Piyasalar

15 Haziran 2019, Cumartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Dr. Ahmet Hamdi Kepekçi
Yeni Mesaj Gazetesi

Dr. Ahmet Hamdi Kepekçi
9 Kasım 2012

Vay canına! Bozacının şahidi şıracı



Ülkemizde yaşananlar karşısında hayretler içerisinde kalmamak mümkün değil. Yaşanan her hadise insana küçük dilini yutturacak cinsten. Adım adım federasyona doğru giden bir süreci yaşıyoruz. Başkanlık sistemi adı altında veya yerel yönetimlerin büyükşehir şeklinde yapılandırılması deyin,  gidişat federasyona doğru. Son 10 yıl içerisinde ülkemizde etnik ayrımcılık zirveye çıkmış durumda. Bu bile etnik temelli federatif yapının bir alt yapısı niteliğindedir. 
Devletin ulusal yapısını muhafaza için canlarını dişlerine takarak mücadele verenler, şimdilik kaydı ile mağlup görünebilir. Ancak bu kaybediş şahısların değil, milletin ve devletin kaybedişi anlamına gelmektedir. Ülkemiz ulus karakterini ve bununla birlikte millet birliğini kaybederken; batının tarzı olan sembollerle muhatabına mesaj verme alışkanlığı devam etmektedir. 
Bakın yaşadığımız son örneklerden birine. Yandaş medyada olağan olarak gösterilen aslında bomba bir karakter taşıyan haber;  “Şemdin Sakık’ın Ergenekon davasında gizli tanık olarak dinlendiği anlaşıldı.” İşin garip tarafı bunca günden beri gizli tanık olarak dinlenen Sakık, kimliğinin açık olmasını kendisi istedi. 
Peki, Bu ne anlama geliyor? 
1.    Bu kamuoyuna karşı soğuk bir savaştır. Tanıklıktan öte millete mesaj verilmek istenmiştir, sembollere yabancı olanların gözüne gözüne vurarak verilmek istenen mesaj kafalara çakılmıştır. Tepkisinden korku duyulmayan halk psikolojik olarak ezilmektedir. 
2.    Devletin bir kurumu olan mahkeme nazarında asker, gazeteci, siyasetçi şüpheli; PKK’lı muteber duruma gelmiştir. Bürokrasinin tepe noktalarında görev alanlar şüpheli, PKK’nın elebaşları sözüne itibar edilir olmuştur. Şemdin Sakık’ın tutuklanıp Türkiye’ye getirilmesinde görev alan askerler şu an Silivri’de mahkûm durumdadır. 
3.    Mahkûm bir terörist olan PKK’lı Sakık gizli tanık olduğuna göre, bakalım daha kimler mahkemede gizli tanıklık yapmaktadır. Gizli tanıklığın kuralları, şartları mutlaka açıklanmalıdır. Biz nereden bilelim CIA’dan, Mossad veya bilmem hangi devlet düşmanı teşkilatlardan gizli tanıklar olmadığını. 
4.    Bu olaydan hareketle gizli kapılar ardında ne dolaplar döndüğü de gözler önüne serilmiştir. Yaşanan tablo, ‘dışı kalaylı içi vayvaylı’ cinsten bir tablodur. Devletin itibarına gölge düşürülmeye çalışılmaktadır. 
•    Vatandaşımız hayretler içindedir. Okurların internet sitelerinde yaptığı birkaç yorumunu aşağıya alıyorum. 
•    “Ne bu şimdi… Gülelim mi, Ağlayalım mı yoksa şaşıralım mı? Vatan haini ordu düşmanı PKK’lı terörist devletin gizli tanığı. 
•    Deniz ( Ş. Sakık olduğu bilinmeksizin) 33 askerin şehit edilmesinde Ş. Sakık’ı aklayacak ifadelerde bulunuyor. Yargıç, savcı vs. biliyor elbet ama kamuoyu bu sözlerle ikna edilmeye çalışılıyor. Ve o yargıç ve savcılar da buna izin veriyor. Bu da “ileri” hukuk oluyor herhalde. 
•    Birbirine düşman iki kişi birinin diğeri aleyhine tanıklığı hangi yargı sisteminde var. Böyle adalet dağıtılır mı? 
•    Tanık diye dinledikleri kişiye bak yargıladıklarına bak. Ortaçağda bile bu kadar adaletsiz bir yargılama olmamıştır. 
•    Bu tanık bir istihbarat zaafıyla ortaya çıkmadı alenen ifşa edildi. Yani artık bu haberin Türkiye’deki insanlar üzerindeki etkilerinden korkulmuyor, yani artık “game over.” 
 Bir tarafta PKK ile görüşen hükümet, diğer tarafta kendisiyle mücadele etmiş askere karşı mahkemede gizli tanıklık yapan PKK’lı. Görüldüğü gibi birisi diğerini tamamlıyor. Unutulmaması gereken aynı hükümet PKK’lılar için Habur’da özel mahkemeler de kurdurmuştu. Bu mahkemede PKK’lıların söyledikleri mahkeme kayıtlara geçirilmemiş, hukuk önünde onları aklayacak ifadeler söylenmiş gibi kayıtlara geçirilmiştir. 
Hadi hükümeti anladık bir görevi yerine getirmeye çalışıyor; peki niçin milletin TBMM’deki temsilcilerinin de sesi çıkmıyor? 
Hatırlamışken söyleyeyim, sahi bu MHP ne ile meşgul acaba? 
O halde görev, sessiz çığlık atan yığınlara kaldı o zaman. 







Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    Meltem Haber Facebook'ta! Meltem Haber Twitter'da! Meltem Haber Friendfeed'de! Meltem Haber RSS

    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 27 Ekim 2017 Yedi başlı ejderha
    • 20 Eylül 2017 Irak bölgesel kürt yönetiminin referandumu nelere gebe
    • 8 Ağustos 2017 İkinci 15 Temmuz güneyden mi gelecek?
    • 10 Temmuz 2017 Paristen İstanbulu seyretmek
    • 13 Haziran 2017 Tarım deyip geçmeyelim
    • 7 Haziran 2017 Katar üzerinden verilmek istenen mesajı okuyalım
    • 8 Mayıs 2017 Müslümanlar birbirinden ne kadar haberdarlar
    • 6 Mayıs 2017 O bir İcmal genciydi
    • 28 Nisan 2017 Gençlik hakkında
    • 2 Nisan 2017 Çağımızın Bozkurtuna ihtiyaç var
    • 19 Mart 2017 Dünyanın en faydalı meyvesi hangisi?
    • 9 Mart 2017 Srebrenitsayı unutmayalım!
    • 3 Mart 2017 Köprü
    • 25 Şubat 2017 Saldırı insan odaklı yapılıyor
    • 17 Şubat 2017 Kök hücrelerimizden haberdar mıyız?
    • 8 Şubat 2017 Post-truth mu yoksa gerçeklik mi?
    • 30 Ocak 2017 Kıyamet saati 2.5 dakikayı gösteriyor
    • 25 Ocak 2017 Yeni Dünya Düzeni kaçınılmazdır
    • 18 Ocak 2017 'Badel harabül Basra' demeden
    • 14 Ocak 2017 Zifiri karanlıktan nasıl çıkılacak?

    En Çok Okunan Haberler



    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1536201 µs