Piyasalar

26 Mayıs 2019, Pazar tsi
°C

En Sıcak Konular

Akın Aydın
Yeni Mesaj Gazetesi

Akın Aydın
22 Eylül 2014

Durmak yok aldatmaya devam



“AB bu medeniyetten korkuyor”, “Osmanlı’nın ayak sesleri AB’yi ürkütüyor”, “Artık vakit geldi”, “Dünyaya tekrar yön vereceğiz” vs. gibi hayaller iyi besili dinci medya tarafında daha bir yüksek sesle dillendiriliyor… 
Dikkat edin! Hayal diyorum. Umut olsaydı akla, mantığa ve emeğe dayalı olurdu. Bunlar ise bilmedikleri bir hayalin romanını yazıyorlar. Ne yazık ki! Bu roman da “en çok satanlar” listesinde…
Nasıl ki, birileri Atatürk’ü tanımadan Atatürkçü olduysalar, bir diğerleri de Osmanlı’yı bilmeden, tanımadan Osmanlıcı oldular. Osmanlı kimdir, nedir? Nasıl kuruldu? Kimlerle dost, kimlerle düşman idi? Devlet yapısı nasıldı?.. gibi soruların cevabını birçok kimse bilmez. Bu normaldir. Normal olmayan “Osmanlıcılık” taslayanların da Osmanlı’yı bilmemesidir. 
Şöyle bir genelleme yaparsak! Osmanlı, Hacı Bektaş Veli hazretlerinin fikriyatı etrafında toplanmış, bu fikriyatı hayat tarzı olarak yaşama gayretinde olan, ordusunu, ekonomisini, devlet idaresini buna göre düzenlemiş insanların kurduğu bir devlettir. (Osmanlı tek insandan oluşmuyordu) İşte bu mantık 3 kıtaya hükmetti. 
Peki, Hacı Bektaşi Veli kimidir? Kısaca; Ahmet Yesevi Hazretlerinin talebesi. Ahmet Yesevi Hazretleri kim? İmam Musa Kazım (a.s)’ın talebesi. Ehl-i Beyt’ten aldığı ilimle talebe yetiştiren, insan yetiştiren bir hak dostu. İşte Ahmet Yesevi Hazretleri Ehl-i Beyt’ten aldığı ilimle Hacı Bektaşi Veli’yi yetiştirip Anadolu’ya gönderdi. Hacı Bektaşi Veli hazretleri de bu mübarek ilmi, muhabbeti Anadolu’nun dağına taşına üfledi. Anadolu İslamlaştı. Anadolu’daki halklar biz Türk’üz (İslam’ız) dediler ve çatı kuruldu. İşte o çatı altında üç kıtaya hükmeden Osmanlı devleti doğdu.
Bu nefesi hak dostları, halk arasında her daim güçlü kıldılar. Ama ne zaman ki, devlet kadroları ve sultanlar dünya menfaatine, koltuk derdine düştüler, Yahudi ve Hıristiyanları dost edinmeye başladılar işte o zaman duraklamalar da başladı. Hele saraydaki Allah’ın hükümlerine karşı hükümler konulması, İngiliz, Nakşi tezgahıyla Yeniçeri ocağının kaldırılması, Alevi ve Bektaşilerin büyük katliama ve de göçe tabi tutulması Osmanlı’nın çöküş dönemini başlattı. 
Tanzimat ve Islahat fermanıyla İngilizler Osmanlı’nın devlet kademelerine iyice yerleşti. Adı Osmanlı olan banka ile ekonomiyi ele geçirdiler. Borç artmaya, faiz yayılmaya başladı. Kumar, Saraya kadar girdi. Kumar o kadar yayıldı ki Saray eşrafı, Galata bankerlerine borçlarını ödemek için özel eşyalarını bile satmak durumunda kaldılar. Yayılan başka bir felaket ise içki, fuhuş ve faizdi.
İşte bu şartlarda hezimetler peş peşe gelmeye başladı. Bu hezimetler “Osmanlı’nın” ismini de değiştirmişti. Artık Avrupa, “hasta adam” diyordu Osmanlı’ya. Ve 1914’te son darbe için geldiler Anadolu’ya. 
Sonra ne mi oldu? En kısa ve net cevabı İlber Oltaylı twitter hesabından şöyle verdi; “Atatürk, sağlıklı bir Osmanlı’yı bitirmedi. Bre gerzek! Ölmüş bir imparatorluğu cumhuriyet ile canlandıran adam O.”
Evet, bu cümle bütün gerzekleri düşündürür sanırım. Ha! Düşündürmezse kimseye bırakmadıkları, bizim fikir önderlerimizden, liderlerimizdendir dedikleri Cemil Meriç bu gerzeklere 7 Temmuz 1974 tarihli bir beyanatında şöyle diyordu; “Maziye dönmek veya kaybolan bir çağı diriltmek abesle iştigal olur.”
Ha! Yine anlamadın! Bak kardeşim! Senin peşinden gittiğin, hayallerine kandığın, inandığın insanlar dün Osmanlıyı bitiren, yok eden devletlerin kadim dostu. Hala anlamıyorsan, kusura bakma, “gerzek” tanımını hak ediyorsun…








Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    Meltem Haber Facebook'ta! Meltem Haber Twitter'da! Meltem Haber Friendfeed'de! Meltem Haber RSS

    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Ekim 2017 Müfredattan FETÖ izleri silindi mi?
    • 10 Ekim 2017 Milyonerler ülkemizden kaçıyor
    • 28 Eylül 2017 Cebimize ne kadar çok akrep koymuşuz
    • 25 Eylül 2017 Kimin için bedel ödüyoruz!
    • 24 Eylül 2017 Diziler mi toplumu toplum mu dizileri yansıtıyor?
    • 23 Eylül 2017 O iki vekil ihraç edilecek mi?
    • 22 Eylül 2017 ABD sendromuna tamam mı, devam mı?
    • 21 Eylül 2017 RTÜK, siyasetçilere sansür uygulamalı
    • 18 Eylül 2017 Haçlının hesabı
    • 15 Eylül 2017 Hükümetin kararı NATO lehine mi, Türkiye lehine mi olacak?
    • 14 Eylül 2017 Fatih, Allahın hükmünün karşısına hüküm koymuştur
    • 13 Eylül 2017 Kadim dost ABD neden ortalığa koku salıyor?
    • 10 Eylül 2017 Hani AB üyelik sürecini referanduma götürecektiniz?
    • 8 Eylül 2017 Türkiye daha ne kaybedebilir ki?
    • 7 Eylül 2017 Sorularla Osmanlı gerçekleri
    • 6 Eylül 2017 Arakandaki vahşet laf ile bitmez
    • 5 Eylül 2017 Ekonomi batıyor hükümet IMF türküsü söylüyor
    • 29 Ağustos 2017 5 günde yazılan tarih
    • 28 Ağustos 2017 Gönül-akıl denklemi
    • 27 Ağustos 2017 Yeşil sahaların isyanı

    En Çok Okunan Haberler



    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    2055225 µs