Piyasalar

17 Haziran 2019, Pazartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Dr. Ahmet Hamdi Kepekçi
Yeni Mesaj Gazetesi

Dr. Ahmet Hamdi Kepekçi
1 Nisan 2013

Tunceli - Kürdistan - Lazistan



Teröre çözüm adıyla yola çıkan Erdoğan ve hükümeti,  ‘çözüm sürecini’ eline yüzüne bulaştırdı. 
Kalkmış hukuku yok sayıyorlar; ‘suç ise, biz bunu işleriz’ diyorlar. 
Baştan sona yanlışlarla dolu bir süreç bu. 
Öncelikle teşhisi yanlış koyuyorlar. ‘Kürt sorunu var’ diyorlar ve Türk milletinin paramparça olma yolunu açıyorlar. 
Sağır sultan duydu bunlar duymadı; Kürt sorunu yoktur, PKK sorunu vardır. 
Yaptıkları uygulamalar ile Kürt kardeşlerimizi terörün kucağına itiyorlar. Sanki güneydoğuda, doğu Anadolu bölgesinde bir savaş varmış gibi gösteriyorlar. 
Velhasıl, bilerek veya bilmeyerek bölme ve parçalama senaryosunun içinde yer alıyorlar. 
  
Tunceli Köklerine Bugün de Bağlı 

Geçtiğimiz günlerde Tunceli’de idim. 
Fırat Nehrini oluşturan kollardan birisi Tunceli’deki gözelerden doğan Munzur çayıdır. 
Munzur çayının hikâyesini biliyor musunuz? 
Munzur baba bir efendinin çobanı. Ağası hacca gitmiştir. Hanıma, ağasının canının helva çektiğini söyler. Ağanın hanımı, Munzur’un istediğini düşünür ve gariban helva yesin diye yapar ve verir. Munzur, erenlerden bir zattır. Helvayı keramet ile ağaya ulaştırır. Vakti geldiğinde ağa hacdan döner. Ziyaretçiler, ağanın elini öpmek isterler. Ağa ise, ‘benim değil, asıl Munzur’un elini öpün’ der. Bunu duyan Munzur, utanır ve hızlıca oradan uzaklaşırken elindeki süt dökülür. Dökülür dökülmesine ama, döküldüğü yerlerde su gözeleri oluşur. İşte Munzur çayının kaynağı bu gözelerdir. 
Tunceli evliya nefesinin yoğun olduğu bir ilimiz. 
Orada yaşayanlar Ehli Beyt sevdalısı. 
Tunceli devletin bölünmez bütünlüğünün yanında. 
Ancak, Tuncelili küskün ve kırgın. 
Yavuz Sultan Selim’den ve özellikle İkinci Mahmut’tan beri ezilmişler ve ötekileştirilmeye çalışılmışlar. 
Bütün bunlara rağmen, devletin yanında ve Türk milletinin bir parçası durumundalar. 
Güneydoğu ve Doğu Anadolu’da yaşayanların diğer bölgelerimizde yaşayanlardan daha farklı bir istekleri yok ki; insanca yaşamak istiyorlar. İş istiyorlar aş istiyorlar. 
Anayasada zaten Kürt olsun, diğer etnik unsurlar olsun, bütün Türk milletine eşit haklar verilmiş. 
Gel görelim siyaset taraflı davranmış, özellikle ayrımcılık uygulanmış, milletimizin kimyası ile oynanmış. 
  
Erdoğan, Kürdistan, Lazistan 

Dün Osmanlının parçalanma sürecinde oynanan oyun bugün de ülkemizde sahnelenmektedir. 
Barış adı altında bölücülük yapılıyor. 
Sayın başbakan acaba ne yaptığının farkında mı? 
"Güçlü bir Türkiye asla eyalet sisteminden korkmamalıdır" diyor Erdoğan, diyor da; ortada bırakın güçlü olmayı bir Türkiye bile, bırakmıyorlar. 
Güya Osmanlıda Kürdistan varmış, Lazistan varmış.  Bundan niye gocunuyorsunuz diyor. Eyvah bölgelerin adı bile konmuş… 
CHP safını belirleyemedi, ‘dur bakalım’ diyor. Güç kimdeyse onun yanında yer almanın derdinde. 
Meclis içinde kuzu siyaseti yapan MHP, halkın önüne çıktığında aslan kesiliyor. 
Seçilmiş milletvekillerinin akillı olmadıklarını kabul edip akilli adam arıyorlar. 
Ülkemizde akıl tutulması yaşanıyor. 

Zifiri Karanlıklar Aydınlığın Müjdecisidir 

Ancak karanlığın en yoğun olduğu zamanlar aydınlığın da müjdecisidir. 
Bakın bütün bu olumsuz gelişmeler yaşanırken BTP genel başkanı Prof. Dr. Haydar Baş Rusya parlamentosu Duma’da yaptığı konuşmada kendine ait olan Milli Ekonomi Modelini anlatıyor. Bir devrin kapanışını ve yeni bir devrin açılışını müjdeliyor. Rusya meclisinde ‘Yaşasın Türk Milleti’ diye haykırıyor. 

Ey millet son söz sende. 







Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    Meltem Haber Facebook'ta! Meltem Haber Twitter'da! Meltem Haber Friendfeed'de! Meltem Haber RSS

    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 27 Ekim 2017 Yedi başlı ejderha
    • 20 Eylül 2017 Irak bölgesel kürt yönetiminin referandumu nelere gebe
    • 8 Ağustos 2017 İkinci 15 Temmuz güneyden mi gelecek?
    • 10 Temmuz 2017 Paristen İstanbulu seyretmek
    • 13 Haziran 2017 Tarım deyip geçmeyelim
    • 7 Haziran 2017 Katar üzerinden verilmek istenen mesajı okuyalım
    • 8 Mayıs 2017 Müslümanlar birbirinden ne kadar haberdarlar
    • 6 Mayıs 2017 O bir İcmal genciydi
    • 28 Nisan 2017 Gençlik hakkında
    • 2 Nisan 2017 Çağımızın Bozkurtuna ihtiyaç var
    • 19 Mart 2017 Dünyanın en faydalı meyvesi hangisi?
    • 9 Mart 2017 Srebrenitsayı unutmayalım!
    • 3 Mart 2017 Köprü
    • 25 Şubat 2017 Saldırı insan odaklı yapılıyor
    • 17 Şubat 2017 Kök hücrelerimizden haberdar mıyız?
    • 8 Şubat 2017 Post-truth mu yoksa gerçeklik mi?
    • 30 Ocak 2017 Kıyamet saati 2.5 dakikayı gösteriyor
    • 25 Ocak 2017 Yeni Dünya Düzeni kaçınılmazdır
    • 18 Ocak 2017 'Badel harabül Basra' demeden
    • 14 Ocak 2017 Zifiri karanlıktan nasıl çıkılacak?

    En Çok Okunan Haberler



    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1577531 µs