Piyasalar

16 Aralık 2017, Cumartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Eyüp Kabil
Yeni Mesaj Gazetesi

Eyüp Kabil
28 Eylül 2017

İkinci darbe Nakşilerden



Türkiye, AKP iktidarında ilk büyük darbeyi kendilerini Nur Cemaati olarak adlandıran ve Said Nursi’nin öğretilerini benimseyen Fetullah Gülen ve şakirtlerinden yedi. 

İkinci büyük darbe de kendisini Nakşibendîliğin Halid-i Bağdadi kolundan olarak tanımlayan, aslen Yahudi kökenli olduğunu bildiğimiz Barzani’den geldi. 

Yani Sayın Cumhurbaşkanımızı ilk aldatan Nurcular ikinci aldatan da Nakşiler oldu. 

Hâlbuki tarihi biraz geriye sardığımızda hem Nurcuların hem de Nakşilerin sicilinin epey bozuk olduğunu görüyoruz. Devletimizin ve milletimizin güçsüz olduğunu düşündükleri dönemlerde, bu iki şer odağının hemen faaliyete geçtikleri tarihi bir vakıadır. Kendilerini İslami bir hareket olarak gösterdikleri halde bunların üzerindeki asıl irade emperyal güçler olmuştur. 

93 Harbi’nden yenilgiyle çıkmamızın akabinde Nakşi Mevlana Halid’in halifesi Şeyh Ubeydullah, bu süreçte isyan etmişti. Osmanlı şaşkındı; Bektaşilerin yerine dini bir güç haline dönüştürdüğü tarikatın bir şeyhi başkaldırmıştı; bu bir ilkti.

Şeyh Said isyanı da Nakşi şeyhinin başlattığı bir başka isyandır. Görünürde isyan din adına yapılmıştı, fakat isyanın oyun kurucusu İngilizler olmuştu. Musul ve Kerkük’ü ana vatana katmak üzere olan Türkiye, bu isyanla mücadele ederken Musul ve Kerkük’ü kaybetti. 

1919 yılında kurulan Teali İslam Cemiyeti mensupları da, Milli Mücadelenin ve Kuvayı Milliye hareketinin karşısında yer almışlardı. Kurucusu İskilipli Atıf olan bu cemiyetin üyeleri arasında Said Nursi de bulunmaktaydı. 

Menemen olayı ise Nakşi şeyhi Esat’ın adamları tarafından gerçekleştirilmişti. Yedek subay olay Kubilay silahsız bir şekilde yanlarına giderek isyana son vermelerini istemiş, fakat gözü dönmüş caniler tarafından caminin avlusunda başı kesilerek şehit edilmişti. 

Tarih sayfalarımız bu tür ihanetlerle doludur. 

Dinlerarası Diyalog’un Vatikan projesi olduğunu haykıranlara kulaklarını tıkayan bu iktidar, emperyalist güçlerin Barzani aracılığıyla oynağı Kürt kartını da tüm uyarılara rağmen görmezden geldi. 

Tıpkı Dinlerarası Diyalog gibi Barzani’nin izlediği yol haritası da emperyal bir proje. Birinin piyonu Nurcular, diğerinin piyonu da Nakşiler. Her ikisinin hedefinde de Türkiye var. Her ikisi konusunda da iktidar kanadı uyarıldı. Uyarılara kulak tıkayan iktidar yüzünden Türkiye, her ikisinden de darbe yedi. 

Hem Nurcuların hem de Nakşilerin ortak özelliği Atatürk düşmanı olmalarıdır. Çünkü Atatürk kazandığı milli mücadeleyle Sevr hayali kuran bu büyük emperyal oyununu bozmuş ve heveslerini kursaklarına tıkamıştı. İsyanlar da zaten bundan sonra başladı fakat Atatürk, bu hain planları da bozdu. Kürt’üyle Türk’üyle, Alevi’siyle Sünni’siyle bu milleti uyguladığı siyaset ile bir ve beraber yaptı. 

Onun için diyoruz ki, Mustafa Kemal Atatürk, bu ülkenin çimentosudur, birlik harcıdır. Atatürk’e düşman olmak ise bu birlik harcını yok etmek isteyen emperyalistlerin uşağı olmaktır. 

15 senelik AKP iktidarında çok güvendikleri Nurculardan ve Nakşilerden yenen bu darbeler umulur ki iktidar sahiplerini akıllandırmıştır. Atatürk’ün çizmiş olduğu istikamette milli politikaları aramayanlar, her zaman hüsran olmaya mahkûmdur.








Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 31 Ekim 2017 Cumhuriyetimiz ve kazandırdıkları -2-
    • 30 Ekim 2017 Cumhuriyetimiz ve kazandırdıkları -1-
    • 28 Eylül 2017 İkinci darbe Nakşilerden
    • 20 Eylül 2017 Yastık altı altınlar
    • 20 Temmuz 2017 İstanbulun makyajı aktı
    • 17 Nisan 2017 Hz. Aliyi sevmek
    • 6 Mart 2017 Hz. Nuh (a.s.) -1-
    • 18 Şubat 2017 Esnafa müşteri lazım!
    • 9 Ocak 2017 ABD, Türkiye ile savaşıyor!
    • 21 Aralık 2016 Suikastın düşündürdükleri
    • 5 Aralık 2016 Vah başımıza gelenler!
    • 28 Kasım 2016 Bilmiyorsanız bir bilene sorun
    • 7 Kasım 2016 Teşekkürler Mecidi
    • 31 Ekim 2016 Gece kahvesi
    • 23 Eylül 2016 FETÖnün ağababası
    • 19 Eylül 2016 ABDye gü-ve-nil-mez!
    • 5 Eylül 2016 Korku!
    • 30 Ağustos 2016 Çık işin içinden çıkabilirsen!
    • 24 Ağustos 2016 İkinci İstiklal Savaşı!
    • 9 Ağustos 2016 Dünyaya verilen mesaj


     

    En Çok Okunan Haberler

    15987 µs