Piyasalar

20 Eylül 2017, Çarşamba tsi
°C

En Sıcak Konular

Mustafa Hilmi Yıldırım
Yeni Mesaj Gazetesi

Mustafa Hilmi Yıldırım
14 Ağustos 2017

Bolluk içinde kıtlık



Dünya ekonomisini tek cümle ile anlatmak gerekirse, bolluk içinde kıtlık yaşandığı söylenebilir. Günümüzde tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar üretim yapılmakta, yani bolluk bulunmaktadır. Buna rağmen milyonlarca insan açlık ve kıtlık çekmektedir. Demek ki, sorun dağıtımdadır.
Batılılar, en son ve en iyi ekonomi modeli olarak tanıttıkları liberalizmi, kıt kaynaklar üzerine kurduklarından, hiçbir zaman kaynakların sınırsızlığını ve bolluğu kabul etmemişlerdir. Aslında liberalizmin temel yanlışı ve çıkmazı da buradadır.
Bu anlayış Batılıları açlık, sefalet, sömürü ve talanı meşrulaştırmaya kadar götürmüştür. Nüfus plânlamasının, hatta terör ve savaşların desteklenmesinin de zihni arka plânında kıt kaynaklar anlayışı yatmaktadır. 
Kıt kaynaklar konusunda Galeano şöyle diyor: “Kıt kaynaklar nedeniyle ekmeklerin sayısını arttırmayan liberalizm, insanların sayısını azaltma yoluna gidiyor.” İşte dünyaya böyle geçerliliği olmayan bir ekonomi modeli egemen kılınmıştır. O modelin yüzünden insanlık, zulüm altında inim inim inlemektedir. 
Werner Sombart, liberalizmin doğuşunun ardında Yahudi inancı olduğunu savunur ve şöyle der; “Bence Yahudilik liberalizm ile aynı öncü fikirleri paylaşıyor. İkisinde de aynı ruhu görüyorum.” Werner Sombart’ın sözünü ettiği ruhun tezahürü, Filistin’de kan ve gözyaşı, başka ülkelerde açlık, kıtlık ve sefalet olarak ortaya çıkmaktadır.
Anlaşılan o ki, ekonomi modeli sadece ekonomi ile ilgilidir deyip geçmemek gerekiyor. Çünkü ekonomi modelleri kültür, medeniyet ve inançlarla iç içedir. Bu gerçek hiçbir zaman değişmemiştir, değişmeyecektir de. 
Bundan dolayıdır ki, ekonomi modellerinin krizleri, medeniyet krizleri olarak algılanmışlardır. Nitekim 2008 yılında patlak veren ve halen aşılamayan, gittikçe de derinleşen ekonomik kriz, Batı medeniyetin çöküşü olarak görülmektedir. 
Ekonomik analist Jim Griffin, 2008 krizi için şunları söylemiştir: “1997 yılındaki sorun, başkalarının sorunuydu ve bizim pantolonumuza kan sıçramıştı. Ancak şimdi bileklerimizden kan kaybediyoruz. Bu krizin kökleri ABD’dedir.”
Ekonomik gerçekler, kriz dönemlerinde bütün çıplaklığıyla gözler önüne serilir. 2008 krizinde de aynen öyle olmuştur. O nedenle Batılı ekonomistler, bu krizden ders çıkarmak zorunda olduklarını söylemişlerdir. Peki, ders çıkarabilmişler mi? Ne gezer! Çıkardıkları ders şudur: Ekonomi modelleri her durumda uygulanmaz. O bakımdan modelleri bir tarafa bırakıp tecrübelerimizle hareket edelim. 
Gönül isterdi ki, Batılılar, kökü batıl olan ve zulümden başka bir şey getirmeyen liberalizmi terk etsinler, yerine adaletli bir ekonomi modeli getirsinler. Malumdur ki, o model de Milli Ekonomi Modeli’nden başkası değildir. 
Milli Ekonomi Modeli’nin uygulamasını Batılılardan önce İslâm ülkelerinden ve özellikle de Türkiye’den beklemek hakkımızdır. Zira Milli Ekonomi Modeli’nin müellifi Prof. Dr. Haydar Baş, her seferinde bu modeli Türkiye için kaleme aldığını ifade etmektedir. 
Ez cümle Milli Ekonomi Modeli uygulanmadığı sürece, ne Türkiye’nin, ne de dünyanın bolluk içinde kıtlık çekmekten kurtulması mümkün olacaktır.







Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 29 Ağustos 2017 Sömürü ve soygun aracı
    • 22 Ağustos 2017 Demokrasiden diktatörlüğe dönüşüm
    • 14 Ağustos 2017 Bolluk içinde kıtlık
    • 20 Temmuz 2017 İhtilaf ve çatışma
    • 13 Temmuz 2017 Terörle fikri mücadele
    • 29 Haziran 2017 Medeniyet krizi
    • 20 Haziran 2017 Büyümeyle büyülenmek
    • 16 Haziran 2017 Düşmana aldanan yöneticiler
    • 5 Haziran 2017 Ortadoğuda aşiretlerin yeri ve önemi
    • 1 Haziran 2017 Küresel terörizmin kurucusu ve koruyucusu
    • 22 Mayıs 2017 Fikri sömürü
    • 13 Mayıs 2017 Vekalet savaşları ve kaos
    • 8 Mayıs 2017 Barışı isteyenler ve istemeyenler
    • 2 Mayıs 2017 Siyasi sistemlerin önemi
    • 21 Nisan 2017 Yeni paylaşım savaşları
    • 10 Nisan 2017 Adaletsiz dünya düzeninin çöküşü
    • 4 Nisan 2017 Ortadoğu ve din savaşları
    • 29 Mart 2017 Görüntüyle aldatmak
    • 18 Mart 2017 İlkesiz dış politika
    • 14 Mart 2017 Yeni rezerv para arayışı
    16738 µs