Piyasalar

17 Haziran 2019, Pazartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Müslim Karabacak
Yeni Mesaj Gazetesi

Müslim Karabacak
11 Ekim 2013

İmani konular şöyle dursun ameli konularda bile zerre taviz olmaz!



Okuyacağınız ayetlerin iniş sebebi çok manidardır. Söz konusu ayetler, akait şöyle dursun, amel/ibadet konusunda verilecek en küçük tavizin insanı nelere götüreceğini çok açık ve net bir şekilde ortaya koyuyor. 
Konu Hz. Peygamber’in (as) şahsında gündeme gelse de, O’nun her an Rabbinin kontrolü ve ikazı altında olması münasebetiyle bu ayetler asıl bizi ilgilendirmelidir. Bizim için ölçü olmalıdır öncelikle. Bir başka ifadeyle Resûlün şahsında bu ümmettir ikaz edilen. Zira Haşr Sûresi’nde Cenabı Hak bu konuda şöyle buyuruyor: “Bu misalleri insanlar düşünsünler diye veriyoruz” (Haşr; 59/21). 
Bu manadan olarak, insanların en çok düşünmesi gereken ilahî misallerden biri de İsrâ Sûresi’nin az sonra okuyacağımız üç ayetidir. Özellikle de iman ile küfrün, tevhid ile şirkin, İslam ile gayr-i İslam’ın birbirine karıştırılmak istendiği, kısaca deccalizmin son sürat yayıldığı günümüzde, daha çok okumamız ve manasını da çok çok düşünmemiz gerekir bu ayetlerin. İslam’ın insanlığa doğru ulaşmasını engellemek için, kilise tarafından oluşturulan “Dinlerarası Diyalog” sürecinde bu ayetler iyi bir ölçüdür aynı zamanda. İslam inancının başka dinlerin akaidiyle meczedilmeye/sentezlenmeye çalışıldığı bir zamanda bu üç ayet bize çok şey öğretmeli. İslam’ın üzerinde zerre oynama yapılmasına müsaade edilmeyen akaid kurallarının, “dünya barışı”, “insanlık huzuru” gibi süslü laflarla sarsılmaya çalışıldığı bir zamanda bu ayetler çok şey anlatmalı bizlere. 
Yüce Allah, Sakiflilerin İslam’ın amelî hususlarından taviz koparma oyunları karşısında gerekli tepkiyi anında koymadı diye peygamberini, dolayısıyla aynı durum karşısında biz kullarını nasıl ikaz ettiğine bir bakıverin. 
Önce ayetlerin iniş sebebi/sebeb-i nüzûlü: 
Bu ayetler “Sakîfoğulları” hakkında nazil olmuştur. Bu kabile, Hz. Peygambere (as) gelip şu tekliflerde bulunur ve teklifleri kabul edilirse hemen İslam’a gireceklerini söyler: 
a-Bizden zekat almayacaksın! 
b-Harplere iştirak etmeyeceğiz. 
c-Namazlarda eğilip bükülmeyeceğiz. 
d-Faiz alacaklarımızı alacak, borçlarımızı ödemeyeceğiz. 
e-Bizim vadi de Mekke gibi kutsal sayılacak. 
Bu tekliflerden sonra bir de şunu ilave ettiler: 
“Eğer Araplar sana: “Niye böyle yaptın” derse, Allah emretti deyiver.” (Ahmed el-Vahidî en-Nisâburî, Esbab-i Nüzûl, Beyrut 1994, s. 238).
Görüldüğü gibi, hepsi amelî taviz talebi içeriyor, itikadî taviz talebi değil. 
Yani “amentüden” taviz istemiyor Sakifliler.
“Dört Hak din olsun” demiyorlar.
“Kelime-i tevhidin ikinci kısmını kaldır” demiyorlar.
“Yahudi ve Hıristiyanlar da ehl-i necattır/cennetliktir” demiyorlar.  
Sakif Kabilesi’nin yukarıdaki sıralanan amelî taviz içerikli tekliflerine Resûlullah’ın anında red cevabını vermemesi, bir başka ifadeyle ağızlarının payını vermemesi üzerine şu ayet-i kerimeler iniyor: 
“Ve onlar az kalsın Sana vahyettiğimiz şeyden başkasını Bize iftira edesin diye Seni fitneye düşüreceklerdi. O zaman Seni elbette dost edineceklerdi. Ve eğer Biz Sana sebat vermemiş olsa idik, az kaldı onlara biraz meyil edecek idin. O takdirde Sana hayatın da kat kat azabını, ölümün de kat kat azabını tattırmış olurduk. Sonra kendin için Bize karşı bir yardımcı da bulamazdın” (İsra; 17/73-75). 
“Dinlerarası Diyalog” sürecinde İslam’ın sarsılan, çiğnenen ya da inkâr edilen hükümleri ile Sakîf Kabilesi’nin Peygamberden istediği imtiyazları bir kıyaslayın lütfen. 
Yüce Allah’ın: “Zinanın kenarına bile yaklaşmayın, şüphesiz o tam bir ahlaksızlık ve çok kötü bir hayat tarzıdır” beyanıyla yasakladığı zinayı suç olmaktan çıkarmak, dahası; “e ne yapalım, insanlar bunu yapıyor, niye suç olsun ki,” türü bir savunmanın yanında Sakif Kabilesi’nin istekleri ve gerekçeleri çok daha masum kalmaz mı?
Allah “yaklaşma” diyor, beşe beş katan Müslüman ise savunduğu siyasi görüşe zarar gelmesin diye “e ne var bunda” diyor.
Dün şeriat getirmek için yollara düşenlerin bugün ülkeyi ve toplumu taşıdığı içler acısı durum bu.
Ayetin günceli ise şu kısmıdır:
“...O takdirde sana hayatın da kat kat azabını, ölümün de kat kat azabını tattırmış olurduk. Sonra kendin için Bize karşı bir yardımcı da bulamazdın” (İsra, 17/73-75). 
Hem dünya kepazeliği, hem ahret kepazeliği…
İste size koca İslam dünyasının hal-i pür melali.
Ve işte size Allah’ın beyanı…
Bizim bütün bu ikazlarımız da, Müslüman toplumun dinden taviz vererek, “hayatın da kat kat azabını, ölümün de kat kat azabını tatmaması” içindir. 
Başka sebepler kimse aramasın. Aramaya kalkışırsa sadece kendini kandırmış olur.








Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    Meltem Haber Facebook'ta! Meltem Haber Twitter'da! Meltem Haber Friendfeed'de! Meltem Haber RSS

    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Ekim 2017 Cumhuriyet İmam Alinin (a.s.) Saltanat Muaviyenin yönetim biçimidir
    • 20 Aralık 2016 Müslüman olmanın iki esası; iman ve amel-i salih -2-
    • 19 Aralık 2016 Müslüman olmanın iki esası; iman ve amel-i salih -1
    • 23 Ekim 2015 Başınıza taş yağsa 'tarla duvarımız için Allah taş gönderdi' diyeceksiniz
    • 22 Ocak 2015 Emaneti ehline vermek ve adaletle hükmetmek
    • 7 Temmuz 2014 Hangi biri, hangi biri
    • 19 Haziran 2014 Bir güne iki 'berat'
    • 6 Haziran 2014 Nasıl da benziyorlar
    • 3 Mayıs 2014 Terane-i Recep Tayyip
    • 13 Mart 2014 O benim bu benim değil
    • 10 Mart 2014 Damatlardan birinin
    • 31 Ocak 2014 17 Aralık Hatırası
    • 29 Ocak 2014 Dik dur eğilme (çok yedin reflün azar)
    • 24 Ocak 2014 Eee! Külahın var ya be oğlum!?
    • 25 Aralık 2013 Değişik hizmet sahaları
    • 6 Aralık 2013 İt ırkı
    • 5 Aralık 2013 Gerçekte hangisi 'hasta?'
    • 11 Ekim 2013 İmani konular şöyle dursun ameli konularda bile zerre taviz olmaz!
    • 6 Ekim 2013 Tarih boyunca Şam alimleri (III)
    • 5 Ekim 2013 Tarih boyunca Şam alimleri (II)

    En Çok Okunan Haberler



    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1826783 µs