Piyasalar

19 Ağustos 2017, Cumartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Sinem Baş
Yeni Mesaj Gazetesi

Sinem Baş
12 Ağustos 2017

Batıya ışık tutan İslam medeniyeti



Prof. Dr. Haydar Baş Bey Atatürk konusunda bambaşka bir bakış açısı oluşturuyor.
Dünyada vuku bulan savaşlar topların ve tüfeklerin değil, esasen onları kullananların, inançlarının savaşıdır der her zaman. Perşembe günü Atatürk’ün hürriyet anlayışı hakkında kaleme aldığı makalede de buna değiniyor kendileri.
Siz eğer inançlar üzerine kurulu bir bakış açısı ile hareket edildiği gerçeğine vakıfsanız; tespitleriniz de doğru olur.
Şöyle yazıyor:
“… Mustafa Kemal’in özgürlük ve hürriyet sevdası da ceddinden gelmektedir. O’nun hürriyet fikrine bir zemin aranıyorsa bu Hz. Peygamber’den, İmam Ali’den, Hz. Fatıma’dan, İmam Hüseyin’den, İmam Rıza’dan örneklendirilmelidir.
Ve ekliyor,
 “… Batı’yı hiçbir zaman örnek almayıp, her zaman muasır medeniyetlerin üstünü hedef gösteren Mustafa Kemal’i, Rousse gibi Batılı bir düşünürün öğrencisi olarak göstermek onun şahsına yapılacak en büyük hakarettir bizce.”
Burada Gazi’nin şahsında unutulan veya bilinçli şekilde unutturulmaya çalışılan büyük İslam medeniyeti de hatırlatılıyor aslında. 
Ehl-i Beyt yani Hz. Peygamber, Hz. Fatıma, Hz. Ali, Hz. Hüseyin ve Hz. Hasan sevilmiş ve seçilmiş örneklerimiz.
Onların soyundan gelen Mustafa Kemal’in ise dedeleri… 
Ehl-i Beyt’in İslam adına, Hakkın rızası istikametinde verdikleri mücadele bizden evvel O’na örnek olmuştur.
Avrupa karanlık bir dönem yaşadı ancak büyük İslam dünyasında böyle bir inanç boşluğu ve arayışı hiç yaşanmadı.
İslam’ın meyveleri, sanatta, edebiyatta, hekimlikte, hukukta vs. her sahada görülmüştür ve Batılılar için de ilham kaynağı olmuşlardır.
Yazısında Sayın Baş, Rousse’nin İspanya İslam medeniyetinden etkilendiğini belirtmiş.
Mesela İbn-i Sina, 980 ila 1037 seneleri arasında yaşamıştır. Tıp otoritesidir. El-kanun fi’t-Tıbb, Avrupa üniversitelerinde 600 sene kaynak tıp kitabı olarak okutulmuştur.
Cabir bin Hayyan 720 ila 815 yılları arasında yaşamış, modern kimyanın kurucusu kabul edilmiştir. Kuramları çok az bir değişiklikle 18. yüzyıla kadar kullanılmıştır.
Cebir ilminin kurucusu Harezmidir. 780 ile 850 yılları arasında yaşamıştır.
Biruni, 973’te doğmuş 1061 de ölmüştür. Matematik, astronomi ve coğrafyada otoritedir.
Uluğ Bey’e Batılı bilim adamları 15. asrın astronomu demişlerdir.
Karanlık çağ, 476 ile 1000. seneler arası Ortaçağ’ın ilk dönemine verilen addır.   Yukarıdaki İslam âlimleri bu döneme hakikaten ışık tutmuştur.
İslam dini ilme, Peygamberimizin hadislerinde örneğini gördüğümüz şekliyle büyük önem vermiş ve dünya insanlığının gelişmesine teşvik olmuştur.
Yoksa siz doğan çocuğun günahlarından temizlenmesi için onu yıkayan bir zihniyetin gelişmelere açık olmasını beklemeyin.
Tam tersine hürriyet konusunda da, gerçek hürriyet olan kulluğu ölçü koyan ve Allah’ın buyrukları istikametinde yaşamayı ilke edinen Müslüman’ın her hali Batı’ya örnektir.
Kısaca Sayın Baş’ın Mustafa Kemal’in Ehl-i Beyt mantığıyla yaşadığı, düşündüğü ve ilkelerini hayata geçirdiği fikri, Türk insanı için yeni ve farklı olsa da doğrudur. Hatta işin temelidir.
Ne edelim, AB’nin en güçlü döneminde 15 sene içinde yıkılacak dediğinde inanmayanlar,
Ya da 1991’deki Körfez krizinde asıl hedef Türkiye öngörüsünü bu kadar da olmaz diyerek algılamayanlar,
Veya bundan 10 sene evvel Atatürk 7 yaşında Kur’an okudu, 8 yaşında hafız oldu gerçeğini açıkladığında bu da nerden çıktı diyenler, 
Bugün “haklıymış” diyorlar.
Bugün dediği doğruları anlamaya da vakit lazım…  







Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 12 Ağustos 2017 Batıya ışık tutan İslam medeniyeti
    • 7 Ağustos 2017 Onurlu siyaset onurlu yaşam
    • 5 Ağustos 2017 Onurlu siyaset onurlu yaşam
    • 24 Temmuz 2017 Neden Atatürkü sevmezler?
    • 22 Temmuz 2017 Feraset ehli Türk milleti neden yanlışın peşinden gidiyor!
    • 9 Temmuz 2017 Güzel ahlak için vesile
    • 8 Temmuz 2017 Neden!
    • 3 Temmuz 2017 Çanakkalenin çocuk askerleri
    • 24 Haziran 2017 Bayrama girerken
    • 17 Haziran 2017 Ezber bozan lider
    • 12 Haziran 2017 Türkiyenin meseleleri halledilebilir
    • 29 Ekim 2016 Cumhuriyet Bayramı
    • 22 Ekim 2016 Başkanlık sistemi hangi istikrarı getirecek?
    • 8 Ekim 2016 Dini ve milli bütünlüğümüze yönelik tehditler
    • 6 Ekim 2016 Basiret yoksa kulağına da desen anlamıyor
    • 26 Eylül 2016 Atatürk yaşasa idi
    • 24 Eylül 2016 Eğer samimi iseler
    • 19 Eylül 2016 Gizleyenler gizleyebilir mi?
    • 11 Eylül 2016 Kurban Bayramımız mübarek olsun
    • 10 Eylül 2016 Milenyumla başlayan yalan


     


    14510 µs