Piyasalar

19 Kasım 2017, Pazar tsi
°C

En Sıcak Konular

Aziz Karaca
Yeni Mesaj Gazetesi

Aziz Karaca
13 Eylül 2017

Zilhicceden sonra Muharrem gelir



Biri Kameri yılın sonu diğeri de başlangıcıdır.
Müslümanlar, Kurban Bayramından yetmiş gün evvel idrak edip yaşadıkları Ramazan’la elde ettikleri manevi kazanımları, toplumsal bilinçlerini yıllık Hac ibadetiyle taçlandırırlar ve Muharrem’e, yeni bir yıla öyle başlarlar.
Yaşadıkları ülkelerden, bölgelerden, şehirlerden ve köylerden birer temsilci olarak yıllık Hac kongresine katılan hacılar, dünyanın dört bir yanından gelen kardeşleriyle dertleşmiş olarak, onların dertleriyle dertlenmiş olarak ülkelerine döner ve dertli bölgelere derman üretmeye koyulurlar.
Yedi iklim dört bucaktan kalkıp akın akın Beytullah’a gelen, yıllık kongreye iştirak eden hacılar, memleketlerine dönerlerken, dönmeye hazırlanırlarken, dönüş yolunda “Ğadir-i Hum” mevkiini ve orada olanları mutlaka hatırlamalıdırlar.
Son elçi, son peygamberin elli derece hararetin altında on binlerce Müslümanı toplayıp onlara uzunca bir hitapta bulunmasının ne manaya geldiğini anlamaya, idrak etmeye çalışmalıdırlar.
Bazılarının iddia ettiği gibi Allah’ın Resulü, sadece Hz. Ali’ye olan muhabbetini izhar etmek için o sıcağın altında hacıları toplamış olamayacağını, bunun mutlaka özel bir anlamı olabileceğini tefekkür etmelidirler.
Zilhicce’nin on sekizinde söz konusu mevkide olup bitenlerden, irad edilen uzunca hutbeden habersiz olan kitlelerin, yaklaşmakta olan “On Muharremi” gereğince ve yeterince anlamaları elbette ki mümkün değildir.
“On Muharrem’de” ne olmuştur, son elçinin öpüp kokladığı “Cennet Gençlerinden” biri olan Hz. Hüseyin’i, Fâtıma ana kuzusunu kimler neden katletmişlerdir?
İlim şehrinin kapısı olan Hz. Ali ile Peygamber kızı Hz. Fâtıma ananın kuzuları olan Hüseyin’i ve aile efradını o günün yaman düşmanları olan Bizans mı, Sasaniler mi katletmişlerdir?
Eğer böyleyse, ümmet inanmak, yardım etmek, tabi olmak ve korumak zorunda oldukları Peygamberlerinin emanetlerine neden sahip çıkamamışlardır?
Peygamberin ciğerpareleri kuzularını neden, niçin kurtlara kaptırmışlardır, neden kurtların kanlı dişlerine terk etmişlerdir?
Yoksa bu korkunç, bu emsalsiz cinayeti kendileri mi işlemişleridir?
Zilhicce’nin on sekizinde olup-bitenleri, irad edilen Peygamber hutbesini merak etmeyen kitleler, derin anlamını kavrama zahmetinde bulunmayan kitleler, on Muharrem’de Peygamberin evlad u iyaline, dolayısıyla Peygambere karşı işlenen cinayeti nasıl anlayacaklar?
On Muharrem cinayetinin yıl dönümünde haklı olarak ağlayıp-sızlayan Müslümanları; “ağıt kültürünü devam ettiriyorlar” diyerek geçiştirenler, kendilerinin hangi kültürü devam ettirdiklerini derin derin, kara kara düşünmelidirler.
Zilhicce bitiyor ve Muharrem yaklaşıyor ve büyük imtihana hızla yaklaşıyoruz.







Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Ekim 2017 Yüksek yüksek tepeler, kulaklarda küpeler
    • 10 Ekim 2017 Hezeyanları hazmetmek için
    • 28 Eylül 2017 Dağlar kadar hüzün ortada iken
    • 26 Eylül 2017 'Başımı alabilirsiniz ama benden biat alamazsınız'
    • 25 Eylül 2017 Sünnilik sünger çekmek midir zulümlerin üstüne?
    • 23 Eylül 2017 Geldi yine mah-ı matem
    • 22 Eylül 2017 O yiğitler ki
    • 17 Eylül 2017 Verdiğimiz rahatsızlıktan ötürü
    • 14 Eylül 2017 Kadir-kıymet bilmeyenin bilgisinden ne olur?
    • 13 Eylül 2017 Zilhicceden sonra Muharrem gelir
    • 12 Eylül 2017 Mesele mezhep meselesi olmaktan çok öte
    • 8 Eylül 2017 Adil olmaya çağrılıyoruz
    • 6 Eylül 2017 Buzları eritecek formül
    • 5 Eylül 2017 Tarifsiz bir tarih ziyafeti
    • 28 Ağustos 2017 İki kurban arası Derinleşen ayrılık yarası
    • 27 Ağustos 2017 Sor utanmaz sor
    • 24 Temmuz 2017 Yüzyıl evvel yüzyıl sonra
    • 21 Temmuz 2017 Bu vebal ilim sahiplerinin boynundadır
    • 19 Temmuz 2017 Bir meczup imam oldu arkası cemaatle doldu
    • 18 Temmuz 2017 Tarihe not düşmek adına


     

    En Çok Okunan Haberler

    17387 µs