Piyasalar

19 Ağustos 2017, Cumartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Akın Aydın
Yeni Mesaj Gazetesi

Akın Aydın
9 Ağustos 2017

15 yıl önce söyleseydi alkışlardım



Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan geçen hafta Malatya’da katıldığı bir programda; ‘IŞİD ile İslam’ı, FETÖ ile imanı, PKK ile Kürt kardeşlerimizi aynı kefede algılamak büyük bir yanlıştır, hatadır’ babında cümleler kurdu.
Baştan söyleyeyim; Sayın Erdoğan bu cümleleri 10 yıl, 15 yıl önce kursaydı ayakta alkışlardım. Ama (…)
Tabi şu soru akla geliyor; İŞID ile İslam’ı aynı kefeye kim koydu? Cihat eşittir İŞID denklemini kim kurdu?
Gülen ile imanı kim aynı kefeye koydu? Gülen, (Nur cemaati, Said Nursi) eşittir İslam, iman denklemini kim kurdu?
PKK eşittir Kürtler algısını kim oluşturdu? PKK terörü eşittir Kürt halkının özgürlüğü algısını kim oluşturdu?
Başta Sayın Erdoğan olmak üzere AKP, CHP, MHP, tüm medya, sosyal örgütler vs. bu soruların gerçek cevabını açık yüreklilikle vermedikleri takdirde kurdukları cümleler sadece ve sadece oltadaki yemdir, insanımızın gazını almaya yöneliktir. Oy devşirme çabalarından başka bir şey değildir. 
Peki, İslam dünyası için kutsal ve bağlayıcı kavramları terörizmle, vahşet ile kan ile aynı kefeye koyan, aynı denklem içinde kullananlar kimdir? Amaçları nedir? 
Bu soruların cevabını ve gelecek günlerin karanlığını haber veren yine Prof. Dr. Haydar Baş’tır.
Sayın Baş yazdığı eserlerde, makalelerinde, televizyon programlarında ve birçok yerel ve uluslar arası sempozyumlarda, Haçlı dünyasının Vatikan aracılığıyla, istihbarat örgütleri eliyle İslam Dünyası içine nasıl girdiğini anlatmıştı, anlatıyor da.
Örneklerde vermiştir. Mesela Faruk Sirhindi ve Nakşilik, veya Said Nursi, Gülen Nurculuk veya Lawrence, Hampher, Taliban, El-Kaide, IŞİD, Nusra, ÖSO, PYD ve PKK gibi.
Bakın! Sayın Baş, 22 Ağustos 2001 yılında yani 16 yıl önce gazetemizde yayınlanan açıklamasında şöyle diyordu;
“Batılıların tüm dünyada farklı yöntemler kullanarak toprak elde etme gayelerinde sıra Türkiye’dedir. Uygulanan projelerin (iyimserlikle yaklaşmak yerine) milli bütünlüğümüze karşı büyük bir tehdit içerdiğini asla unutmayalım! Yapılanlar, Türk vatanını işgale yönelmek demektir.” 
Batı neden Anadolu’yu istiyor?
“Şark Meselesi olarak isimlendirilen ve Batının topyekûn ittifakıyla kabul gören bu proje, Türkleri önce Balkanlar’dan sonra Anadolu’dan uzaklaştırmayı içerir. Fiili uygulamaları, 1096 yılındaki 1. Haçlı Seferine kadar giden bu planın ismi, açıkça 1815 Viyana Konferansı’nda dile getirilmiştir. Bu planın uygulamaları hâlen devam etmektedir.” (Prof. Dr. Haydar Baş, 13 Ağustos 2002 Yeni Mesaj 
“Arzı Mevud hayalleri ile Güneydoğumuzu kendilerine vaat edilmiş topraklar olarak gören İsrail, tüm dünyanın gözü önünde kanla yayılma politikasını sürdürmektedir. Filistin devletini bitirme noktasına gelen İsrail’in, ülkemize doğru bu politikasını devam ettireceği, izlediği kararlı projelerden anlaşılmaktadır.” (Prof. Dr. Haydar Baş, 9 Ocak 2002 Yeni Mesaj)
Dünden bugüne Anadolu ve İslam Coğrafyasındaki vahşetin aktörü İngilizlerdir, ABD’dir, İsrail’dir yani Haçlılardır. 
Haçlı batı bu vahşetini aramıza soktuğu molla, hacı, hoca, şeyh, kravatlı, takım elbiseli, keçi sakallı, sarıklı, cübbeli, fesli vs. görünümlü kendilerini Müslüman, milliyetçi, ulusalcı gösteren kişiler eliyle gerçekleştirmiştir. 
Bu piyonlar ülkemiz ve İslam Coğrafyasında mezhep ayrılıkları, çağdaş-yobaz, ılımlı İslam-marjinal, medeni-gerici, İslamcı-batıcı, sağcı-solcu, Atatürkçü-Osmanlıcı vs. gibi bize ait, tarihimize ait bütün kavramları tartışma konusu yapıp, Müslümanları kutuplaştırıp, birbirlerine düşman ettirmişlerdir.
Umarın milletimiz ve yönetenler bu gerçekleri bir an önce görür ve çözümün sahibine yönelirler…







Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 18 Ağustos 2017 Türkiyede çözüm bekleyen sorunlar
    • 17 Ağustos 2017 Evlatlarına kıyan anne-babalar
    • 16 Ağustos 2017 Yerli ve milli insana ihtiyacımız var
    • 9 Ağustos 2017 15 yıl önce söyleseydi alkışlardım
    • 7 Ağustos 2017 Gel de kızma
    • 24 Temmuz 2017 Nihayet Türklerden intikamımızı alıyoruz
    • 21 Temmuz 2017 Meleklerin yapamadığı fedak
    • 20 Temmuz 2017 İmam Aliye Ali isminin konulması
    • 19 Temmuz 2017 Matematiğin siyasete alet edilmesi
    • 18 Temmuz 2017 Devletin içinden şeytan değil uşakları çıktı
    • 15 Temmuz 2017 Prof. Dr. Haydar Baş ile bir hafta -1-
    • 14 Temmuz 2017 Barzani ve Yunanistana borcumuz mu var?
    • 13 Temmuz 2017 Mülteci sorunu, 2013 çözüm sürecine dönüşebilir
    • 10 Temmuz 2017 Merkez, Prof. Dr. Haydar Baştır
    • 9 Temmuz 2017 Alçak AP
    • 7 Temmuz 2017 Seksenler dizisi ve 15 Temmuz
    • 6 Temmuz 2017 Adalete sadece yargıda mı ihtiyaç var?
    • 5 Temmuz 2017 Sayın Topbaş hiç Özel Halk Otobüsüne bindiniz mi?
    • 3 Temmuz 2017 Zam mı, zamcık mı, tarife değişikliği mi?
    • 30 Haziran 2017 Sosyal yardım alan fakirlerin geleceği tehlikede


     


    15465 µs