Piyasalar

17 Haziran 2019, Pazartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Müslim Karabacak
Yeni Mesaj Gazetesi

Müslim Karabacak
26 Mayıs 2013

İnsan, insancık ve cacık



Alın size üç insan tipi.
Neye göre mi?
Olaylara ve olaylar sonrası olanlara göre.
İngiltere’de mini bir 11 Eylül tiyatrosu oynandı geçenlerde.
Dünya alem seyircisi önünde.
Bir asker iki kişi tarafından satırla öldürüldü.
Öldürenlerin Müslüman ilan edilmesine şaşmadım da, bir insan cinayet mahallinde elinde suç aleti ve cinayet alameti (kanlı eller) ile polisi “gel beni tut”, ey dünya sen de “bu yalanı yut” diye niye ve nasıl bekler?
Dahası, etraftakilerin kameraların, cep telefonlarına poz vermeler, “biz yaptık, masum ve mazlum Müslümanların intikamını almak için yaptık, arkası gelecek, hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” türü açıklamaları da işin çabası.
Bekler, beklemeli, beklemek zorundaydılar.
Zira beklemeyip kaçmış olsa, bu cinayetin faili ortada kalır, Müslümanların(!) dışında birine fatura edilirdi. Edilmedi.
Dış görünüşü tam bir mide bulantısı iğrenç bir tip dünya kamuoyu önüne konarak bir taşla iki kuş imha edildi. 
Hem terörist hem de iğrenç ötesi insan, kim Müslüman –haşa-.
Peki ne oldu?
Şu oldu.
Ülkesinin bir askeri Müslüman olduğunu ilan eden bir terörist tarafından öldürülen İngiltere Başbakanı yapmakta olduğu Fransa ziyaretini yarıda keserek ülkesine döndü, kamunun önüne çıktı, yasama, yürütme, yargı, bandaj ile sargı ve sair erkleri olumsuz etkilemeyecek bir açıklama yaptı.
Gel gelelim bizim mahalleye.
Reyhanlı’da devletlülerimizin verdiği rakama göre 51 vatandaşımız öldürüldü.
Bu sayının fazlasını iddia edenler bir kenara.
Başbakanımız tam da bu sırada ABD’ye gitti.
Gitmeden önce yasamayı, yürütmeyi, yargıyı, bandajı ve sargıyı bir kenara atıp açıklamalarda bulundu.
Önce barış sürecini çekemediler halat koptu dedi.
Kısa bir müddet sonra Suriye istihbaratı el-Muhaberat yaptı dedi.
Sonra o yaptı dedi, az sonra hayır bu yaptı dedi, az sonra da kim yaptıysa yaptı dedi ve çantayı kapıp ABD’ye uçtu.
Cameron gibi yapacak değildi ya.
Bitmedi, daha söyleyeceklerim var.
Günlerce güzide medyamız bu olayı, İngiliz askerin öldürülmesi olayını haber değeri sıralamasında ilk sıralara koydu.
Ölen İngiliz’di netekim.
Öldüren de Müslüman.
Satırlı katil.
Gerek yerli gerek yabancı kanalları izleyin görün, her gün kaç insan öldürülüyor, hiçbiri İnciluz kadar değere sahip değil.
Ben mümkün oldukça Arap kanallarını izlemeye çalışırım.
Yerli kanalların en az iki katı olay var.
Nerde?
Türk-İslam coğrafyasında.
Afganistan’dan Pakistan’a,
Libya’da Mısır’a,
Sudan’dan Somali’ye,
Irak’tan Suriye’ye.
Hem de bir iki tane değil.
Beşer, onar, hatta ellişer kişi.
Kimin umurunda?
Hiç kimsenin.
Düşünsenize biraz, batı dünyasından gönderilenlere Türk hükümetinin ayarladıkları da eklenip Suriye’ye gönderiliyor.
Ne mi?
Silah ve askeri mühimmat.
Niye?
Allah’ın herhangi bir cana kıymayı haram kıldığı Recep ayında birkaç Müslüman daha öldürülsün diye. Din-i mübin-i İslam’ı, don, gömlek ve kıl troykasına mahkum edenler de bu süreçte hükümete dualı.
Irak’ta öldürenlere biz yardımcı olduk.
Libya’da öldürenlere biz yardımcı olduk.
Suriye’de öldürenlere biz yardımcı olduk, hala da oluyoruz.
Ve bilmediklerimiz. 
Hadi diyelim ki, Suriye Şii.
Peki yal Libya?
Ya Mısır?
Ya Irak?
Bunlar da mı Şii.
Değil, Sunni hepsi.
Demek mesele Şii-Sunni meselesi değil.
Mesele insan, insancık ve cacık meselesi.
Ya da cacık hammaddesi meselesi.







Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    Meltem Haber Facebook'ta! Meltem Haber Twitter'da! Meltem Haber Friendfeed'de! Meltem Haber RSS

    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Ekim 2017 Cumhuriyet İmam Alinin (a.s.) Saltanat Muaviyenin yönetim biçimidir
    • 20 Aralık 2016 Müslüman olmanın iki esası; iman ve amel-i salih -2-
    • 19 Aralık 2016 Müslüman olmanın iki esası; iman ve amel-i salih -1
    • 23 Ekim 2015 Başınıza taş yağsa 'tarla duvarımız için Allah taş gönderdi' diyeceksiniz
    • 22 Ocak 2015 Emaneti ehline vermek ve adaletle hükmetmek
    • 7 Temmuz 2014 Hangi biri, hangi biri
    • 19 Haziran 2014 Bir güne iki 'berat'
    • 6 Haziran 2014 Nasıl da benziyorlar
    • 3 Mayıs 2014 Terane-i Recep Tayyip
    • 13 Mart 2014 O benim bu benim değil
    • 10 Mart 2014 Damatlardan birinin
    • 31 Ocak 2014 17 Aralık Hatırası
    • 29 Ocak 2014 Dik dur eğilme (çok yedin reflün azar)
    • 24 Ocak 2014 Eee! Külahın var ya be oğlum!?
    • 25 Aralık 2013 Değişik hizmet sahaları
    • 6 Aralık 2013 İt ırkı
    • 5 Aralık 2013 Gerçekte hangisi 'hasta?'
    • 11 Ekim 2013 İmani konular şöyle dursun ameli konularda bile zerre taviz olmaz!
    • 6 Ekim 2013 Tarih boyunca Şam alimleri (III)
    • 5 Ekim 2013 Tarih boyunca Şam alimleri (II)

    En Çok Okunan Haberler



    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1875486 µs