Piyasalar

20 Ekim 2017, Cuma tsi
°C

En Sıcak Konular

Murat Çabas
Yeni Mesaj Gazetesi

Murat Çabas
17 Haziran 2017

ABD, Suriyede güneye doğru yayılıyor



ABD, PYD/YPG kılıfıyla ve IŞİD bahanesiyle Suriye’ye iyice yerleşiyor. 
Suriye’nin kuzeyine şu ana kadar 9 askeri üs kurmuştu, şimdi 10’uncusunu Suriye’nin güney bölgesinde kuruyor.
ABD'den destek alan Maghavir el Thawra adlı militan grubun sözcüsü Ebu el Taher Reuters'e yaptığı açıklamada, Amerikan askerlerinin ilk konuşlandıkları Tanf'tan 60-70 km kuzeydoğuya ilerleyerek yeni bir üs kurduklarını söyledi.
Bu bölge Suriye ile Irak arasında geçiş güzergahı olan stratejik bir bölge... Beşar Esad yönetimine destek veren güçler de aynı bölgede IŞİD'in elinden toprak almak için ilerliyor.
Bu yer kapma mücadelesinde, hatırlarsanız son haftalarda ABD’nin koordinasyonundaki Koalisyon güçleri birkaç kez, bu güçlere hava saldırısı gerçekleştirmişti.
Kurulan bu üs sadece ABD askerlerini barındıran bir üs değil… Amerikan ordusunun son günlerde Ürdün'den Tanf'a uzun menzilli roket atar sistemleri getirerek kurduğu belirtildi. Bu gelişme, Suriye'nin güneyinde ABD'nin ilk kez askeri varlığını bu ölçüde büyütmesi anlamına geliyor. Üsse yerleştirilen HIMARS (yüksek mobilite topçu roket sistemi) adı verilen sistemle 300 km uzaklığa füze fırlatılabiliyor ve Suriye'de ilk kez devreye sokuluyor.
ABD’li yetkililer bu üssün her ne kadar geçici olduğunu ifade etseler de, şu bir gerçek ki ABD askerleri girdikleri yerden kolay kolay bir daha çıkmıyorlar.
Özellikle de yerleştikleri yer Ortadoğu coğrafyası ise…
Ebu el Taher ise, Amerikan özel kuvvetleri askerlerinin artık Tanf'ın 100 kilometre uzağına kadar olan alanı denetlediklerini söyledi. Taher, hem Tanf üssüne hem de yeni kurulan Zakf üssüne yeni özel kuvvetler askerlerinin geldiğini ve Amerikalıların isyancılara yeni silahlar verdiklerini söyledi. Taher, "Yeni üs için aylar öncesinden incelemeler yaptılar ama artık üs resmen devrede. İnşaatı tamamlandı ve genişletildi" dedi.
ABD’nin bu yeni üssü ve buraya konuşlandırılan roket sistemlerini değerlendiren Rus gazeteci Vladimir Lepöhin, “ABD Ortadoğu’da ikinci Kosova kuruyor” başlıklı bir makale kaleme aldı. Rus gazeteci yazısında, ABD’nin Suriye mevzilerine yaptığı hava saldırılarının ana nedeninin Suriye topraklarının bir kısmını ABD askeri üssü haline dönüştürmek için bir temizlik harekatı olarak değerlendirdi. Lepöhin, ABD’nin Suriye’deki varlığının temel amacının IŞİD’le mücadele olmadığını, Suriye’ye demokrasi getirme gibi derdinin olmadığını ifade etti.
Gazeteci Suriye’ye Kosova benzetmesini de şu şekilde yapıyor:
"ABD, eski Sırbistan topraklarında yeni ve Pentagon tarafından yönetilen devleti kurmak için önce bölgedeki askeri varlığını meşrulaştırma gereği duymuştu. Bunun için öncelikle Arnavutların Sırplara saldırıları teşvik edilmiş ardından Kosova’ya NATO KFOR birlikleri sokulmuştu. Pozisyonları sağlama almak için de ilhaka karşı çıkan Belgrad bombalamış, ardından da Arnavutların işgal ettiği bölgeden Sırplar atılmış, işgal edilen bölgeye yeni bağımsız devlet statüsü verilmiş ve NATO üsleri ile CIA şubeleri açılmıştı."
Hatırlarsanız, Rus uçağı düşürüldüğü sıralarda Prof. Dr. Haydar Baş Bey, ABD ile Rusya’nın Suriye özelinde anlaştığını, kuzey bölgesinin ABD destekli PYD/YPG’ye bırakıldığını, güney kısmının ise Rusya destekli Esad yönetimine bırkıldığını ifade etmişti.
2016 sonlarında Rus diplomatlar art arda suikastlere maruz kaldılar ve ABD’nin başkanlık koltuğuna Trump oturdu. Şubat başlarında Prof. Dr. Baş, yaptığı açıklamada, Rusya’nın ABD ile mücadeleden vazgeçtiğini ve daha genel anlamda anlaştığını belirtmişti.
ABD’nin bu son üs hamlesiyle, buraya roket sistemleri yerleştirmesiyle ve buradaki hakimiyetini artırmak için Esad güçlerine hava saldırısı düzenlemesiyle, Suriye özelinde Rusya ile yaptığı anlaşmayı bozduğunu görmekteyiz. ABD bu adımla, “Benim gözüm sadece Suriye’nin kuzeyinde değil, Esad’ın bölgesi de hedefimde” demek istiyor.
ABD, Suriye’de ve Irak’ta, önce terör örgütleri vasıtasıyla Suriye ve Irak devletinden toprak kopardı, ardından da desteklediği Barzani ve PYD’yi buraya yerleştirdi. Dolayısıyla kendisi yerleşmiş oldu. ABD şu anda Rakka’da açtığı koridorlarla terör örgütü mensuplarını Esad’ın bölgesine doğru yönlediriyor. Hatırlarsanız, Rusya bunu fark ettiği için Rakka’dan ayrılan teröristlere füze saldırısı gerçekleştirmişti. Yarın bir gün buradaki güç dengesi nasıl gelişir bilinmez ama ABD’nin planı net ve açık. Prof. Dr. Haydar Baş’ın 2000’li yılların başında ifade ettiği gibi ABD Ortadoğu’yu kendisine vatan olarak seçti ve değişik bahaneler ve kılıflarla adım adım bunu gerçekleştirmek istiyor.
Bu vatan projesi içinde Türkiye’mizin de olduğunu bilerek, Suriye’de devreye sokulan bütün kirli oyunların aynen Türkiye’de de hayat geçirilmek istendiğini çok iyi bilelim.
Bu sebeple her zamankinden daha fazla Prof. Dr. Baş’ın birlik ve beraberlik duruşuna ve milli çözümlerine ihtiyacımız var. Sayın Baş’ı dinlersek abad oluruz, dinlemezsek kaderimiz Filistinlinin, Suriyelinin, Afganlının, Libyalının, Iraklının kaderi olur. 







Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 10 Ekim 2017 Vize restleşmesi
    • 26 Eylül 2017 Küresel tiyatro ve milli gerçek
    • 24 Eylül 2017 Düşmanı bile Atatürk için 'olağanüstü kişilik' diyordu
    • 23 Eylül 2017 Referandumun şifresi
    • 22 Eylül 2017 Referandumu Türkiye durdurabilir
    • 21 Eylül 2017 Aynı senaryo: Dün Filistinliler, bugün Kürtler
    • 20 Eylül 2017 Şikayet ettiğimiz kadar çözüm arayışında değiliz
    • 14 Eylül 2017 Barzanide hayal kırıklığı İsrailde kafa karışıklığı
    • 13 Eylül 2017 11 Eylül yalanı ve BOP işgali
    • 10 Eylül 2017 Atatürk, tam bağımsızlık ve milli ekonomi
    • 8 Eylül 2017 Sütten ağzı yanan Güney Kore yoğurdu üfleyerek yiyor
    • 7 Eylül 2017 Ekonomi ve adalet yerlerde sürünüyor
    • 6 Eylül 2017 Prof. Dr. Hosrov Kerimov (Allah rahmet eylesin)
    • 5 Eylül 2017 Atatürk ve muhterem annesi
    • 29 Ağustos 2017 Büyük Taarruz olmasa Malazgirti kutlayamazdık
    • 26 Ağustos 2017 Trump gidici mi?
    • 23 Ağustos 2017 Geleceğimizi inadımız karartıyor
    • 22 Ağustos 2017 Referandum Musul ve Telafer için ertelendi
    • 18 Ağustos 2017 Atatürk Kuranı huşu ile dinlerdi
    • 17 Ağustos 2017 Atatürk: 'Türk milleti daha dindar olmalıdır'


     

    En Çok Okunan Haberler

    16740 µs