Piyasalar

19 Ekim 2017, Perşembe tsi
°C

En Sıcak Konular

Cihat Tekin
Yeni Mesaj Gazetesi

Cihat Tekin
21 Eylül 2017

Kürtler İbrani değil Ural-Altay kökenlidir



İkinci İsrail’i kurma çabasındaki Yahudiler, ABD ile beraber Kürtleri kendi amaçları için kullanabilmek amacıyla bir aidiyet bağı kurmaya çalışıyorlar. Son numaraları da Kürtlerin Yahudilerle akrabalığını öne sürerek sözüm ona bir birlikteliğin peşine düştüler. DNA araştırmaları yaptırarak bu yalanlarına kılıf arıyorlar.

Bu “araştırmaları” yapanlara sormak lazım: Soy yakınlığı, komşuluk, akrabalık İsrail için bir şey ifade ediyor mu? Elbette hiçbir şey ifade etmiyor. Etseydi kendi kuzenleri olan Filistinlilere bu zalimliği yapmazlardı. Bilindiği gibi Hz. İbrahim’in evladı olan Hz. İshak’tan Yahudiler, Hz. İsmail’den Araplar türemiştir. Hani bu diyalogcuların sık sık dillerine doladıkları ve istismar ettikleri İbrahimî din projesinin kaynağı da bu yakınlıktır. Eğer İsrail için akraba olmak soydan bu anlamda kullanışlı bir mesele olsaydı, bu konudaki önceliği Kürtlere değil de Filistinlilere verirlerdi. Gerçek bir DNA testi yapılırsa Kürtlerin Yahudi olmadıkları anlaşılacak, fakat kendini Kürt olarak lanse eden Barzani ailesinin Yahudi olduğu kesin olarak kanıtlanacaktır. Barzani’nin Yahudi olması Kürtleri asla Yahudi yapmaz.

Yahudilerin konuştuğu dil Hami-Sami dil grubuna aittir. İncilin orijinal lisanı Aramice, İbranice ve Arapça da Sami dil grubuna mensuptur. Kürtçe ise Sami dili değildir. İkincisi Kürtler, ilk defa Prof. Dr. Haydar Baş’ın gündeme getirdiği gibi Ural - Altay kökenlidir. Yani Türklerle aynı genetik özelliklere sahiptir. Kısacası Kürtler için asla İbrani’dir denemez. Kürtlerin Ural-Altay kökenli oldukları hakikatinin sık sık vurgulanması İsrail’in yıllar içinde kurgulamak istediği bu yalancı kozu ellerinden alacaktır. İsrail bu senaryoyu kullanmak istediği Kürtleri kendi tarafına çekmek için yazmıştır. Sahte bir duygusal bağ oluşturmak, kullanışlı bir argüman olacaktır. Bunun için de kayıp 13. kabile safsatası uydurulmuştur. İsrailoğulları 12 kabiledir ama 13. ve kayıp kabilenin Kürtler olduğunu ne hikmetse tam da Kürtleri kullanmak istedikleri bu dönemde hatırladılar.

Elbette Ortadoğu’da kullanılan toplum tek Kürtler değildir. Yüzyıl önce İngiltere, Mekke Emiri Şerif Hüseyin’i baştan çıkarmayı başarmıştı. İngilizler, Şerif Hüseyin’i “Araplar Anglosaksondur” diyerek kandırmadılar ama daha tesirli bir bahane buldular. Halifelik siz peygamber soyundan gelen Arapların hakkıdır. Türklerin hakkı değildir diyerek sanki tek dertlerinin halifenin Arap olmaması gibi bir gerekçeyi yutturmayı başardılar. Zamana ve zemine göre yöntemler bularak halkı kandırdılar. Bu faaliyetleri yaparken milyonlarca İngiliz altını harcamaktan da çekinmediler.

Lenin, Ekim 1917 devriminden sonra İngiltere, Fransa ve Rusya’nın Ortadoğu’yu paylaşan gizli anlaşmasını Pravda gazetesinde yayınladı. Meğer İngilizler Şerif Hüseyin’e halifelik rüyaları seyrettirirken arka planda ortaklarıyla Sykes-Picot marifetiyle Ortadoğu’yu doğum günü pastası gibi paylaşmıştı. Şerif Hüseyin küplere bindi. Ama iş işten geçmişti. Şerif Hüseyin’e isyan öncesi Irak, Suriye, Arabistan Yarımadası ve Filistin toprakları üzerinde koca bir Arap imparatorluğu vaat edildi. Fakat İngiltere bu kadar geniş bir coğrafyayı Şerif Hüseyin için değil kendisi ve ortakları için istiyordu. Planı basitti. Önce Şerif Hüseyin ve emrindeki Araplar kullanılarak bölgenin Osmanlı’dan koparılması sağlanacak, ardından Şerif Hüseyin şutlanarak aşağılanacaktı.

Nitekim İngilizlerin nihai teklifi Şerif Hüseyin tarafından ret edilince Akabeye sürülerek ipi çekildi. Yerine getirilen Suud ailesi memnuniyetle ileride İsrail’in kurulması anlamına da gelen Balfour deklarasyonunu da içeren anlaşmayı kabul etti.








Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 21 Eylül 2017 Kürtler İbrani değil Ural-Altay kökenlidir
    • 19 Eylül 2017 İkinci İsraili engelleme projesi
    • 18 Eylül 2017 Mezhep savaşlarını önlemek mümkün mü?
    • 21 Ağustos 2017 Fitnenin belgesi
    • 16 Ağustos 2017 Rüşvet Apartmanı
    • 24 Temmuz 2017 İsrail Baharında Filistin olma sırası kimde?
    • 21 Temmuz 2017 Atatürkün Ortadoğu Projesi
    • 19 Temmuz 2017 Şii-Sünni savaşını engelleyen iki lider
    • 18 Temmuz 2017 Darbeleri önleme rehberi 2
    • 17 Temmuz 2017 Darbeleri önleme rehberi
    • 19 Mayıs 2017 Dikkat! Rüzgara tükürmeyin
    • 4 Şubat 2017 Siirt Bakırcılar Çarşısı
    • 5 Ocak 2017 Ya çözüm ya ölüm
    • 4 Ocak 2017 Kazasız ve belasız U dönüşü nasıl olacak?
    • 2 Ocak 2017 İnnemel muminune ihve
    • 27 Aralık 2016 Sabah Fahrinin şehrinde barış var
    • 24 Aralık 2016 Netanyahu neden rahatsız?
    • 14 Aralık 2016 Teröre karşı üç zırh lazım
    • 12 Aralık 2016 Milli Para için Milli Servet şarttır
    • 7 Aralık 2016 Önce Milli Para gerisi palavra


     

    En Çok Okunan Haberler

    17096 µs