Piyasalar

19 Kasım 2017, Pazar tsi
°C

En Sıcak Konular

Mehmet Emin Koç
Yeni Mesaj Gazetesi

Mehmet Emin Koç
28 Ağustos 2017

Fatihin İstanbula Yahudileri iskanı



İsrail, ne zaman, Kudüs ve Filistin’deki Müslümanlara yönelik kesintisiz devlet terörünün dozunu arttırsa, İslamcılar ortalığa doluşur… Türk milletinin gazını almak üzere güya İsrail mallarını ve Cola’yı protesto ettirme tezgahı açarlar.

İsrail’e karşı vatandaşı Cola protestosuyla meşgul eden İslamcılar, N. Erbakan’ın 23 aylık iktidarında İsrail ile yaptığı 20’yi aşkın stratejik işbirliği anlaşmasını görmezlikten gelirler.

Fatih Sultan’ın fetihten 5 gün sonra Yahudileri İstanbul’a iskan ettirmesini, Yavuz Sultan’ın Yahudileri Kudüs’e bizzat davet ederek yerleştirmesini bilmezlikten gelirler. Dünya yansa cennetmekânlarına toz kondurtmazlar.

14 Ekim 1935’te talimat vererek Yahudi Mason teşkilatını kapattıran Gazi M. Kemal Atatürk’e ise demedik iftira bırakmazlar.

Dönemin Van vekili İbrahim Arvas, Atatürk’ün masonlara yaklaşımını şöyle anlatır: Mustafa Kemal’in sevmediği iki zümre vardı. Birincisi dönmeler, ikinci ise masonlardı…

Mason localarının kapatılması talimatı verdiğinde, meclisteki masonlar, Dr. Mim Kemal’i öne katarak toplu olarak Reis-i Cumhur’a gitmişlerdi. M. Kemal Paşa’nın onlara hitabı şu olmuştu:

“Haydi defolun buradan, cehennem olun gidin Yahudi uşakları... Bu gece sabaha kadar Türkiye’deki bütün locaları kapatmadığınız taktirde, yarın teşkil edeceğim, Divan-ı Harb-i Örfi’ye hepinizi verir ve astırırım. Haydi defolun karşımdan!” (İbrahim Arvas, Tarihi Hakikatler, s.71-72, Ankara, 1964).

Gelelim Fatih ve Yavuz’un icraatlarına…

Yavuz Sultan tahta çıkar çıkmaz, sarayın hekimbaşılığına Yahudi Josef Amon’u getiriyor; Kudüs’ü ziyaretinden sonra, o zamana kadar sürdürülen iskan yasağını kaldırarak Yahudileri, Kudüs’e yerleşmeye davet ediyor. Tarihçiler, bu kararında eşi Polonya Yahudilerinden Helga’nın (Hafsa Sultan) Yahudi kökenli olmasının etkisine dikkat çekiyorlar (Stanford Shaw, History of the Ottoman Empire and Modern Turkey, c. 1 s. 148)

Sultan Fatih’in vaziyetine gelince...

Sultan Mehmed, fethin 5. günü Galata’yı gezdikten sonra,  “Şark ve garp vilayetlerinden Eylül ayına kadar beş bin ailenin şehre getirilip iskân olunmalarını ve nakilleri için deftere idhal olunacak olan aile efradı, İstanbul’a gelmek istemeyecek olurlarsa idam edilmelerini emretti” (Dukas, Bizans Tarihi, s. 193, Neşr. Vl. Mırmıroğlu, İstanbul-1956)

Padişah, Anadolu’dan 4000, Rumeli’den de 4000 olmak üzere 8000 ailenin göç ettirilerek İstanbul’a iskan edilmesini emretmiştir (Halil İnalcık Halil, Fatih Sultan Mehmed Tarafından İstanbul’un Yeniden İnşâsı”, Terc. F. Unan, s. 217, Samsun 19 Mayıs Unv. Eğtm Fak. Derg., sy. 3).

Şark ve garp vilayetlerinden getirilen aileler içinde ciddi oranda Yahudi aileler vardır (Doç. Dr. Yahya Başkan, İstanbul’un Fethi ve Yahudiler, agm., s. 68; F. Emecen, Unutulmuş Bir Cemaat Manisa Yahudileri, s. 18-23, Eren Yay., İstanbul).

Evliya Çelebi, fetih sonrası Yahudi iskânını anlatırken “ve Selânik Yahudilerinden elli cemâati Tekvur Sarayına ve Şuhûd Kapısı cânibine kodular; anın için Cufud Kapısı dirler” der (Evliyâ Çelebi Seyâhatnâmesi I, s. 51, Yapı Kredi Yay., İstanbul 2006).

