Piyasalar

19 Ekim 2017, Perşembe tsi
°C

En Sıcak Konular

Aziz Karaca
Yeni Mesaj Gazetesi

Aziz Karaca
10 Ekim 2017

Hezeyanları hazmetmek için



Said Nursi’nin eserleri arasına serpiştirilmiş bol miktardaki hezeyanları ve hurafeleri hazmetmek için herhalde mandanınkine benzer bir mideye sahip olmak lazım.
Kitaba ve sahih Sünnete açıkça aykırı olan, İslam itikadını tamamen alt-üst eden bu hurafeleri kimler ve ne adına hoş görüyor, kimler ne adına hazmedilmesi için uğraşıyor?
Kimin ne haddine hezeyanları ve hurafeleri savunmak?
Said Nursi’nin İslam adına hezeyanlar yayma ve hurafeler uydurma ayrıcalığı nereden geliyor?
Bu ayrıcalığı, bu toleransı bu adama tanıyarak yeni nesillere yanlış tanıtmak, gerçek yüzünü saklamak yetkisi kimlere neden verilmiştir?
Hak ve hakikat adına her hangi bir Müslüman böyle bir hakka sahip olabilir mi?
Hakkın ve hakikatin hatırı her şeyin üstünde iken, her şeyden öncelikli iken, Kur’an hakikatlerini alt-üst eden bu hezeyanları “hoş görme” yetkisi kimlere ve nasıl verilmiştir?
İslam’ın bütün nimetlerinden faydalanarak, Müslüman milletin vergileri ile okuyarak belli makamlara gelen ilim adamlarının, söz konusu hezeyan ve hurafelere karşı mücadele mecburiyetleri yok mudur, yeni nesilleri bu tehlikeye karşı uyarma sorumlulukları yok mudur?
“İslam” şemsiyesi altına gizlenerek içerden çürütme, içten çökertme ve kale kapısını içerden açma anlamındaki bu eylem ve söylemlere karşı çağdaş müfessirlerin, muhaddislerin ve kelamcıların bir diyecekleri yok mudur?
Bir hurafe, bir hezeyan falancanın kitabında yer almışsa zinhar yanlıştır, reddedilmelidir ama Said Nursi’nin eserlerinde yer almışsa “bir hikmeti vardır” anlayışı ve aymazlığı daha ne kadar devam edecek?
Gününü gün eden, “salla başı al maaşı” modundaki sözde ilim adamları, İlahiyat çevreleri daha kaç kuşağın daha bu zehirli fikirlerle zehirlenmesini bekliyorlar?
“Şu ayet benim hakkımda inmiştir, şu sure ebcet hesabıyla benim doğumuma işaret ediyor, benim risalelerim Kur’an’ın geldiği yerden alınmıştır, bu eserler bana yazdırıldı” türünden daha binlerce hezeyan karşısında susmak ilim haysiyetine yakışıyor mu?
Sizin bir arsanıza, tarlanıza beş-on santim tecavüz söz konusu olunca kıyametler koparıyorsunuz, mahkemelere koşuyorsunuz da her şeyinizi borçlu olduğunuz Yüce İslam’a böylesine akıl almaz tecavüzlerin sahibi birini ya savunuyorsunuz ya da ağzınızı açıp bir tek söz etmiyorsunuz.
Bu nasıl bir anlayıştır, bu nasıl bir algı biçimidir ve bu ne kadar derin bir aymazlıktır?
Hazmetme kapasiteniz mi genişledi?
Bu hezeyanları hazmetmek için her halde mandanınki kadar bir mideye sahip olmak lazım, yoksa sizinki o cinsten midir?








Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 10 Ekim 2017 Hezeyanları hazmetmek için
    • 28 Eylül 2017 Dağlar kadar hüzün ortada iken
    • 26 Eylül 2017 'Başımı alabilirsiniz ama benden biat alamazsınız'
    • 25 Eylül 2017 Sünnilik sünger çekmek midir zulümlerin üstüne?
    • 23 Eylül 2017 Geldi yine mah-ı matem
    • 22 Eylül 2017 O yiğitler ki
    • 17 Eylül 2017 Verdiğimiz rahatsızlıktan ötürü
    • 14 Eylül 2017 Kadir-kıymet bilmeyenin bilgisinden ne olur?
    • 13 Eylül 2017 Zilhicceden sonra Muharrem gelir
    • 12 Eylül 2017 Mesele mezhep meselesi olmaktan çok öte
    • 8 Eylül 2017 Adil olmaya çağrılıyoruz
    • 6 Eylül 2017 Buzları eritecek formül
    • 5 Eylül 2017 Tarifsiz bir tarih ziyafeti
    • 28 Ağustos 2017 İki kurban arası Derinleşen ayrılık yarası
    • 27 Ağustos 2017 Sor utanmaz sor
    • 24 Temmuz 2017 Yüzyıl evvel yüzyıl sonra
    • 21 Temmuz 2017 Bu vebal ilim sahiplerinin boynundadır
    • 19 Temmuz 2017 Bir meczup imam oldu arkası cemaatle doldu
    • 18 Temmuz 2017 Tarihe not düşmek adına
    • 17 Temmuz 2017 15 Temmuzu doğru okumak


     

    En Çok Okunan Haberler

    15405 µs