Ne yazık ki Türkiye, bu hal içerisindedir.

Cumhurbaşkanımız Erdoğan, ABD Başkanı seçilen Trump ile ilk telefon görüşmesini yapmış, ardından şöyle demiştir: “Obama, maalesef PYD ve YPG konusunda bizleri aldatmıştır, ama şu andaki yönetimin aynı durumda olacağına ihtimal vermiyorum.” Sonuç ne oldu? Trump, Obama’dan daha ileri giderek, hükümet kararıyla açıkça Türkiye’yi hedef alan terör örgütlerine, ordularda olması gereken ağır silâhları vermiş, halen de vermeyi sürdürmektedir.

İşte böyle, İslâm ülkelerinin en büyük sorunlarından biri, yöneticilerinin bu şekilde aldanmalarıdır. Daha da acısı, kimi yöneticilerin emperyalist ülkelerle işbirliği yapmaları ve sömürü düzeninde figüran olmaları, sonra da millete dönüp, “Eyvah, bizi aldattılar, onlar şöyle kötü, böyle sahtekâr” diyerek, suçlarını örtbas etmeye çalışmalarıdır.

Hz. Ali (ra) Efendimiz, aldatılma ile ilgili şu ibretli sözleri söyler: “Düşman size türlü desiseler, tuzaklar kuruyor, sizi aldatıyor. Siz ise öyle bakakalıyorsunuz. O sizden bol bol çalıp çırpıyor, siz ise bir türlü harekete geçip sinirlenmiyorsunuz bile. Onlar bir an bile sizden habersiz kalmazken, siz bir ömür boyu gaflet içinde yaşıyorsunuz. Allah’a yemin olsun ki, birbirinin yardımına koşmayan, işleri birbirine havale enden bir topluluk yenilgiye mahkûm olur.” (Nehcü’l Belâğa)

Bu tespitten hareketle diyoruz ki, İslâm ülkelerinin yenilgi, sömürü ve zilletten kurtulamamalarının nedeni, yöneticilerinin düşmana aldanmalarıdır. Yöneticileri aldatılan toplumların bireyleri de aldatılır diye bir kural yoktur. Bireyler içerisinden uyanık olanlar seslerini çıkarmalı, hem yöneticileri, hem de toplumu gaflet uykusundan uyandırma görevine yerine getirmelidirler.








Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 25 Eylül 2017 Bilginin gücü
    • 29 Ağustos 2017 Sömürü ve soygun aracı
    • 22 Ağustos 2017 Demokrasiden diktatörlüğe dönüşüm
    • 14 Ağustos 2017 Bolluk içinde kıtlık
    • 20 Temmuz 2017 İhtilaf ve çatışma
    • 13 Temmuz 2017 Terörle fikri mücadele
    • 29 Haziran 2017 Medeniyet krizi
    • 20 Haziran 2017 Büyümeyle büyülenmek
    • 16 Haziran 2017 Düşmana aldanan yöneticiler
    • 5 Haziran 2017 Ortadoğuda aşiretlerin yeri ve önemi
    • 1 Haziran 2017 Küresel terörizmin kurucusu ve koruyucusu
    • 22 Mayıs 2017 Fikri sömürü
    • 13 Mayıs 2017 Vekalet savaşları ve kaos
    • 8 Mayıs 2017 Barışı isteyenler ve istemeyenler
    • 2 Mayıs 2017 Siyasi sistemlerin önemi
    • 21 Nisan 2017 Yeni paylaşım savaşları
    • 10 Nisan 2017 Adaletsiz dünya düzeninin çöküşü
    • 4 Nisan 2017 Ortadoğu ve din savaşları
    • 29 Mart 2017 Görüntüyle aldatmak
    • 18 Mart 2017 İlkesiz dış politika


     

    En Çok Okunan Haberler

    15285 µs