Piyasalar

17 Haziran 2019, Pazartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Dr. Ahmet Hamdi Kepekçi
Yeni Mesaj Gazetesi

Dr. Ahmet Hamdi Kepekçi
9 Aralık 2011

Kerbela’dan alınacak dersler



İslam âlemi üzerinde oynanan oyunların, haddi hesabı yok. Bugün yaşadıklarımızın tarihi temellerine indiğimiz zaman hesapların kökenini öğrenme ve çözüm fırsatını da yakalamış oluruz.
Kerbela, yüzlerce yıldan beri İslam âleminin kanayan bir yarasıdır. Üstelik bu hadiseden alınacak çok dersler vardır.
Kerbela’nın verdiği mesaj, yaşadığımız sorunların da çözümünü içinde barındırmaktadır. Gereken dersler alınmadığı takdirde hayatımız sorunlar yumağı içinde geçecektir. Zalime teslim olunmuş mazlum bir hayat söz konusu olacaktır. Bugün İslam âleminin yaşadığı hayat da bu değil mi?
Sen Kerbela’yı görmezden geleceksin!
Sen zalim ve mazlumu bir kefeye koyacaksın!
Sen hak ve batılı birbirine karıştıracaksın!
Sen Ehli Beyt-i anlamayacaksın!
Yanlış o kadar yaygın ki…
Sonra da huzur ve mutluluktan bahsedeceksin. Bunlar mümkün değildir.
Kerbela’da yaşanan tamamen bir hak ve batıl mücadelesidir. Hakkı temsil eden Hz. Hüseyin’dir. İmam Hüseyin hak için bile bile şehit olmuştur. Mesajını asırlara yüklemiştir. Öyle dolu bir mesaj ki, Muharrem ayı geldiğinde canları ve cihanı ağlatan bir mesaj olmuştur Kerbela.
Maalesef İslam âlemi Şii – Sünni adı altında kamplara bölünmüştür. Sünni’si de Şii’si de cahil bırakılmaya çalışılmıştır.
Bugüne kadar hiç de hak etmedikleri halde Şiiler hakkındaki yalan yanlış iddialar zihinleri bulandırmıştır. Bu yetmezmiş gibi şimdi de İslam âlemi çapında bir Sünni-Şii çatışması tezgâhlanmaktadır. Suriye aleyhinde İran aleyhinde menfi kampanyalar sürdürülmektedir. Güya Müslümanların arasını bulmak isteyen ama esas olarak Müslümanın malında, canında, namusunda gözü olan ehl-i salib işin başında bulunuyor. Üstelik Atlantik ötesinden gelenlerin Irak’ta yaptıkları mezalim gözümüzün önündeyken böyle bir yaklaşım sergilenebiliyor. Bu saptırmayı cehalet ile açıklamak zor belki de imkânsızdır. Bu olsa olsa gaflet belki de bir ihanettir.
Türk milleti İslam’ı Ehli Beyt eliyle öğrenmiştir. En çok kullandığımız isimler Ali, Hasan, Hüseyin, Fatma. Bunlar hep Ehli Beyt isimleri. Şii’sinde de bu isimler var, Sünni’sinde de. Bizim milletimiz Ehli Beyt’in nefesiyle hayat bulmuştur. Sen kalkacaksın bu necip milleti haçlının safında Müslüman’a karşı savaşta kullanacaksın. Allah adamın belasını verir. Bu dünyada da rezil olursun, ahirette de rüsva olursun.
Peki, bize düşen görev nedir?
Bize düşen görev din kardeşlerimizin arasını bulmaktır. Emperyalist güçlerin maşası olmak hiç değil.
Hüseyni duruş, Ehli Beyt’i sevmektir, O’nun yolunda olmaktır.
Hüseyni duruş, çokluk ile hakkı karıştırmak değildir.
Hüseyni duruş, gücün önünde eğilmek hiç değildir.
Hüseyni duruş, dünyalık adına az pahaya dini satmak değildir.
Hüseyni duruş, Allah’a kâmil manada kul olmanın hesabını yapmaktır.
Hüseyni duruş, Mahkemeyi Kübra’nın hesabını yapmaktır.
Kerbela penceresinden bakarak hayatımızı ve memadımızı yeniden değerlendirmemiz gerekiyor.
Dünya ve ahiret saadetine ulaşmanın yegâne yolu da budur.







Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    Meltem Haber Facebook'ta! Meltem Haber Twitter'da! Meltem Haber Friendfeed'de! Meltem Haber RSS

    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 27 Ekim 2017 Yedi başlı ejderha
    • 20 Eylül 2017 Irak bölgesel kürt yönetiminin referandumu nelere gebe
    • 8 Ağustos 2017 İkinci 15 Temmuz güneyden mi gelecek?
    • 10 Temmuz 2017 Paristen İstanbulu seyretmek
    • 13 Haziran 2017 Tarım deyip geçmeyelim
    • 7 Haziran 2017 Katar üzerinden verilmek istenen mesajı okuyalım
    • 8 Mayıs 2017 Müslümanlar birbirinden ne kadar haberdarlar
    • 6 Mayıs 2017 O bir İcmal genciydi
    • 28 Nisan 2017 Gençlik hakkında
    • 2 Nisan 2017 Çağımızın Bozkurtuna ihtiyaç var
    • 19 Mart 2017 Dünyanın en faydalı meyvesi hangisi?
    • 9 Mart 2017 Srebrenitsayı unutmayalım!
    • 3 Mart 2017 Köprü
    • 25 Şubat 2017 Saldırı insan odaklı yapılıyor
    • 17 Şubat 2017 Kök hücrelerimizden haberdar mıyız?
    • 8 Şubat 2017 Post-truth mu yoksa gerçeklik mi?
    • 30 Ocak 2017 Kıyamet saati 2.5 dakikayı gösteriyor
    • 25 Ocak 2017 Yeni Dünya Düzeni kaçınılmazdır
    • 18 Ocak 2017 'Badel harabül Basra' demeden
    • 14 Ocak 2017 Zifiri karanlıktan nasıl çıkılacak?

    En Çok Okunan Haberler



    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    2026541 µs