Piyasalar

20 Eylül 2017, Çarşamba tsi
°C

En Sıcak Konular

Murat Çabas
Yeni Mesaj Gazetesi

Murat Çabas
18 Ağustos 2017

Atatürk Kuranı huşu ile dinlerdi



Ülkemiz üzerinde menfur hesapları olan iç ve dış mihrakların “dinsiz Atatürk” fitnesini deşifre eden ve önümüze belgelerle “dindar Atatürk”ü koyan Prof. Dr. Haydar Baş, 2 Ağustos tarihli “İcmal Kampı’mız hayırlı olsun” makalesinde bu mücadeleyi niçin verdiğini şu sözlerle özetliyor:

“Cumhuriyet döneminden itibaren, Ehl-i Beyt soyundan büyük bir zat olan Atatürk ile dindar millet arasını açmak için büyük oyunlar oynandığını, İngiliz ve Yunan ajanlarının halkın arasında dinsiz bir Atatürk anlattıklarını gördük. Bu oyun bizim sayemizde bozulmuş, soyu İmam Ali’ye dayanan Atatürk gerçek değerini bulmuştur. DİNDAR ATATÜRK, DEVLET MİLLET KAYNAŞMASININ HATTA ASKER VE SİVİL BİRLİĞİNİN HARCIDIR…”

Böyle olduğu için sürekli yalan yanlış ifadelerle hep Atatürk’ü, muhterem anne ve babasını hedeflediler. Bu sebeple Prof. Dr. Baş’ın ortaya koyduğu bu tarihi hizmet, sadece haklıya hakkını vermek ve haksıza haddini bildirmekle kalmıyor aynı zamanda devlet-millet, asker-sivil kaynaşmasının en önemli harcını yeniden oluşturuyor.

Dindar, hafız, Ehl-i Beyt soyundan gelen ve aynı zaman kaynaklarda Selanik Meydan Dedesi olarak anlatılan Atatürk’ün Kur’an-ı Kerim’e verdiğini önemi anlatmaya çalışalım.

Atatürk, 1930 yılında, Müslümanlar gerçek dinlerini öğrensinler diye, Kur’an’ı Türkçeye, yeni harflerle tercüme ettirmiş ve ayrıca, Hz. Peygamber’in hayatıyla ilgili bir kitabı çevirtmiştir. (Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, III, s.85)

Atatürk bu konuda şöyle diyor: “İlk olarak Kur’an’ın dilimize çevrilmesini istedim. Bu da ilk defa olarak Türkçe’ye çevriliyor. Hz. Muhammed’in yaşamına ait bir kitabın çevrilmesi için de emir verdim.” (1930, Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri III, s, 85; Ayın Tarihi, N: 73)

Hadimli Mehmet Vehbi Efendi’nin “Hülasat’ül-Beyan fi Tefsiri’l-Kur’an” isimli eseri ile Muhammed Hamdi Yazır’ın “Hak Dini Kur’an Dili: Yeni Mealli Türkçe Tefsir” isimli eseri de dahil olmak üzere, Cumhuriyetin ilk onbeş yılında, Kur’an-Kerim’in tercüme ve tefsirine dair yazılıp neşredilen eser sayısı dokuza varmaktadır. (Osman Ergin, Türk Maarif Tarihi, 5/1928-1931)

Burada şu notu düşelim: Hak Dini Kur’an Dili’nin sonradan sadeleştirilerek yazılan versiyonlarında tahrifatlar yapılmıştır, sadeleştirilmemiş olanını dikkate alınız.

Hafız Yaşar Okur, Atatürk’ün Kur’an’ı daima zevkle ve huşu ile dinlediğini şu sözlerle anlatıyor:

“Ramazanların Atam için çok büyük bir önemi vardı. Ramazan gelir gelmez incesaz heyeti Çankaya Köşkü’ne giremezdi. Kandil geceleri de saz çaldırmazlardı. Sadece beni huzurlarına çağırır, Kur’an-ı Kerim’den bazı sureler okuturlardı. Ben okurken gözleri bir noktaya takılır, derin bir huşu ile dinlerlerdi. Ruhen çok mütelezziz olduğu her halinden anlaşılırdı. Ramazanlarda bir ay müddetle Hacı Bayram-ı Veli ve Zincirlikuyu camilerinde şehitlerimizin ruhuna hatm-i şerif okumamı emrederlerdi. Büyük Atatürk birçok vesilelerle şöyle demiştir: “Mukaddes mihrabı, cehlin elinden alıp ehlinin eline vermek zamanı gelmiştir.”

