Piyasalar

20 Eylül 2017, Çarşamba tsi
°C

En Sıcak Konular

Muharrem Bayraktar
mbayraktar@yenimesaj.com.tr

Muharrem Bayraktar
13 Eylül 2017

Arakan Müslümanları Osmanlıya değil, Atatürke destek vermişti!



Arakan Müslümanları Osmanlı’ya değil, Atatürk’e destek vermişti!

Arakan’da büyük bir insanlık kıyımı yaşanıyor. Burada meydana gelen olayların bir soykırım olduğu ve bunun arkasında enerji paylaşımı savaşında her zamanki gibi Müslümanların kanını dökme planından vazgeçmeyen küresel güçler olduğu yavaş yavaş ortaya çıkıyor.

Bugün bu konuya değinmeyeceğim, İslamcı geçinen basında yer alan ve “Arakan’a neden sahip çıkmalıyız” başlığı altında yapılan haber ve yorumlarda gizlenen tarihi bir gerçeğin altını çizmek istiyorum.

Ortaya çıkan son tarihi vesikalar gösteriyor ki, Kurtuluş Savaşı veren “milli orduya” yardım gönderenler arasında Arakan Müslümanları da var. Arakan Müslümanları, 1919-1923 arasında yedi düvelle savaşan “milli orduya” 35 bin altın göndermiş.

Türkiye’ye on bin kilometre mesafede bulunan Myanmar’da yaşayan Müslümanlar, aralarında topladıkları 35 bin altını aylar süren bir yolculuk sonucu “milli orduya” teslim ettiler.

“Milli ordu” diyorum ya kimdir bu milli ordu?

Osmanlı’nın yönetimin yani Payitahtın yani Vahdettin’in “çete” dediği, “eşkıya” dediği haklarında idam fermanı verdiği o kahramanların; Mustafa Kemal ve arkadaşlarının vücuda getirdiği Kuvay-ı Milliye ordusu!

Yani Arakan Müslümanları, aralarında topladıkları bu altınları gidip İngiliz gölgesi altında halifecilik oynayan Vahdettin’e değil, Vahdettin’e ve emperyalizme karşı savaşan Atatürk’ün milli ordusuna teslim etmişler!

O tarihte Mustafa Kemal’in ordusunun Yunanlarla savaştığı esnada, toplandıkları bir evde “Ya Rabbi, Yunan ordusunu Türk ordusuna karşı muzaffer eyle!” diye dua eden, padişah yanlısı eski Bahriye Nazırı Bosnalı Şükrü Bey gibi soysuzlar ortalıkta cirit atarken, Arakan Müslümanları Mustafa Kemal’in ordusu galip gelsin diye altın getiriyordu.

Arakanlılar padişahtan değil, Mustafa Kemal’den yanaydı.

Arakan Müslümanları, “keşke Yunan gelseydi” demediler, “Mustafa Kemal’in ordusu galip gelsin” diye dua ettiler.

Bugün “Arakan Müslümanları Kurtuluş Savaşı’na yardım etti, biz de onlara yardım edelim” diyenler, Arakan Müslümanlarının, İstanbul’daki padişaha değil, Gazi’nin ordusuna yardım ettiğini hiç gündeme getirmiyorlar.

Çünkü kendileri hala işgal altındaki İstanbul yıllarında Osmanlı’nın İngiliz sömürgesine doğru adım adım gittiği o günlerdeki Osmanlı’yı hayranlıkla anıp, bu işgale son veren Mustafa Kemal’e sövmekle meşguller.

Arakanlılar ise bir asır önce bile “bu bizim zavallılardan, Yunan gelse diyen gâvur âşıklarından” daha önde idiler.

Hem de yüz yıl öndeler!

Onlar bile Gazi’nin yanında yer aldılar.

Bugün biz Arakan’a yardım edeceksek, bu yardım, onların emperyalizmin tuzağına düşmelerini önleyecek adımları atmamız olmalı.

Onlara elbette gıda ve barınma yardımı konusunda her türlü desteği vermeliyiz ama asıl yapmamız gereken onları vatanlarından, evlerinden, barklarından, yurtlarından eden tuzağı kimin ya da kimlerin kurduğu konusunda uyarmak olmalı.

Yoksa pirinç göndermekle, bulgur göndermekle hamaset yapmakla olmuyor bu işler.








Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 19 Eylül 2017 Çocuklar ölürken hiç düşündük mü?
    • 18 Eylül 2017 Barzani Sevr geri gelsin diyor
    • 16 Eylül 2017 Cenaze kavgası
    • 15 Eylül 2017 İzmirin dağları ve Abdülhamit
    • 14 Eylül 2017 Mossadın imamları
    • 13 Eylül 2017 Arakan Müslümanları Osmanlıya değil, Atatürke destek vermişti!
    • 12 Eylül 2017 ABDden IŞİD tahliyesi
    • 9 Eylül 2017 Atatürk ve Haydar Baş çizgisi
    • 8 Eylül 2017 Atatürke göre emperyalizm kalıtımsaldır
    • 29 Ağustos 2017 Yunan keşke gelse miydi?
    • 28 Ağustos 2017 Kürdistan politikaları
    • 26 Ağustos 2017 Siyaset, feraset ve hamaset
    • 26 Ağustos 2017 Siyaset, feraset ve hamaset
    • 23 Ağustos 2017 Suriyede sona doğru
    • 22 Ağustos 2017 Silivride kurtların uyanışı
    • 21 Ağustos 2017 Almanya gerginliği
    • 18 Ağustos 2017 Darbenin arkasındakiler
    • 17 Ağustos 2017 Osmanlı padişahlarının içki hayranlığı
    • 14 Ağustos 2017 Faiz bir kangrendir
    • 12 Ağustos 2017 Sevr Anlaşmasını kim çöpe attı?
    16526 µs