Piyasalar

17 Haziran 2019, Pazartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Dr. Ahmet Hamdi Kepekçi
Yeni Mesaj Gazetesi

Dr. Ahmet Hamdi Kepekçi
16 Ocak 2015

Provokasyon



Fransa’da yaşanan terör eylemi ve sonrasındaki gelişmeleri ancak provokasyon kelimesi ile izah edebiliriz.  Bu yönüyle gelişmeleri okumak ve gereken tedbirleri almak gerekir. Aksi halde oyun kurucunun aktörü olmaktan öteye gidemeyiz. 
Oyun kurucu oyunun kurallarını ve argümanlarını zaman içinde kamuoyuna yedirdiği için senaryoyu sahneye koyması fazla zaman almıyor. Kimin nasıl davranacağı belli olduğu için geriye  sadece oyunu başlatmak kalıyor. 
Bakınız son örneğe;  bir tarafta adı İslami olan örgütler kuruluyor ve el altından destekleniyor. 
Başka tarafta bundan 4 sene önce İslam alemini rencide eden karikatür çiziliyor. 
Bir başka tarafta da adı İslami olan örgütler marifetiyle İslam alemi ateşe kayılıyor. 
Ölenin Müslüman, işgal edilenin İslam coğrafyası olmasına rağmen islamofobi denen bir kavram icad ediliyor. Bu perdenin görünen yüzü yani sahne. Oysa sahne arkasında dinler savaşı tezgâhlanıyor. Asıl maksat ise İslam coğrafyasının haçlılar tarafından işgal edilmesi.
İşte Fransa’da yaşanan hadise de aynı şekilde tezgâhlanıyor. Bu saldırı yeni bir haçlı seferi dalgasının başlangıcıdır.
* * *
İstesek de istemesek de yaşananlar bunlar. Ama ne acı ki ülkemizi yöneten hükümet, ‘stratejik derinlik’ adı altında bütün bu olanları görmezden geliyor. Komşularla sıfır sorun diye yola çıkıyorlar; bütün komşularla kavgalı hale geliniyor.
Suriye örneğinde olduğu gibi Esad’a muhalif olan güçleri desteklemek için adı İslami olan radikal örgütler destekleniyor ve hilale karşı haçlı ile bir olunuyor.
Batı tarafından tezgâhlanan medeniyetler çatışmasının pik yaptığı şu zaman diliminde bütün bu olanları görmezden gelerek dinlerarası diyalogun hizmetkârlığını yapıyorlar.
* * *
Türkiye 60 yıldan beri üyelik hevesiyle AB’nin kapısında bekletiliyor. Özellikle AKP iktidarı boyunca taviz üstüne taviz veriliyor. AB devletleri Türkiye’yi üyeliğe kabul etmedikleri gibi AB halkları da Türkleri üyeliğe kabul etmemektedir. Özellikle son dönemde Avrupa’da oluşan ırkçı ve İslam karşıtı akım AB’ye üyeliğin hiç ama hiç mümkün olmadığını göstermektedir. Türkiye’nin kendi kulvarında birlik oluşturması gerekirken hala AB’nin kuyruğuna siyaset oluşturmaya çalışması da çok onur kırıcıdır. Fransa’daki olaylardan sonra Almanya’da Merkel ile basın açıklaması yapan Davutoğlu’nun açıklamaları meselenin özünden ne kadar uzak olduğunu göstermektedir. Davutoğlu, Türkiye’nin AB üyeliğinin Türkiye için bir medeniyet projesi olduğunu ifade ediyor. AB’nin temelinde İncil bulunmaktadır; AB haçlı kültürel birliğidir. Dinlerarası diyalog çalışmalarını, medeniyetler ittifakı adı altında hükümet programı haline getiren AKP hükümeti iki dinden de avare kalmaktadır. 
AKP hükümeti iyiden iyiye işleri birbirine karıştırmış durumdadır.
Bir tarafta Esad’a karşı el Kaide ile, IŞİD ile, el Nusra ile aynı saftadır.
Bir tarafta el Kaidenin üstlendiği Charlie Hebdo saldırısında Fransız hükümetinin yanındadır.
Peygamberimizi yok sayan dinlerarası diyalogun hizmetkârı olan hükümet, bir taraftan da sözde Peygamber efendimize sahip çıkmaya çalışmaktadır.
* * *
Provokasyon ateşi ile Müslümanlar mağdur edilmeye, İslam ülkeleri işgal edilmeye devam edilmek istenirken maalesef AKP hükümeti daha nerede duracağını bile bilmekten aciz durumdadır.
Ne diyelim kel başa şimşir tarak...









Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    Meltem Haber Facebook'ta! Meltem Haber Twitter'da! Meltem Haber Friendfeed'de! Meltem Haber RSS

    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 27 Ekim 2017 Yedi başlı ejderha
    • 20 Eylül 2017 Irak bölgesel kürt yönetiminin referandumu nelere gebe
    • 8 Ağustos 2017 İkinci 15 Temmuz güneyden mi gelecek?
    • 10 Temmuz 2017 Paristen İstanbulu seyretmek
    • 13 Haziran 2017 Tarım deyip geçmeyelim
    • 7 Haziran 2017 Katar üzerinden verilmek istenen mesajı okuyalım
    • 8 Mayıs 2017 Müslümanlar birbirinden ne kadar haberdarlar
    • 6 Mayıs 2017 O bir İcmal genciydi
    • 28 Nisan 2017 Gençlik hakkında
    • 2 Nisan 2017 Çağımızın Bozkurtuna ihtiyaç var
    • 19 Mart 2017 Dünyanın en faydalı meyvesi hangisi?
    • 9 Mart 2017 Srebrenitsayı unutmayalım!
    • 3 Mart 2017 Köprü
    • 25 Şubat 2017 Saldırı insan odaklı yapılıyor
    • 17 Şubat 2017 Kök hücrelerimizden haberdar mıyız?
    • 8 Şubat 2017 Post-truth mu yoksa gerçeklik mi?
    • 30 Ocak 2017 Kıyamet saati 2.5 dakikayı gösteriyor
    • 25 Ocak 2017 Yeni Dünya Düzeni kaçınılmazdır
    • 18 Ocak 2017 'Badel harabül Basra' demeden
    • 14 Ocak 2017 Zifiri karanlıktan nasıl çıkılacak?

    En Çok Okunan Haberler



    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1775323 µs