Piyasalar

17 Haziran 2019, Pazartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Dr. Ahmet Hamdi Kepekçi
Yeni Mesaj Gazetesi

Dr. Ahmet Hamdi Kepekçi
31 Aralık 2014

Erdoğan bir türlü karar veremedi



Türkiye’nin batılılaşma adına özünden uzaklaşmasının sonucunu merak mı ediyorsunuz. İşte sonucu, ülke olarak yaşadığımız tablodur.  
Oysa bırakın özümüzden uzaklaşmayı, özümüze doğru bir yolculuk yapılsaydı bugünkü yaşadığımız olumsuzluklar olmayacaktı. 
Avrupa Birliği, batılılaşma yolculuğunun kurumsallaşmış şekillerinden birisidir. Ancak gelinen noktada Avrupa Birliği artık kendi içinde dağılmayı konuşmaktadır. Avrupa kendi içinde, sömüren ve sömürülen ülkeler şeklinde iki parçadır. Almanya, Fransa gibi devletler, Estonya, Yunanistan gibi devletleri bir pazar olarak kullanmakta ve yaşar-yaşamaz hale getirmiştir. Ancak bu sömüren devletlerin de ayakta kalmalarına yetmemiştir. 
Bugün Avrupa’da siyasiler, ilim adamları, yazar-çizerler Avrupa Birliği’nin dağılmasını konuşmaktadır. 
* * *
Bu perspektiften bakarak bir değerlendirme yapalım. 
1986 yılında Berlin’de yaptığı konferans konuşmasında “AB ile kimyamız uyuşmaz, AB ile birlik mümkün değildir, onlar bizi almazlar” diyen Sayın Prof. Dr. Haydar Baş’ı gelişen hadiseler hep haklı çıkarmıştır.  
Sayın Baş, Türk milletinin hilal, Batı’nın ise Haçlı medeniyetinden kaynak aldığını ifade etmektedir.  Batı ile Türk milletinin Haçlı seferleri ile asırlarca karşı karşıya geldiğini ifade etmektedir. Haçlı seferleri günümüzde de değişik isimlerle devam etmektedir. 
Sayın Baş, dünya kamuoyuna dönük yaptığı açıklamada, AB’nin Euro para birliğine geçmekle kendi ipini çektiğini ve 15 yıl içinde dağılacağını açıklamıştı. Bu tespitin yapıldığı günler AB’nin en şaşalı günleriydi. Dünya çapında güçlü imajı vardı. Sayın Baş’ın açıklaması o gün için tarihe düşülen bir nottu. Bu ikazın önemi ancak günümüzde anlaşılmaktadır. 
Sayın Baş dün ne dediyse, bugün de aynısını söylemektedir. 
* * *
Gelelim AKP hükümetine; cumhurbaşkanı, başbakan ve bakanlarına. 
İlk hükümet olduğu günde AB’ye üyeliğin stratejik olduğunu ifade etmişlerdir. Hükümetleri boyunca hep batının dediklerini esas kabul ettiler. 12 yıl boyunca üyelik yolunda bir arpa boyu yol alamadılar.  
Bugünlerde Almanya da “Batı’nın İslamlaşmasına karşı vatansever Avrupalılar” hareketi olsun, Avrupa’da ardı arkası kesilmeyen camilere saldırı ve Türkler başta olmak üzere Müslümanların Avrupa dışına çıkartılması gittikçe yükselen trend haline gelmiştir. 
Hükümet milletin yıllarını aldı, batıcı uygulamaları ile medeniyetimizin içini boşalttılar. Ondan sonra kalkmışlar AB bizi almazsa almasın, diyorlar. Sayın Erdoğan bunda da karar kılmıyor, tekrar dönüp göreve yeni başlayan AB Komisyonu Başkanlığı’na telefon açarak, üyeliğin Türkiye için stratejik bir tercih olduğunu ifade ediyor.  
* * *
Şimdi gelişen olaylar ve süreç esnasındaki duruşlar ile ilgili tespitler yapalım. 
1. Batılılar kendi içinde olmalarına rağmen süreci okuyamamıştır. 
2. AKP başta olmak üzere 60 yıldan beri AB kapısında bekleyen siyasiler yanılmışlardır. Bırakınız uzağı görmeyi, yakını bile görememektedir. 
3. Yaşanan süreç, Haydar Hoca’yı haklı çıkartmıştır. BTP Genel Başkanı Haydar Baş sadece süreci okumakta kalmamış, aynı zamanda sorunların çözümünü de ortaya koymuştur. 
Avrupa’da kendini yetkili görenler kendi sistemlerini tartışıyorlar, bizim ülkemizde ise, AB almazsa almasın diyorlar. Bu cümle bile onları ele veriyor. Merkezinde Avrupalıların iradesine ve reyine teslim olmuş siyasiler, ülkemizi içine düştüğü badirelerden kurtaramaz; hele bölgemize ve dünyaya yön hiç veremez. Bu iddialar olsa olsa algı yönetimi olur ki, sözden öteye gitmez. 
İşte böylesi zifiri karanlık ortamda Sn. Prof. Dr. Haydar Baş Hocamız bir güneş gibi doğmuştur.  








Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    Meltem Haber Facebook'ta! Meltem Haber Twitter'da! Meltem Haber Friendfeed'de! Meltem Haber RSS

    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 27 Ekim 2017 Yedi başlı ejderha
    • 20 Eylül 2017 Irak bölgesel kürt yönetiminin referandumu nelere gebe
    • 8 Ağustos 2017 İkinci 15 Temmuz güneyden mi gelecek?
    • 10 Temmuz 2017 Paristen İstanbulu seyretmek
    • 13 Haziran 2017 Tarım deyip geçmeyelim
    • 7 Haziran 2017 Katar üzerinden verilmek istenen mesajı okuyalım
    • 8 Mayıs 2017 Müslümanlar birbirinden ne kadar haberdarlar
    • 6 Mayıs 2017 O bir İcmal genciydi
    • 28 Nisan 2017 Gençlik hakkında
    • 2 Nisan 2017 Çağımızın Bozkurtuna ihtiyaç var
    • 19 Mart 2017 Dünyanın en faydalı meyvesi hangisi?
    • 9 Mart 2017 Srebrenitsayı unutmayalım!
    • 3 Mart 2017 Köprü
    • 25 Şubat 2017 Saldırı insan odaklı yapılıyor
    • 17 Şubat 2017 Kök hücrelerimizden haberdar mıyız?
    • 8 Şubat 2017 Post-truth mu yoksa gerçeklik mi?
    • 30 Ocak 2017 Kıyamet saati 2.5 dakikayı gösteriyor
    • 25 Ocak 2017 Yeni Dünya Düzeni kaçınılmazdır
    • 18 Ocak 2017 'Badel harabül Basra' demeden
    • 14 Ocak 2017 Zifiri karanlıktan nasıl çıkılacak?

    En Çok Okunan Haberler



    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    2024191 µs