Piyasalar

14 Aralık 2017, Perşembe tsi
°C

En Sıcak Konular

Ali Nezir
Yeni Mesaj Gazetesi

Ali Nezir
7 Ağustos 2017

Osmanlıların Yahudi siyaseti!



Cihana İslamiyet’i egemen kılmak isteyen bir devlet; tek amacı ilahi kelimetullah uğrunda cihat eden, tek bayrak, tek devlet ve tek halife hedefinde kararlı bir imparatorluk, niçin Yahudilere müsamahakâr davransın? Niçin Havra inşa etsin? 
Osmanlı kendi eliyle direk havra açtı mı? 
Cevabına şaşıracaksınız, evet açtı. 
Osmanlı Müslüman askerleriyle fethettiği şehirlere Yahudi göçü aldı. 
Orhan Bey Bursa’yı fethettiğinde ilk izin verdiği Ets Ahayim(hayat ağacı) havrasıdır. Ayrıca bir Yahudi Mahallesi kurmuştur.  
Yahudilerin Bizans devrinde İstanbul’da iskânlarına izin verilmiyordu. Sultan II. Mehmet şehri fethettiğinde Yahudilere, İstanbul’daki Edirnekapı semtinde Tekfur Sarayı’nın hemen karşısında havra izni vermiştir. Sur içinde kalan Balat mahallesini Yahudilere ait bir iskân ve ticaret mahalli olarak seçmiştir. 
Memlüklülerin bereketli topraklarının işgalini tamamlayan Osmanlı sultanı Yavuz Selim, Anadolu’da ve Mısır’da Müslümanlara karşı yapmış olduğu sert çarpışmaların tersine, Kudüs’te Yahudilere karşı şefkat kucağını açmıştır. 
Osmanlılar Kudüs’ü ele geçirmeden önce, Baybars’ın uyguladığı vergilendirme ile şehirde gayrimüslimlerin iskânı gayet zor ve imkansızdı.  
Yavuz Selim, Yahudilerin Kudüs’te iskân ve ticaretlerine kolaylık sağlamış, hatta Avrupa’da baskı altında kalanların Filistin’e Kenan iline göçlerinde aktif rol oynamıştır. 
Kudüs’e, ilk düzenli Yahudi göçleri, Yavuz’un Kudüs’ü ele geçirmesiyle başlamıştır. Yahudilere karşı Osmanlı’nın kuruluşundaki açılım, Kudüs’te doruğa çıkmıştır. 
Yahudilere meşhur Ağlama Duvarı’ndaki ayin yapma yasağını M.Ö.63 yılında Romalı komutan Pompey II. Tapınağı yıktığında koymuştu. Bu yasağa son veren, kanun koymasıyla meşhur Osmanlı padişahı Kanun-i Süleyman’dır. 
Evet, “Filistin’i zinhar satmadık!” diye söyleyip, hem Kudüs’ü, Yahudilerin iskânına ve ticaretine sonuna kadar açmaları, göçlere izin vermeleri, hem de Ağlama Duvarı gibi simgeleşmiş bir ayin mekânını, 1600 yıl sonra ayine açmaları herhalde basit bir olay değildir.
Bir de Kudüs’ün Kanuni devrinde, yenilenip genişletilen şehir surları vardır ki; Eski surların dışında, sonra dan kurulan Yahudi mahallesi, yeni şehir surlarının inşasıyla, surların içine alınmış ve böylece sanki Yahudilerin iskanı şehirde çok eskiymiş görüntüsü verilmeye çalışılmıştır. 
Kanuni Sultan Süleyman gibi diğer bazı Osmanlı padişahlarının Yahudilere neden ve niçin bu kadar müsamahakâr davrandığının araştırılmasını tarihçilerimize bırakıyorum.
Filistin toprağını satmayan, II. Abdülhamid bu konuda en çelişkili padişahtır. Yahudilerin, hiç sevmediklerini iddia ettikleri padişahın, zaferi için, meşhur 93 Harbi’nde Ruslarla savaş eden Osmanlı askerlerinin zaferi için ayin yapıp dua etmeleri şaşılacak bir olaydır.
Osmanlı Yahudilere toprak satmadı, doğru... 
Ama öyle bir siyaset ortaya koydu ki, Kudüs’ü Yahudilere altın tepside bedavaya sundu.







Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Ekim 2017 Vatan ve Bağımsızlık
    • 25 Eylül 2017 Peygamberin evladını katledenler
    • 24 Eylül 2017 Kerbelanın tarihinde gördüğü işgaller
    • 23 Eylül 2017 Ah Kerbel
    • 22 Eylül 2017 Muharremiyeler ve makteller
    • 21 Eylül 2017 Muharrem ayı
    • 10 Eylül 2017 Gadir-i Hum ve hilafet
    • 26 Ağustos 2017 Yaşamak ve yaşatmak
    • 21 Ağustos 2017 Peygambere yakınlıkta sahabe ve bizler!
    • 17 Ağustos 2017 Deprem
    • 14 Ağustos 2017 Müslümana bahşedilen?
    • 7 Ağustos 2017 Osmanlıların Yahudi siyaseti!
    • 24 Temmuz 2017 Yaşamak, ama kim ile!
    • 17 Temmuz 2017 Zalimler hidayete eremez
    • 10 Temmuz 2017 Gıybet!
    • 9 Temmuz 2017 Ahlak ve Hucurat suresi
    • 3 Temmuz 2017 Fethetmek
    • 24 Haziran 2017 Nasb
    • 5 Haziran 2017 Hilalin görülmesi, hicri takvim ve Atatürk
    • 29 Mayıs 2017 Güzel!


     

    En Çok Okunan Haberler

    17264 µs