Bunu, dini davranışlarına daima düstur yapmışlardır. Peygamber Efendimizden de büyük takdirle bahsederlerdi. O devirler için hep “Hz. Peygamber’in zaman-ı saadetlerinde…” diye saygı kelimeleri kullanırlardı. Ayrıca Peygamber Efendimizin dirayetli bir devlet adamı, iyi bir başkumandan olduğunu da sık sık tekrarlardı.” (Gotthart Jaschke, “Yeni Türkiye’de Kur’an-ı Kerim Kursları,” (Tercüme: Nimet Arsan), İslam Tetkikleri Enstitüsü Dergisi, cilt:5, cüz: l-4, İstanbul-1973, s.62)

Atatürk’ün şu cümleleri onun Kur’an’a nasıl baktığının açık göstergesidir:

“Allah kendisine uymaya mecbur tuttuğu insanların esasen kalp ve vicdanındaki gerçek gereksinimleri tamamen bilir. Bu nedenle gönderdiği kitap, tamamen o gereksinime uygun hükümler içeren bir kitaptır.” (1921, Atatürk’ün S.D.l, s. 203)

Kendisine, 1923 yılında armağan olarak küçük boyda bir Kur`an gönderilmesi üzerine şöyle teşekkür ediyor: “Bence değerini takdire imkân olmayan bu hediyeyi, en derin ve hürmetkâr din duygularımla saklayacağım.” (1923, Atatürk’ün T.T.B.IV, s. 480-481)

Ve bu Atatürk’e dinsiz diyorlar.

Prof. Dr. Baş’a sonsuz teşekkürler, bizi bu yalandan, bu iftiradan ve de bu iftirayı atan bağnazların, yobazların elinden, dilinden kurtardığı için…

Sayın Baş, ayıktırana kadar ne büyük bir yalanın içindeymişiz.

Ama unutmayalım ki Prof. Dr. Haydar Baş sadece Mustafa Kemal Atatürk konusunda değil, her konuda haklı… Cenab-ı Hak o konularda da milletimizi ayıktırsın.








Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 14 Eylül 2017 Barzanide hayal kırıklığı İsrailde kafa karışıklığı
    • 13 Eylül 2017 11 Eylül yalanı ve BOP işgali
    • 10 Eylül 2017 Atatürk, tam bağımsızlık ve milli ekonomi
    • 8 Eylül 2017 Sütten ağzı yanan Güney Kore yoğurdu üfleyerek yiyor
    • 7 Eylül 2017 Ekonomi ve adalet yerlerde sürünüyor
    • 6 Eylül 2017 Prof. Dr. Hosrov Kerimov (Allah rahmet eylesin)
    • 5 Eylül 2017 Atatürk ve muhterem annesi
    • 29 Ağustos 2017 Büyük Taarruz olmasa Malazgirti kutlayamazdık
    • 26 Ağustos 2017 Trump gidici mi?
    • 23 Ağustos 2017 Geleceğimizi inadımız karartıyor
    • 22 Ağustos 2017 Referandum Musul ve Telafer için ertelendi
    • 18 Ağustos 2017 Atatürk Kuranı huşu ile dinlerdi
    • 17 Ağustos 2017 Atatürk: 'Türk milleti daha dindar olmalıdır'
    • 16 Ağustos 2017 Atatürk, ceddi Hz. Peygamberin (s.a.v.) aşığıydı
    • 15 Ağustos 2017 Kuzey Kore neden Irak, Suriye, Libya olmadı?
    • 12 Ağustos 2017 Hedefteki Türkiye ve ibretlik Musul örneği
    • 10 Ağustos 2017 ABDnin Ortadoğudaki ayak oyunları
    • 9 Ağustos 2017 Gerçek Atatürk ve Prof. Dr. Haydar Baş gerçeği
    • 8 Ağustos 2017 Türkiye hızla Somali olma yolunda
    • 11 Temmuz 2017 Ahlakı güzel olmayandan adalet beklenmez
    15675 µs