Piyasalar

19 Ekim 2017, Perşembe tsi
°C

En Sıcak Konular

Mustafa Hilmi Yıldırım
Yeni Mesaj Gazetesi

Mustafa Hilmi Yıldırım
25 Eylül 2017

Bilginin gücü



Günümüzde, eski güçlere ilâveten yeni güçler oluşmuştur. Bu güçlerden biri de bilgidir. Bilgi, diğer güçlerin kullanılmasında ve aralarında denge kurulmasında en etkin bir güçtür. Bilgi gücünü doğru ve yerinde kullanmadan küresel güce kavuşmak söz konusu olamaz.

Uluslararası ekonomi politiğin kurucusu kabul edilen Susan Strange, “yapısal güç” adı verdiği olgunun dört yapı taşından oluştuğunu söyler. Bunları şöyle sıralar: Güvenlik, bilgi ve teknoloji, üretim ve ticaret, para ve finans. Susan Strange, bu sıralamayı yaptıktan sonra şu hükmü verir: “Küresel aktör olmak için bilgi ve teknolojiyi üretme ve yönetme kabiliyetini kazanmak şarttır.”

Türkiye, küresel güç olma niyetini sıklıkla ifade etmektedir. Ama ne yazık ki, bilgi gücünü kullanmak için gerekli olan adımları atmıyor. Özellikle sosyal bilimler alanında çok yetersiz kalmaktayız. Öyle ki, kendimize ait bilgileri, aleyhimizde kullanan Batılılara, bizzat kendi ellerimizle sunmaktayız.

Bu iş şöyle oluyor: Türkiye, devlet bursuyla sosyal bilimler alanında yüksek lisans eğitimi için Batı ülkelerine öğrenci gönderiyor. Batılılar, bu öğrencilere Türkiye’yi çalıştırıyorlar. Meselâ, Türkiye’de Sünni-Alevi ihtilâfları, etnik köken haritası… gibi başlıklar altında tezler hazırlatıyorlar. Bu yolla öğrencilerimiz, Batılılara büyük bir bilgi gücü sağlıyorlar. Batılılar, böylesi bilgileri sadece casusları vasıtasıyla toplayabilirlerdi. Şimdi bunun yanına, bir de sosyal bilimler alanında yapılan akademik çalışmaları eklediler.

Aslında birçok alanda akademik elemanlar ile istihbarat elemanları ortaklaşa çalışmaktadırlar. Çünkü istihbarat, bilgi toplamayı, toplanan bilgileri analiz etmeyi ve ona göre gerekli önleyici tedbirler almayı içermektedir. Bir başka deyişle istihbarat, bir sosyal bilim dalına dönüşmüştür.

Maalesef Türkiye, sözünü ettiğimiz konularda Batılılardan çok gerilerde kalmıştır. Teknik ve tıbbi bilimlerde buluşlar yapıyoruz. Fakat sosyal bilimlerde hâlâ Batı’ya bağımlı durumdayız. Hâlbuki sosyal bilimlerde de kendi kültür ve medeniyetimize dayalı yeni buluşlar ve açılımlar ortaya koyabiliriz. Batılıların, dayattığı sosyal bilimleri yansız ve tarafsız sanmak büyük bir yanılgıdır. O bilgiler, algı operasyonları için kullanılan araçlardır.

Batılılar, işgal ettikleri ülkelerde bu araçlarından yararlanarak halkın inanç ve düşüncelerini değiştirmek için yoğun gayret sarf etmektedirler. Bunun en bariz örneği, ABD’nin 2007 yılından itibaren Ortadoğu’da yaptıklarıdır.

ABD, Ortadoğu’daki işgal ordusunda çok sayıda sosyal bilimci istihdam etmektedir. Ortadoğu toplumlarının din, dil, kültür ve medeniyetlerini bilen bu sosyal bilimciler, Pentagon’un geliştirdiği “Beşeri Bölge Sistemi” adlı proje çerçevesinde beşer kişilik ekipler halinde görev yapmaktadırlar.

Özetle ifade edersek, Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra, İslâm dünyası fiili olarak Batı’nın esareti altına girmiştir. Bu esaretten ders ve ibret alınmazsa, yaşanan tecrübelerden faydalanılmazsa, esaretten kurtulmak mümkün olmayacaktır. Şu bir gerçektir ki, esaretten kurtuluşun yolu, bilgi gücünü kullanmaktan geçmektedir. Bundan başkası, boş övünme ve hamasetten öteye geçmez.








Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 25 Eylül 2017 Bilginin gücü
    • 29 Ağustos 2017 Sömürü ve soygun aracı
    • 22 Ağustos 2017 Demokrasiden diktatörlüğe dönüşüm
    • 14 Ağustos 2017 Bolluk içinde kıtlık
    • 20 Temmuz 2017 İhtilaf ve çatışma
    • 13 Temmuz 2017 Terörle fikri mücadele
    • 29 Haziran 2017 Medeniyet krizi
    • 20 Haziran 2017 Büyümeyle büyülenmek
    • 16 Haziran 2017 Düşmana aldanan yöneticiler
    • 5 Haziran 2017 Ortadoğuda aşiretlerin yeri ve önemi
    • 1 Haziran 2017 Küresel terörizmin kurucusu ve koruyucusu
    • 22 Mayıs 2017 Fikri sömürü
    • 13 Mayıs 2017 Vekalet savaşları ve kaos
    • 8 Mayıs 2017 Barışı isteyenler ve istemeyenler
    • 2 Mayıs 2017 Siyasi sistemlerin önemi
    • 21 Nisan 2017 Yeni paylaşım savaşları
    • 10 Nisan 2017 Adaletsiz dünya düzeninin çöküşü
    • 4 Nisan 2017 Ortadoğu ve din savaşları
    • 29 Mart 2017 Görüntüyle aldatmak
    • 18 Mart 2017 İlkesiz dış politika


     

    En Çok Okunan Haberler

    15330 µs