Piyasalar

26 Mayıs 2019, Pazar tsi
°C

En Sıcak Konular

Akın Aydın
Yeni Mesaj Gazetesi

Akın Aydın
8 Haziran 2014

Küfrün, İslam karşısındaki üç özelliği



Hocam Prof. Dr. Haydar Baş’ın, muhteşem çalışması Ehl-i Beyt külliyatında dikkatimi çeken en önemli konulardan biri de müşrik ve münafıkların Hakka karşı, Hakk’ın adamlarına karşı izledikleri ortak siyaset yöntemleridir. Mantık bugünde aynı...Değişen araç ve isimler.
Sayın Baş’ın, Peygamber Efendimizin (sav) hayatını anlattığı Rahmet-el lil Âlemin adlı eşsiz eserinde müşriklerin, yani Hakka inanmayanların, yani Hakka karşı duranların, yani dünyalık menfaatleri için Hakkın adamlarının sesini kesmek, önüne geçmek ve yok etmek için temelde üç yol izlediklerini gözlemledim. 
Birincisi! Yeter ki davandan vazgeç. Evet, müşrikler, Peygamberimize (sav) bu teklifi yaptılar. Davandan vazgeç seni, liderimiz yapalım. Mal verelim, Sen en zenginimiz ol. En güzel kızlarımızı sana verelim vs. tekliflerinde bulundular. 
Hz. Peygamber (sav) ne yaptı! Güneşi sağ elime, ayı sol elime verseniz davamdan vazgeçmem. Yani hak yolda olduğunu, hakkın adamı olduğunu iddia eden bir kişi veya zihniyet hiçbir menfaat, mal, makam vs. karşılığı dinini satmaz, itikadından zerre taviz vermez. Biraz güçleninceye, saltanatımı, iktidarımı sağlamlaştırıncaya kadar küfür sahiplerinin dediğini yapayım, sonra Hakk’a dönerim, mantığını taşımaz, taşıyamaz…
İkincisi! Müşrikler, hak yolda olanlara, hakkın adamlarına karşı maddi yaptırımlara, hakaretlere, fiili tacizlere kadar birçok alçaklığa imza attılar ve atmaktalar da... Ama her şeye rağmen karşılarında her daim sapasağlam duran iman kaleleri buldular. 
Bu noktada Sayın Hocamın gerek eserinde ve gerekse gazetemizdeki yazısında ilginç bir vurgusu vardı. Küfür, yani şirk, yani Allah ve Resulüne ortak koşan veya inkar edenler, sırf İslam güçlenmesin, diye tutundukları tavırdı. 
O zamanki küfrün merkezi, güç ve iktidarı Ebu Cehil, Safa Tepesinde oturan Hz. Peygambere (sav) birçok hakarette bulunuyor. Hz. Resul hiçbir karşılık vermiyor. Bu hakaretleri işiten bir cariye, o sıralarda henüz Müslüman olmamış, yiğitliğiyle, cesurluğuyla nam salmış Peygamberimizin amcası Hz. Hamza’ya durumu anlatıyor. (Dikkat edin Hz. Hamza henüz Müslüman olmamış)    
“Hz. Hamza, doğru Kâbe’ye, Ebu Cehil’in yanına gitti ve ona “Benim kardeşimin oğluna sövüp, hatırını inciten sensin ha! Ben de artık o dindenim. Gücün yetiyorsa yaptıklarını bana da yap” dedi. 
Yanındakiler Hz. Hamza’ya yönelmek istese de, Ebu Cehil, “Hamza, Müslüman olursa, İslam güç kazanır, ona ilişmeyin” diyerek, Hamza’nın tehdidine karşılık vermemiştir. Bu hal, küfrün ‘iman güçlenmesin’ diye her türlü hakareti ve saldırıyı görmezden gelebildiğini göstermektedir”
İşte bu mantığın bugünkü temsilcileri olan ve adına “küresel güç”, denilen devlet ve zihniyetler karşılarına başka bir güç çıkınca ve bu güçten teknolojik, ekonomik veya siyasi bir tokat yiyince hemen Ebu Cehil mantığına bürünürler. Milli Ekonomi Modeli ve sahibinin saklanması, gündem edilmemesi bu zihniyetin günümüzdeki tecellisidir.
Şirkin yani İslam düşmanlarının, üçüncü mantığı ise yok etmedir. Savaştır, zulümdür. Dün Ebu Cehiller bu mantığı Bedir’de, Uhut’da, Hendek’te sergiledi. Bugün ise BOP adı altında, Arap Baharı adı altında, Medeniyetler ittifakı adı altında bütün İslam coğrafyasında sergiliyorlar. 
Dün küfrün karşısında Hz. Peygamber vardı. Hz. Hamza vardı. İmam Ali vardı. Ashabı Kiram vardı. Bugünde Haydar Baş var. Ehl-i Beyt yolundan gidenler var. 
Dün küfür en büyük desteğini münafıklardan alırdı. Bugünde alıyor. (yarın)







Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    Meltem Haber Facebook'ta! Meltem Haber Twitter'da! Meltem Haber Friendfeed'de! Meltem Haber RSS

    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Ekim 2017 Müfredattan FETÖ izleri silindi mi?
    • 10 Ekim 2017 Milyonerler ülkemizden kaçıyor
    • 28 Eylül 2017 Cebimize ne kadar çok akrep koymuşuz
    • 25 Eylül 2017 Kimin için bedel ödüyoruz!
    • 24 Eylül 2017 Diziler mi toplumu toplum mu dizileri yansıtıyor?
    • 23 Eylül 2017 O iki vekil ihraç edilecek mi?
    • 22 Eylül 2017 ABD sendromuna tamam mı, devam mı?
    • 21 Eylül 2017 RTÜK, siyasetçilere sansür uygulamalı
    • 18 Eylül 2017 Haçlının hesabı
    • 15 Eylül 2017 Hükümetin kararı NATO lehine mi, Türkiye lehine mi olacak?
    • 14 Eylül 2017 Fatih, Allahın hükmünün karşısına hüküm koymuştur
    • 13 Eylül 2017 Kadim dost ABD neden ortalığa koku salıyor?
    • 10 Eylül 2017 Hani AB üyelik sürecini referanduma götürecektiniz?
    • 8 Eylül 2017 Türkiye daha ne kaybedebilir ki?
    • 7 Eylül 2017 Sorularla Osmanlı gerçekleri
    • 6 Eylül 2017 Arakandaki vahşet laf ile bitmez
    • 5 Eylül 2017 Ekonomi batıyor hükümet IMF türküsü söylüyor
    • 29 Ağustos 2017 5 günde yazılan tarih
    • 28 Ağustos 2017 Gönül-akıl denklemi
    • 27 Ağustos 2017 Yeşil sahaların isyanı

    En Çok Okunan Haberler



    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1541764 µs