Piyasalar

19 Ekim 2017, Perşembe tsi
°C

En Sıcak Konular

Prof. Dr. Haydar Baş
Yeni Mesaj Gazetesi

Prof. Dr. Haydar Baş
30 Eylül 2017

İmam Hüseyin ve Kerbela vahşeti



Bugün İmam Hüseyin'in Kerbela toprağında şehit edildiği gün. Muharrem'in 10'u, İslam âlemi için büyük bir matem günü…

İmam Hüseyin (a.s.), şehadetiyle Allah'a yürüyüp, vuslat şerbetini içmiştir.

Muharrem'in 10'u aynı zamanda tarih boyunca pek çok olayın vukû bulduğu bir gündür:

Hz. Âdem'in tevbesinin Allah tarafından kabulü,

Hz. Musa'nın kavminin Firavun'un gazabından kurtulması,

Hz. Nuh'un gemisinin karaya kavuşması,

Aşura çorbasının yapılarak Tufan'dan kurtuluşun kutlanması,

İbrahim Peygamber'in doğumu,

Süleyman Peygamber'in tevbesinin kabulü ve mülkünün kendisine iadesi,

Eyyub Peygamber'in dertlerinin şifa bulması,

Yunus Peygamber'in balığın karnından çıkması...

Hz. İsa (a.s.) o gün dünyaya gelmiş ve o gün semaya yükseltilmiştir.

Bu zikrettiklerimiz hep aynı güne, Muharrem ayının 10'una denk gelmektedir.

Fecr Sûresi’nin 2. ayetinde geçen "on geceye yemin olsun" ifadesinin tefsirinde, ayette geçen on gecenin Muharrem ayının ilk on günü olduğu beyan edilir.

İnsanlığın kurtuluş sembolü olan 10 Muharrem günü, ‘kan dökülmez, cana kıyılmaz, hiçbir canlının hayatına kast edilmez.’

Böyle bir günde insanların canını, malını, namusunu koruması ve kollaması gerekenler Âlemlere Rahmet Hz. Muhammed'in (s.a.v.) “oğlum” dediği Hz. Hüseyin'i (a.s.), onun çocuklarını, aile efradını ve sülalesini soykırıma tutup şehit ettiler.

Bu bir vahşettir. Bu bir soykırımdır.

Hiçbir insanın ibadetle elde edemeyeceği çok üstün bir makamdır şehitlik makamı…

Bütün peygamberlerin 10 Muharrem'de kazandıklarını Hz. Hüseyin, şehadet rütbesine kavuşmakla kazanmıştır.

O bakımdan Hz. Hüseyin nebilere denk bir insandır.

Bugün de Müslümanlara düşen vazife Hz. Hüseyin'in (a.s.) matemini tutmaktır.

Hakikatte Peygamber Efendimizin yolundan gitmemiz gerekir. Ehl-i Beyt'in matemini tutmaya mecburuz ve de memuruz.

Kerbela katliamının gerçekleştiği günden beri yapılan vahşet unutturulmamış; İmam'ın (a.s.) şehadeti, neden kıyam ettiği, neden öleceğini bildiği halde Kerbela yolculuğuna çıktığı asırlar boyunca dilden dile, gönülden gönüle aktarılmıştır.

O büyük İmam, bunu, kanını akıtarak sağlamıştır. Allah şefaatlerinden ayırmasın.

Kerbela katliamı, maymunlarla oynayan, aile efradıyla ilişkiye giren, Çarşamba günü Cuma namazını kıldıran Yezid'in, İslam ümmetine halife olamayacağının dünyaya haykırıldığı gün olmuştur.

Bugün dahi İmam Hüseyin'in şehadeti konuşuluyor, Yezid'in yaptığı vahşet anlatılıyorsa, bu İmam Hüseyin'in hak İmam olduğunun da ispatıdır esasen…

Hüseynî mantık budur.

