Piyasalar

17 Haziran 2019, Pazartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Dr. Ahmet Hamdi Kepekçi
Yeni Mesaj Gazetesi

Dr. Ahmet Hamdi Kepekçi
7 Aralık 2013

Önce T.C. sonra andımız şimdi de Türkler yok sayılıyor



Rahmetli ninemin bir sözü vardı. Çocukken her fırsatta, “evladım önce potuklar develerin ardından giderdi, şimdi ise develer potukların ardından gider oldu” derdi. Artık tecrübeye, birikime önem verilmediğini ağzı olanın konuştuğunu ifade ederdi. Bu gidişat maalesef artan ivme ile devam ediyor. 
Son dönemde AKP hükümetinin icraatları sonucu, Türklerin nerdeyse azınlık durumuna düştüğünü ifade edebiliriz.
* * *
Türklük halk olarak bir ırkın adı olmasının yanında, bir milletin de adıdır. Türk milleti içinde, Türkler dâhil olmak üzere Kürt, Laz, Çerkez hasılı birçok halkları barındıran bir şemsiye kavramdır. Asırlardan beri bu böyle gelmiştir. Aslında halkları bir arada tutan sır da tam burasıdır. Bu kimlik ve yaşam tarzında herkes kendini bulur. Hatta yurt dışında bir gayrimüslim Müslüman olduğu zaman Müslüman oldu anlamına gelen Türk oldu ifadesi kullanılır. Bu yaklaşım asırlardan beri süregelmiştir. 
Ancak son döneme geldiğimizde Türklük bir milletin adı olmaktan ziyade bir halkın adına indirgenmiştir. İşte tam da bu nokta ayrışmanın başladığı yer olmuştur.
Bir adım sonrasında artık millet inkâr edilmeye başlanmış halkların etnisitesi ön plana çıkartılmıştır. Bununla yetinilmemiş halklar kendi arasında birbirine düşürülmeye çalışılmıştır. Gidişatın vahameti gözler önündeyken, millet olma bilincine yatırım yapılacağına halkalara imtiyazlar verilmeye başlanmıştır. Gelişmeler süratle ilerlemektedir. Başbakan Erdoğan, güneydoğu Anadolu bölgemize Kürdistan, doğu Karadeniz’e Lazistan demeye başlamıştır. Öyle görülüyor ki bu süreç yeni isimlerin eklenmesiyle devam edeceğe benzemektedir.
* * *
Ak Parti MKYK üyesi Yasin Aktay’ın “Türk diye ırk yoktur” sözü bu süreçte yer almış oldu. Demek sıra Türk halkının inkârına gelmiş. Öyle ya gemiyi inkâr etmek için omurganın devre dışı kalması gerekir.
Bu ifadenin doğruluğunu yanlışlığını tartışacak değilim. Hangi ilim adamı, Türk halkını etnolojik olarak tartışabilir. Folkloru yani düğünü, bayramı, cenazesi, kandil geceleri, menkıbeleri, bilmecesi, oyunu, atasözü, deyimi, tekerlemesi Türkün kendine özgüdür.
* * *
Türkün tarihinden bahsetmeye gerek var mı?
Mehter bakın bu konuda neler söylüyor
“Tarihi çevir nal sesi kısrak sesi bunlar,
Delmiş Romanın kalbini mızrak gibi hunlar,
Göktürkler, Uygurlar, Oğuzlar, Peçenekler,
Türkün yüce tarihine bin bir zafer ekler...
Dünya atının nalları altında ezildi,
Kaç haçlı seferi göğsüne çarpınca kesildi,
Bir gün gemiler dağlara tırmandı denizden,
Kudret ve zafer bizlere miras dedemizden…”
* * *
Türkün iktisadi anlayışı, sosyolojisi, psikolojisi, sanat anlayışı asırlardan beri yaşanagelmiştir. Onun dini anlayış ve yaşayışı da Ehl-i Beyt ile şekillenmiştir.
* * *
Ezcümle AKP ve onun öncesi olan Saadet Partisi geleneğinde hep Türk halkı görmezden gelinmiştir. Türk ırkının yok kabul edilmesi, AKP’nin içinde oldukları psikolojiyi ve gelecek dönemde siyaset anlayışlarını göstermesi açısından önemlidir.
Demek andımızın kaldırılması ve Ne mutlu Türküm diyene yazan tabelaların sökülmesi ve devletin adındaki Türkiye ifadesinin yok edilme girişimleri Türk halkının inkârına bir hazırlıkmış.
Herhalde uyuyan Türk halkı da, AKP’ye gereken cevabı seçim sandığında verecektir diye düşünüyorum.







Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    Meltem Haber Facebook'ta! Meltem Haber Twitter'da! Meltem Haber Friendfeed'de! Meltem Haber RSS

    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 27 Ekim 2017 Yedi başlı ejderha
    • 20 Eylül 2017 Irak bölgesel kürt yönetiminin referandumu nelere gebe
    • 8 Ağustos 2017 İkinci 15 Temmuz güneyden mi gelecek?
    • 10 Temmuz 2017 Paristen İstanbulu seyretmek
    • 13 Haziran 2017 Tarım deyip geçmeyelim
    • 7 Haziran 2017 Katar üzerinden verilmek istenen mesajı okuyalım
    • 8 Mayıs 2017 Müslümanlar birbirinden ne kadar haberdarlar
    • 6 Mayıs 2017 O bir İcmal genciydi
    • 28 Nisan 2017 Gençlik hakkında
    • 2 Nisan 2017 Çağımızın Bozkurtuna ihtiyaç var
    • 19 Mart 2017 Dünyanın en faydalı meyvesi hangisi?
    • 9 Mart 2017 Srebrenitsayı unutmayalım!
    • 3 Mart 2017 Köprü
    • 25 Şubat 2017 Saldırı insan odaklı yapılıyor
    • 17 Şubat 2017 Kök hücrelerimizden haberdar mıyız?
    • 8 Şubat 2017 Post-truth mu yoksa gerçeklik mi?
    • 30 Ocak 2017 Kıyamet saati 2.5 dakikayı gösteriyor
    • 25 Ocak 2017 Yeni Dünya Düzeni kaçınılmazdır
    • 18 Ocak 2017 'Badel harabül Basra' demeden
    • 14 Ocak 2017 Zifiri karanlıktan nasıl çıkılacak?

    En Çok Okunan Haberler



    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1532306 µs