Piyasalar

26 Haziran 2017, Pazartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Akın Aydın
Yeni Mesaj Gazetesi

Akın Aydın
19 Haziran 2017

Deccalin evlatları ekranlarda



Deccal ve deccal fitnesi hakkında birçok hadisi şerifler vardır. Sadece birini aktarayım; “Allah, Hz. Adem'i yaratmış olduğu günden bu yana Deccal'in fitnesinden daha büyük bir fitne olmamıştır."
Deccal eşittir fitne. Deccal eşittir fitnelerin en büyüğü, en büyükleri. Fitne birçok anlama gelen bir kavram ama konuyla ilgili anlamı manevi çöküntü; dinî, içtimaî ve siyasî kargaşa gibi birçok anlamlara geliyor. Tabi bu fiili işleyenlere de fitneci, deniliyor.
Deccal’in işi fitne çıkarmak, hakkı batıl, batılı hak göstermek, Müslümanlarda manevi çöküntü yaratmak, Müslümanlar arasında kargaşaya sebep olmak, gerçeği saklamak, yalana meşruiyet kazandırmaktır Deccal’in işi.
Deccal eşittir fitneci demek doğru olur mu bilmem ama fitneciler, Deccal’in sözcüleridir, diyebilirim. Hatta bazıları Deccal’in evlatlarıdır.
Bugün ekranlar Deccal’in ortakları, sözcüleri ve evlatlarıyla dolu. Milletin imanına kastediyorlar, hakkı gizliyor, batıla iman ettirmeye çalışıyorlar. 
Bu konulardan birisi de Ehl-i Beyt ve İmam Ali’nin halife tayin edilme olayıdır. Yani Maide 67. Ayetin emri ile gerçekleşen Gadr-i Hum Hutbesi ve Allah Resulünün, Ali’ye kendinden sonra halife ilan ve tayin ettiği hutbedir.
Bu hutbenin bütün yönleri ve detaylarını Prof. Dr. Haydar Baş’ın, İmam Ali eserinde bulabilirsiniz ki, Sayın Baş bu konuya Sünni 222 büyük İslam aliminin eserlerinden sayfa sayfa kaynak göstererek açıklamıştır. 
Tabi Sayın Baş, Allah’ın emrini, Resulünün fiiliyatını yeniden gündeme getirdiği için haliyle deccal ve çocukları da karşı atağa geçti. İlk olarak Gadr-i Hum’u inkar ettiler, Prof. Dr. Haydar Baş’a bin bir ithamlarda bulunmaya kalktılar.
Ama Sayın Baş duruşundan zerre taviz vermedi. Neden? Çünkü İmam Ali’nin, “korkma, haklıysan Hak seni korur” sözünü ruhunda yaşayan birisidir O. 
Deccal çocukları, Sayın Baş’ın ortaya koyduğu Gadr-i Hum hakikatini kabul etmek zorunda kaldılar. Ama bu seferde Allah ve Resulünün ortaya koyduğu hakikate farklı anlamlar yüklemeye kalktılar. 
Neymiş efendim! ‘Hz. Peygamber, Yemen’e gönderdiği Hz Ali hakkında birçok dedikodu çıkmış da, o dedikoduları bitirmek, Hz. Ali’nin moralini düzeltmek için böyle bir hutbe vermiş.’  
Tabi Sayın Baş yine Sünni dünyanın en önde gelen eserlerinden İmam Ali’nin, Yemen’e hangi tarihte gönderildiğini,  gönderiliş sebebini, orada yaşanan gelişmeleri, Peygamberimizin duruşunu ve Veda Haccını, bu hac dönüşü inen Maide 67 ve 3 ayet ile bu iddiaların tarihi ve itikadı anlamda geçersiz olduğunu bir kez daha orta koyunca haliyle yine kaybettiler. 
Bu kez Prof. Dr. Haydar Baş ile Hz. Ebu Bekir’i, Hz. Ömer’i, Hz. Osman’ı, millet nazarında karşıya getirmeye kalktılar. Ama Sayın Baş, yine Sünni eserlerden tarihi ve itikadı gerçekleri tek tek aktardı. Ama Deccal, deccallığından vazgeçmedi, vazgeçmez de herhalde.
Niye vazgeçmezler biliyor musunuz? Cahilliklerinden değil. Tam aksine bu kişiler, İslam tarihini, hadisleri, ayetleri çok iyi bilirler. İyi Kuran’da okurlar. Ama Peygamber Efendimizin dediği gibi ‘okudukları Kuran boğazlarından aşağıya geçmez.’  
Mesela bu kişiler, şu hadisi şerifi; "Dikkat edin! Sizden birinizi; emrettiğim veya yasakladığım konulardan birisi kendisine ulaştığında -koltuğuna yaslanmış bir hâlde- ‘bilmiyorum Allah’ın kitabında ne bulursak ona uyarız (hadisleri tanımayız derken)’ bulmayayım." (Tirmizi, İlim,10) her ortamda anlatırlar ve hadislerin öneminden bahsederler. 
Amma! Peygamberimizin (s.a.a) son demlerinde, ‘bana kalem kağıt getirin. Size birkaç şey yazdırayım da benden sonra sapıklığa düşemeyin’ sözüne ‘Peygamber sayıklıyor, ne dediğini bilmiyor. Bize, Kuran yeter.” Sözünü kimin söyleyerek Peygamberin son vasiyetine engel olduğunu açıklamazlar.  
Yine bunlar Usame’nin ordusundan, Peygamberimizin bu orduya katılanlara verdiği müjdelerden bahsederler. Ama bu ordu bir türlü harekete geçmeyince hasta yatağında kalkarak ordunun bulunduğu noktaya gelip, üç kez ‘Usame’nin ordusundan geriye kalana Allah lanet etsin’ hadisini ve kimlerin bu orduya katılmadığını anlatmazlar. 
Yani bunlar hakkı saklayan, batılı hak gösteren, itikadı bozgunculuk yapan Deccal uşaklarıdır. Ekranlarınızdan, gözünüzden gönlünüzden bunları uzak tutun. Yoksa sizi de, Deccal’e uşak yaparlar.  







Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 24 Haziran 2017 İman şehrinin beş kapısı vardır
    • 22 Haziran 2017 Bir zamanlar çocuklar zehirleniyordu
    • 21 Haziran 2017 Yürümek yolları değil ama itibarı aşındırır
    • 20 Haziran 2017 Makbul olan tövbenin işaretleri
    • 19 Haziran 2017 Deccalin evlatları ekranlarda
    • 17 Haziran 2017 Atatürkün din eğitimine verdiği önem
    • 16 Haziran 2017 Namaz ortak kabul etmez
    • 14 Haziran 2017 Dün Atatürk farklı sesti, bugün Haydar Baş
    • 14 Haziran 2017 Dün Atatürk farklı sesti, bugün Haydar Baş
    • 12 Haziran 2017 Ruhunu almadan FETÖ bitmez
    • 10 Haziran 2017 ABD, menfaati için anasını bile satar
    • 8 Haziran 2017 Katar ve katarakt
    • 6 Haziran 2017 Çocukları uzun namlulu silahlarla tarıyorlar
    • 5 Haziran 2017 Sayın Erdoğan, FETÖ iftarlarına müdahale etmeli
    • 2 Haziran 2017 Sırtında yük ile namaz kılınır mı?
    • 1 Haziran 2017 Papazlı, hahamlı iftarlar görmek istemiyoruz
    • 30 Mayıs 2017 Ramazanın ilk günü katliamı kabul ettiler
    • 29 Mayıs 2017 Dindar aile gerçeğinden rahatsızlar
    • 24 Mayıs 2017 İlk görev devletindir
    • 22 Mayıs 2017 Milletimizin içine güve girmiş


     


    16331 µs