Allah rızasını umarak, sırf Allah rızası için kanını, canını, evladını, akrabasını, malını hiçe sayabilmek… İslam'ın doğruları rayından çıkmasın, ümmet yanılmasın diye kendini feda edebilmek…

Hakkın bâtıl ile örtüldüğü, doğrunun yalanlar ile gizlendiği dönemler gördü İslam tarihi.

Gadir-i Hum günü hilafeti ilan edilen, 120 bin sahabenin duyduğu vasi tayininin 3 ay sonra unutulmasına şahit oldu.

Resûlullah’ın “Ehl-i Beyt'im” dediği Hz. Fâtıma'nın, Hz. Ali'nin, Hz. Hasan'ın, Hz. Hüseyin'in ümmetin nazarında yok sayıldığı günlerden geçti.

Yine İslam tarihi; İmam Ali Efendimizin velayetinin unutturulduğu; Ehl-i Beyt'in gizlendiği; camilerden Hz. Ali'ye küfredildiği ve “koltuk elden gidecek” kaygısı ile Masum İmamların hapislerde süründürüldüğü, can endişesi yaşadığı günlerden geçti.

Hz. Hüseyin Efendimizi, 72 ok ve kılıç darbesi ile şehit ettikten sonra onun mübarek vücudunu çırılçıplak bıraktılar, başını gövdesinden ayırdılar, mızrağa taktılar ve bedenini atlara çiğnettiler.

Dini, halifelik koltuğu uğruna kullanan zihniyet yaptı bunları…

Hz. Hüseyin mazlumdu. Çünkü 72 yâreni ile çıktığı yolculukta, öleceğini bile bile 30 bin kişilik Yezid'in ordusu ile savaşmış; kanını, yanlışları ikaz için esirgememiştir.

Üstelik onun kanı, sadece Yezid gibi din ile alakası olmayan bir kişinin iktidarına kıyam değil, Sakife ile başlayan sapmayı durdurmanın tek yolu olmuştur.

Şehadete yürüyeceği günün sabahında karşısındaki Yezid ordusuna bir konuşma ile Ehl-i Beyt'in önemini ve onlara itaati anlatmıştır.

Bu konuşmanın netice vermeyeceğini gören İmam (a.s.) şu duayı buyurmuştur:

"Allah’ım! Biz Peygamber'in (s.a.v.) Ehl-i Beyt'i, O’nun torunları ve yakınlarıyız. Allah’ım! Bize zulmeden ve hakkımızı gasp eden kimseleri zelil ve mahvet!” (Maktel-i Harezmî, c.1, s.249).

Amin.








Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2017 İmam Hüseyin ve Kerbela vahşeti
    • 29 Eylül 2017 İmam Hüseyin ve On Muharrem Günü
    • 28 Eylül 2017 İmam Hüseyin
    • 27 Eylül 2017 İmam Hüseyin kimdir?
    • 15 Eylül 2017 'Zalim Esed', Esad olursa
    • 14 Eylül 2017 Atatürkten öğrenilecek çok şey var
    • 13 Eylül 2017 Geleceğimiz için
    • 12 Eylül 2017 İmam Ali örneğinde devlet adamlığı
    • 11 Eylül 2017 Gadir-i Hum Bayramı'nda Tarsus'taydık
    • 8 Eylül 2017 Fakirliğe elveda diyebiliriz
    • 7 Eylül 2017 AB diye diye
    • 6 Eylül 2017 Arakan'a ağlamak yetmez
    • 5 Eylül 2017 Atatürk vatandır
    • 4 Eylül 2017 Kurban Bayramımız mübarek olsun
    • 30 Ağustos 2017 Atatürkün maaşı
    • 28 Ağustos 2017 Malazgirt'ten Büyük Taarruza Ehl-i Beyt nefesi
    • 25 Ağustos 2017 ABD'li Bakan niye geldi?
    • 24 Ağustos 2017 Emredildiği gibi dosdoğru olabilmek
    • 23 Ağustos 2017 Atatürk heykellerine saldırı
    • 22 Ağustos 2017 Tarımsız Türkiye


     

    En Çok Okunan Haberler

    17246 µs