Kritovulaos tarihindeki nakil şöyledir: Sultan, şehri fethettikten sonra, bütün hükümranlık alanına saltanat buyrukları göndererek; şehre sadece Hıristiyanlardan değil, kendi kavminden ve Musevîlerden de çok sayıda insan yerleştirdi (Kritovulos Tarihi (1451-1467), s. 313, 319-321, Neşr. A. Çokana, Heyamola Yay., İstanbul).

Fetihten sonra Yahudilerin hahamı ilân edilen Moşe Kapsali’nin yeğeni Eliyahu Kapsali, bu süreci eserinde şöyle aktarmaktadır:

Ahd-i Atik’de vaad edilen günlerin yaklaştığı günlerde Sultan Mehmed, İbrahim’in zürriyeti Yahudilere şöyle ferman buyurdu: Bizimle birlikte yaşayın; ülke önünüzde, nereye isterseniz yerleşin, ticaret yapın, mülk edinin, dedi…

Uzaktan ve yakından birçok Yahudi gelip İstanbul’a yerleşti; kendilerine evler, bağlar ve bahçeler tahsis edildi.

Böylece soyları arttı, üreyip çoğaldılar, gittikçe büyüdüler ve ülke bunlarla dolup taşmaya başladı… (N. Arslantaş, Türkler ve Yahudiler: Yahudi Tarihçi Eliyahu Kapsali’nin (1483-1555) Seder Eliyahu Zuta İsimli Kroniği Bağlamında Bir İnceleme, s. 163, İstanbul, 2013).

Kapsali, Bizans döneminde iki veya üç Yahudi cemaati varken; henüz Fatih’in hayatında Yahudi cemaati sayısının kırka ulaştığını naklediyor (N. Arslantaş, age., s. 258).

I. Justinyen başta olmak üzere Bizans imparatorları ise, İstanbul’da adeta tek bir Yahudi bırakmamışlardı (G. Ostrogorsky, Bizans Devleti Tarihi, Neşr. F. Işıltan, s. 150, TTK Basımevi, Ankara, 1995o.

Fethedildiğinde yaklaşık 30 ila 50 bin olan nüfus, özel iskan faaliyetleriyle, 1480’lere doğru 200 binlere çıkıyor (A. M. Schneıder, “XV. Yüzyılda İstanbul’un Nüfusu”, Belleten, XVI/61 (Ocak), s. 38, 39; Dukas, Bizans Tarihi, Neşr. Vl. MIRMIROĞLU, s. 30, İstanbul; Doç. Dr. Yahya Başkan, İstanbul’un Fethi ve Yahudiler, s. 65, Modern Türklük Araştırmaları Dergisi, Cilt 11, Sayı 3 (Eylül 2014).

Kapsali, Fatih Sultan’ın Yahudileri çok sevdiğini örnekleriyle anlatıyor (N. Arslantaş, age., s. 269)

İslamcılar, Fatih Sultan ve Yavuz Selim’e bir de burdan baksınlar bakalım; Cola’yı gördükleri gibi görebilecekler mi?!








Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 31 Ekim 2017 Savaş, faiz ve vergi bütçesi
    • 27 Ekim 2017 İyi demekle iyi olmaz
    • 10 Ekim 2017 Barzani bölgesine İsrail yerleşiyor
    • 28 Eylül 2017 Sihirli vana kaldı elimizde
    • 26 Eylül 2017 Türkiyenin başına bir BOP çuvalı daha
    • 25 Eylül 2017 II. Abdulhamidin M. Kemal Paşaya duası
    • 24 Eylül 2017 Latin alfabesine geçiş II. Abdulhamid'in arzusu
    • 22 Eylül 2017 Faize batmış Osmanlı
    • 19 Eylül 2017 Barzani'yi semirtenler
    • 18 Eylül 2017 Osmanlının kapitülasyon maceraları
    • 15 Eylül 2017 Elin eliyle balık avlanmaz
    • 28 Ağustos 2017 Fatihin İstanbula Yahudileri iskanı
    • 23 Ağustos 2017 Kardeş kanında yüzen Osmanlı saltanatı
    • 10 Ağustos 2017 Yüzyıllık mandalar eşkin verdi!
    • 9 Ağustos 2017 Fitne karın doyurmaz!
    • 8 Ağustos 2017 Yangında ilk kurtarılacaklar
    • 7 Ağustos 2017 Büyük sınavı geçmek için!
    • 21 Temmuz 2017 Ruhumuzu yitirdik, KKTCyi kaybettik
    • 20 Temmuz 2017 FETÖden çıkartılacak dersler var
    • 19 Temmuz 2017 Haçlı satranç taşları ve bir oyunbozan


     

    En Çok Okunan Haberler

    17239 µs