Piyasalar

16 Aralık 2017, Cumartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Ali Nezir
Yeni Mesaj Gazetesi

Ali Nezir
30 Ekim 2017

Vatan ve Bağımsızlık



Bir toprağı vatan yapmak ve vatan olarak o toprakta yaşamak ve yaşayabilmek. Binlerce yıllık insanlık tarihinde belli başlı milletlerin ve medeniyetlerin devamlılıklarını sağlamak için toplumlarına verdikleri en önemli kavramlardandır, vatan ve bağımsızlık.
Hiç şüphesiz ki İslam dininin Yüce Peygamberi Muhammed Mustafa (s.a.a.) Efendimizin vatan olarak gördüğü yer Medine-i Münevvere idi. Medine’yi vatan edinen Efendimiz (s.a.a.) Medine’nin savunulmasına ne kadar çok özen gösterip önem verdiği bütün Müslümanların idrak ettiği bir gerçektir. 
Allah-ü Teâlâ’nın göndermiş olduğu dinin yaşanılmasının olmazsa olmaz şartı bağımsızlıktır. Bağımsızlık inancın yaşanılmasından o toplumun örfüne ananevisine ahlaki yapısına kadar en güzel şekilde ve biçimde hayat tarzını ortaya koyarak yaşaması yaşatması ve toplumun özelliklerinin sağlam temeller üzerine gelecek nesillere aktarımlarıdır.
Kur’an-ı Kerimde Enfal suresi 60. Ayeti kerimede Rabbimiz şöyle buyurmaktadır. ”Onlara karşı gücünüz yettiği kadar Allah’ın düşmanı ve sizin düşmanlarınızı ve bunların dışında Allah’ın bilip sizin bilmediklerinizi yıldırmak üzere kuvvet ve besili atlar hazırlayın. Allah yolunda sarf ettiğiniz her şey size haksızlık yapılmadan tamamen ödenecektir.” Enfal suresi Medine’de hicretin ikinci yılında Bedir gazvesinden sonra nazil olan suredir. 
Enfal suresi vatan kavramının işlenip vatanın savunulmasında savaşın gerekliliği ve barışın sağlanması. İslam dininin savunduğu ahlakın yaşanılması ve tüm dünyaya gösterilmesi için bağımsızlık ve hürriyetin, Müslümanlara ilahi vahiyle anlatıldığı ilk suredir.(mevdudi tefhimul kuran)
Birinci Dünya harbinden sonra vatanımızı işgale yeltenen hem Allah’ın, hem de bizim düşmanımız olan batılı kâfirlere ve içimizdeki işbirlikçilerine karşı en güzel cevabı Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve dava arkadaşları en iyi şekilde vermişlerdir.
Vatanımızı İşgalden kurtaran büyük önderimiz vatanımızın bir daha işgale uğramaması için tam bağımsızlığı şart koşmuş ve bu uğurda kurmuş olduğu Türkiye Cumhuriyetinin bağımsızlığı için üstün çaba sarf etmiştir.
Bugün Balkanlarda, Filistin’de, daha birçok Müslümanların yaşadığı fakat bağımsız olamadıkları, devlet kuramadıkları vatanlarında en basit ibadet etme hürriyetleri bile ellerinden alınmış yasaklanmıştır. Yakın tarihimizde soydaşlarımızın nasıl çocuklarına İslam adlarını vermelerinin yasaklandığına milletçe şahit olmuştuk.
Sözde özgürlüklerin doruk noktada yaşanıldığı Avrupa’da dahi ezan sesinin camilerin dışına verilmesini duyulmasını kesinlikle yasaklamıştırlar. Bırakın ezanın sesinin duyulmasını, ezanın nişanesi olan minareleri dahi görmeye tahammül edemeyen batı medeniyeti camilerin minarelerinin inşasına günümüzde dahi izin vermemektedir.
Vatan ve Bağımsızlığımızı kazanmamıza vesile olan büyük önderimiz merhum Mustafa Kemal Atatürk’ü en iyi şekilde anlamak ve milletimize gerçek Atatürk’ü anlatabilmek için, çok kıymetli Prof. Dr. Haydar Baş beyin ve kadrosunun düzenlemiş oldukları Atatürk Vatandır Sempozyumlarına katılmalı, insanımızın katılımını ve bilgilendirilmesini sağlamalıyız. 
Mustafa kemal Atatürk’ü en iyi şekilde anlamak, onun eserlerine sahip çıkmakla mümkündür. Atamızın en büyük eseri hiç şüphesiz ki Türkiye Cumhuriyetidir. Cumhuriyetimizin kuruluş yıldönümü olan 29 Ekim gününü Cumhuriyet bayramı olarak kutlamayı en önemli vazife olarak görmeliyiz.
Bu bayrama bütün sevdiklerimizle iştirak ederek Merhum Atamızın fikirlerinin ve eserlerinin, gerçek varislerinin bizler olduğumuzu bütün dünyaya gösterelim.   







Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Ekim 2017 Vatan ve Bağımsızlık
    • 25 Eylül 2017 Peygamberin evladını katledenler
    • 24 Eylül 2017 Kerbelanın tarihinde gördüğü işgaller
    • 23 Eylül 2017 Ah Kerbel
    • 22 Eylül 2017 Muharremiyeler ve makteller
    • 21 Eylül 2017 Muharrem ayı
    • 10 Eylül 2017 Gadir-i Hum ve hilafet
    • 26 Ağustos 2017 Yaşamak ve yaşatmak
    • 21 Ağustos 2017 Peygambere yakınlıkta sahabe ve bizler!
    • 17 Ağustos 2017 Deprem
    • 14 Ağustos 2017 Müslümana bahşedilen?
    • 7 Ağustos 2017 Osmanlıların Yahudi siyaseti!
    • 24 Temmuz 2017 Yaşamak, ama kim ile!
    • 17 Temmuz 2017 Zalimler hidayete eremez
    • 10 Temmuz 2017 Gıybet!
    • 9 Temmuz 2017 Ahlak ve Hucurat suresi
    • 3 Temmuz 2017 Fethetmek
    • 24 Haziran 2017 Nasb
    • 5 Haziran 2017 Hilalin görülmesi, hicri takvim ve Atatürk
    • 29 Mayıs 2017 Güzel!


     

    En Çok Okunan Haberler

    16225 µs