Piyasalar

17 Haziran 2019, Pazartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Müslim Karabacak
Yeni Mesaj Gazetesi

Müslim Karabacak
23 Eylül 2013

Rahman'ın meleklerinin koruduğu diyar; ŞAM 4



Şam Asırlar Boyunca Mevzi Bekleme Yeri ve Cihadın Merkezidir
Bundan dolayı bu ümmetin mümin salih kulları Şam hudutlarında nöbet beklemeye çok önem verirlerdi.
Evzaî, Ebu-l İshak El-Fezarî, Mahlad bin Hüseyin, İbrahim bin Edhem, Abdullah bin Mübarek, Yusuf bin Esbat gibi benzeri şahsiyetler Şam hudutlarında nöbet beklemişlerdir.
Bazıları da Şam’ın hudutlarında nöbet beklemek için Horasan, Irak ve diğer yerlerden geliyorlardı. Çünkü Şam halkı Kitap Ehli olan Hıristiyanlarla savaşıyorlardı. 
(Ne garip, bugün ise değişik ülkelerden gelen sözüm ona Müslüman olduğunu iddia edenler Kitap Ehli, yani Yahudi ve Hıristiyanlar için savaşıyorlar, acımadan ve en vahşi tarzda Müslümanları öldürüyorlar.)
Şam: Münafıkların 
Müminlere Galebe 
Çalması Yasaklanan Yer
İmam Ahmed (Allah O’ndan razı olsun), Hudeybiye antlaşmasına katılmış sahabelerden olan Hüzeym bin Fatik El-Esedî’den (Allah O’ndan razı olsun) rivayet ettiğine göre Resûlullah (aleyhissalatü vesselam) şöyle buyurdu: “Şam halkı Allah’ın yeryüzündeki kamçısıdır. Onlarla dilediği kimseden intikamı istediği şekilde alır. Münafıkların, müminlerine galebe çalması haram kılınmıştır. Onun münafıkları ancak gamla veya kahrolmakla veya üzüntü ile ölürler.” (Elbani, Daifeh, (1/69)
Şam Müminlerin 
Yurdudur
Seleme bin Nüfeyl El-Kindi’den (Allah O’ndan razı olsun) rivayet edildiğine göre der ki; “Ben Allah Resulü’nün (aleyhissalatü vesselam) yanında oturuyordum. Biri: “Ey Allah’ın Resulü! İnsanlar atları salıverip, silahları bırakarak cihad yok, savaş sona erdi” dediler.
Allah’ın Resulü yüzünü çevirerek dedi ki; “Onlar yalan söylediler, asıl şimdi savaş başladı. Ümmetimden hak uğrunda savaşacak sürekli bir topluluk bulunacaktır. Allah, bazı insanları onlara yönlendirir, onların rızkını bu insanların sayesinde verir. Bu durum kıyamet kopuncaya kadar, Allah’ın emri geçekleşinceye kadar devam eder. Atların alınlarında kıyamet gününe kadar hayır vardır… Müminlerin yurdu Şam’dır” (Nesai (3561)).
İbn-ül Esir der ki: “Hadiste geçene “Ukrü’ş Şey”, bir şeyin özü, yeri anlamına gelir. Hadis sanki fitnenin ortaya çıktığı zamana işaret etmektedir. Yani Şam, fitnenin ortaya çıktığı bir zamanda diğer bölgelere oranla daha güvenli ve orada yaşayan Müslümanlar diğer bölgelerde yaşayan Müslümanlara oranla daha güvende olacaklardır” (Nihaye, (3/529)).
Şam Fitne ve Büyük Savaşlar Döneminde Sağlam Bir Kaledir
Resûlullah (ayehissalatü vesselam) buyurduğu gibi “Dikkat edin! Fitne ortaya çıktığında iman Şam’da olacaktır” (Ahmed rivayet etmiştir (21226)). 
Ebu Davud 2482 numaralı hadis olarak, Ahmed bin Hanbel 6832 numaralı hadis olarak Abdullah bin Amr’dan (Allah O’ndan razı olsun) rivayet ettiğine göre Amr’ın ben Allah Resulü’nün (aleyhissalatü vesselam) şöyle dediğini işittim der: “Hicretten sonra bir hicret daha olacaktır. (yani Medine’den sonra Şam’a hicret edilecektir). Yeryüzünün en hayırlıları İbrahim’in (aleyhisselam) hicretini kendine örnek edinenlerdir. Geriye yeryüzünün en kötüleri kalır ve yeryüzü onları yerden yere atar. Ateş de onları maymunlar ve domuzlarla beraber kovalar” (Elbani, es-Sahiha, (3203 nolu hadis)).
Hadiste geçen; “Ateş de onları maymunlar ve domuzlarla beraber kovalar” cümlesini İslam âlimleri şu şekilde izah ettiler: “Ateş onları bir yerden bir başka yere sevk ederek toplar. Ateşin korkusundan hayvanlardan olan maymun ve domuzlarla beraber kaçarlar. Ancak bu kıyamet gününde olacak haşir değildir” (Bakınız: Mirkat-ül Mefatih, (9/4040).
Hattabî der ki: “İkinci hicret, Şam’a yapılacak hicrettir. Burada hicretin yeri teşvik ediliyor. Hicret yeri ise Hazret-i İbrahim’in (aleyhisselam) hicret ettiği yer Şam’dır” (Mealim-üs Sünen, (2/236))
Hadis, yeryüzünün en hayırlıları hazret-i İbrahim’in hicretini kendine örnek edinen kişiler olduğunu haber verir. Yoksa Hazret-i İbrahim’in hicret yerine gelen veya giden anlamında değildir.
Yeryüzünün en hayırlıları ahir zamanda Şam’a hicret edenlerdir. Ona hicret etmeyi terk edenler ise insanların en kötüleri olacaktır.
Müslüman bedenen yapamadığı bu hicreti hiç olsun gönül olarak yapmalı ve haçlıların başlattığı ve adına “Büyük Ortadoğu Projesi” dediği bu İslam dünyasını yeniden şekillendirme ve kaynaklarını iç etme mücadelesinde Müslüman’ca bir duruş sergilemek zorundadır.
Ve asla bir Müslüman yukarıda faziletlerini sıraladığım Şam diyarını işgal için haçlılara yalvaramaz. “Ne olur gelin bombalayın, ama kısa sürmesin, günlerce, aylarca sürsün ve savaş bitince de çekip gitmeyin, kalın, öldürmeye, tecavüz etmeye, yakıp yıkmaya devam edin” diyemez.
Müslüman asla diyemez. 
Aman ha! Yüce İslam dinini; kıça giyilen don, sırta geçirilen cübbe, başa dolanan hasse ve şakakta sarkıtılan kıldan ibaret görenlere aldanmayalım.








Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    Meltem Haber Facebook'ta! Meltem Haber Twitter'da! Meltem Haber Friendfeed'de! Meltem Haber RSS

    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Ekim 2017 Cumhuriyet İmam Alinin (a.s.) Saltanat Muaviyenin yönetim biçimidir
    • 20 Aralık 2016 Müslüman olmanın iki esası; iman ve amel-i salih -2-
    • 19 Aralık 2016 Müslüman olmanın iki esası; iman ve amel-i salih -1
    • 23 Ekim 2015 Başınıza taş yağsa 'tarla duvarımız için Allah taş gönderdi' diyeceksiniz
    • 22 Ocak 2015 Emaneti ehline vermek ve adaletle hükmetmek
    • 7 Temmuz 2014 Hangi biri, hangi biri
    • 19 Haziran 2014 Bir güne iki 'berat'
    • 6 Haziran 2014 Nasıl da benziyorlar
    • 3 Mayıs 2014 Terane-i Recep Tayyip
    • 13 Mart 2014 O benim bu benim değil
    • 10 Mart 2014 Damatlardan birinin
    • 31 Ocak 2014 17 Aralık Hatırası
    • 29 Ocak 2014 Dik dur eğilme (çok yedin reflün azar)
    • 24 Ocak 2014 Eee! Külahın var ya be oğlum!?
    • 25 Aralık 2013 Değişik hizmet sahaları
    • 6 Aralık 2013 İt ırkı
    • 5 Aralık 2013 Gerçekte hangisi 'hasta?'
    • 11 Ekim 2013 İmani konular şöyle dursun ameli konularda bile zerre taviz olmaz!
    • 6 Ekim 2013 Tarih boyunca Şam alimleri (III)
    • 5 Ekim 2013 Tarih boyunca Şam alimleri (II)

    En Çok Okunan Haberler



    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1502247 µs