Piyasalar

15 Haziran 2019, Cumartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Dr. Ahmet Hamdi Kepekçi
Yeni Mesaj Gazetesi

Dr. Ahmet Hamdi Kepekçi
9 Ocak 2013

Kılıçdaroğlu da İmralı ile görüşme kuyruğunda



Apo ile yapılan görüşmeler son günlere damgasını vurdu. AKP hükümeti ‘İmralı ile görüşüyoruz’ diyor; süreç süratle işliyor. Kamuoyunun tepkisini en aza indirmek için, Apo ismi değil de; İmralı ifadesi bilinçli olarak kullanılıyor. Oslo’da başlayan görüşmeye rağmen, Sayın Başbakan Erdoğan ‘kimmiş görüşen’ deyip, galiz sözler söylemiş ardından görüşenlerin kendileri olduğunu itiraf etmişti. 
Bir taraftan Mehmetçik dağlarda PKK avında ölüm kalım mücadelesi verirken, devleti yöneten hükümet, Apo ile görüşmeye devam ediyor. 
Daha önce Mesut Barzani’den işittiğimiz İran, Irak, Suriye ve Türkiye’deki Kürtlerin birleşip bir Kürdistan kurma vakti geldi demesinden sonra bu ifadeleri daha sık duyar olduk. Şimdi de aynı yaklaşımı BDP genel başkanı seslendiriyor. Süreç ABD tarafından yönetiliyor. Basında sürpriz olarak değerlendirilen, aslında hiçbir sürpriz tarafı olmayan bir gelişme de, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun açıklaması. Kılıçdaroğlu, Apo ile görüşme konusunda AKP’ye destek verdiklerini açıklıyor. Bu cümleyi şöyle anlamak gerekir: Destek verilen AKP değil, bizzat Apo’nun PKK’nın kendisidir. CHP uzun zamandan beri veremediği kararını verdi anlaşılan. Bir ileri bir geri adım atan CHP de ulus devletten taviz verdi. Amerikan lobilerinin baskısına yenik düştü. MHP deseniz zaten AKP’nin koltuk değneği vazifesini görmekle meşgul. KONDA’nın araştırmasına göre Kasım 2012 verilerinde MHP’nin AKP yandaşlığına doğru kaydığı gözleniyor.

Millet terör ile tehdit edilip savaşın içine çekiliyor 
Suriye ciddi bir mağduriyetin içindedir. Savaşın soğuk yüzü ülkenin her taş parçasına ve her insanının yüreğine sinmiş durumdadır. Düşünebiliyor musunuz, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği raporuna göre, Suriye’den ayrılarak diğer ülkelere sığınan mülteci sayısı 509 bin 600’e ulaştı. Bir empati yapıp düşünelim, en iyi koşullarda bile evimizden, yurdumuzdan ne kadar uzak kalabiliriz? Peki, bu insanlar maddi ve manevi olarak ne kadar sıkıntı çekiyorlar düşünebiliyor musunuz? Hadi bu insanların yurdunda işgal girişimi var. Peki, Sayın Erdoğan “biz savaşa hazırız” diye avazı çıktığı kadar bağırırken, savaşın soğukluğunu hissediyor mu, savaşın ateş olup nasıl da kavurduğunu yaşıyor mu acaba? Güvendiği dağlara bir gün kar yağacağını hak ve hakikatle karşı karşıya kalacağını hiç hesaplamıyor mu? 
Yandaş medya Apo ile görüşme sürecinde bakınız ne diyor? Anneler, gelecek barış haberini bekliyor, artık çocuklarımız ölmeyecek diye seviniyor diye yazıyor. Bu bir toplum mühendisliği haberidir. Aynı gazete Sayın Erdoğan savaş çığlıkları atarken neden yaşananlar bir işgal sürecidir, Müslüman’ın Müslüman’a canı da, malı da, namusu da haramdır, otur oturduğun yerde neden demiyor? PKK terörünün arkasındaki güçle, Suriye’ye saldıran güç aynı güçtür. Dün Asala terörü ile sağ - sol çatışmaları ile bugün ise PKK terörü ile yüzünü gösteren emperyalizm yarın bir savaş ile emellerini gerçekleştirmek isteyecektir. 

Kim daha kazançlı, Erdoğan mı Esad mı? 
Geçtiğimiz günlerde Sayın Erdoğan, Şanlıurfa’nın Akçakale ilçesinde ‘Esad seni tanımıyoruz, artık defol’ deme cüretinde bulunuyor. Esat yapılan referandumla halkından destek almış bir lider. Canı pahasına yurdunun bağımsızlığı ve bölünmez bütünlüğü işin çalışıyor. Amerika’nın isteklerine boyun eğmiyor. 
Peki, Sayın Erdoğan sen ne yapıyorsun? 
Dipsiz kuyu misali, ülkeyi Avrupa Birliği uçurumundan aşağı atıyorsun. Yetmedi ABD ile stratejik ortaklık adına ülkeyi Müslüman komşularıyla savaşın eşiğine kadar getirdin. Yetmedi teröristlerle devleti pazarlık masasında buluşturdun. Esad bunları yapmadığı için bugün bu kaderi yaşamaktadır. Ancak kazanan kim, kaybeden kim bu materyalist bakış açısıyla anlaşılamaz. Bazı ölümler vardır, kazancın ta kendisidir; bazı yaşamlar vardır, o da ölümün ta kendisidir. Hükümet ne kadar saklarsa saklasın ABD’nin infaz masasında Türkiye de vardır. 
Taviz vererek ülkemizin varlık mücadelesi sürdürülemez. 








Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    Meltem Haber Facebook'ta! Meltem Haber Twitter'da! Meltem Haber Friendfeed'de! Meltem Haber RSS

    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 27 Ekim 2017 Yedi başlı ejderha
    • 20 Eylül 2017 Irak bölgesel kürt yönetiminin referandumu nelere gebe
    • 8 Ağustos 2017 İkinci 15 Temmuz güneyden mi gelecek?
    • 10 Temmuz 2017 Paristen İstanbulu seyretmek
    • 13 Haziran 2017 Tarım deyip geçmeyelim
    • 7 Haziran 2017 Katar üzerinden verilmek istenen mesajı okuyalım
    • 8 Mayıs 2017 Müslümanlar birbirinden ne kadar haberdarlar
    • 6 Mayıs 2017 O bir İcmal genciydi
    • 28 Nisan 2017 Gençlik hakkında
    • 2 Nisan 2017 Çağımızın Bozkurtuna ihtiyaç var
    • 19 Mart 2017 Dünyanın en faydalı meyvesi hangisi?
    • 9 Mart 2017 Srebrenitsayı unutmayalım!
    • 3 Mart 2017 Köprü
    • 25 Şubat 2017 Saldırı insan odaklı yapılıyor
    • 17 Şubat 2017 Kök hücrelerimizden haberdar mıyız?
    • 8 Şubat 2017 Post-truth mu yoksa gerçeklik mi?
    • 30 Ocak 2017 Kıyamet saati 2.5 dakikayı gösteriyor
    • 25 Ocak 2017 Yeni Dünya Düzeni kaçınılmazdır
    • 18 Ocak 2017 'Badel harabül Basra' demeden
    • 14 Ocak 2017 Zifiri karanlıktan nasıl çıkılacak?

    En Çok Okunan Haberler



    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    2008468 µs