Piyasalar

17 Haziran 2019, Pazartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Dr. Ahmet Hamdi Kepekçi
Yeni Mesaj Gazetesi

Dr. Ahmet Hamdi Kepekçi
29 Aralık 2011

Kazan’da Ali Haydar’ı ziyaret ettik



Arkadaşımız Ali Haydar Saydullin’in vefat haberini hacda Medine’de iken almıştık. Melek yüzlü kardeşimiz henüz hayatının baharında idi. İçimizde yanan ateşi bir nebze olsun dindirmek için kabrini ziyaret etme arzumuz vardı. Vefatının da kırkına yaklaşmıştık. Başta üstadımız Prof. Dr. Haydar Baş hocamız olduğu halde kalabalık bir grup arkadaşla birlikte Tataristan’ın Kazan şehrine gittik.
İlk durağımız Rusya’nın başkenti Moskova. Uçaktan iner inmez kar ve soğuk bir hava karşıladı bizi. Asya topraklarında kış olanca şiddetiyle yaşanıyor. O geceyi otelde geçirdikten sonra, ver elini Kazan. Kazan, Moskova’dan daha soğuk idi. Dondurucu soğuk olan ve kara parçasının görülmediği sürekli karla ve buzla kaplı bir coğrafya burası. Yaşanan hava koşulları batıdaki ülkelerde olsa hayatın doğal akışı mümkün olmaz. Biraz dışarı çıkılsa sanki kulaklarınızdan başlayan bir donma sürecine giriyorsunuz. Bir başka dikkat çekici olan, gündüzlerin kısa gecelerin ise uzun olması. Gündüz 6 saat gece ise 18 saat. Bizim yerel saatle 14.30’da hava kararıyor Tataristan’da. İntibak etmek bu açıdan da zor.
Tataristan 3 milyon 780 bin nüfusu olan petrol ve maden zengini, bir Türk devletidir. Orta Asya’daki Türkler 922 yılında İslamiyet’i resmen kabul ettiler. Tatarlar, İdil boyunda kurulan Bulgar devletinden başlayarak, Altın Ordu ve onun devamı olan hanlıklar içinde, bilhassa Kıpçak Türklerinin karışımı hâlinde teşekkül etmişlerdir. Tatar’lar o gün bu gün Müslüman’dır ve bunun mücadelesini vermişlerdir.
Ülkemizden 3500 km. uzakta olan Kazan topraklarında sayıları yüze yaklaşan camilerden ezan sesi dinlemek gerçekten çok güzel. Taksilerinde otobüslerinde Allah, Muhammed, Ali, Hasan, Hüseyin hatlarını görmek çok güzel bir duygu.
Tatarlar günlük konuşmalarında Tatarca ve Rusçayı karışık olarak konuşuyorlar. Konuşma dillerimiz ayrı da çok rahat anlaşıyoruz. İklimleri olabildiğince soğuk olsa da gönülleri çok sıcak. Diyebilirim ki, bizi hava limanında karşıladıkları andan, uğurlayıncaya kadar neredeyse başlarında gezdirdiler. Ekonomik durumları çok iyi olmasa da sürekli ikramda bulundular. Tataristan mutfağının ve meyvelerinin türlü çeşidini önümüze koydular. Türk örf ve adetlerini bize yaşattılar.
Kazan’da bizi Rahmetli Ali Haydar’ın arkadaşları karşıladılar. Bizi arabasına alan İsmail isimli tarih doktorası yapan bir gençle sohbetimiz oldu. Ali Haydar’ı sordum ona. Cevabı “Ali Haydar çok büyük bir insandı” dedi. Sustu, gözleri yaşardı ve bir kelime daha ekleyebildi. “Fevkalade büyük bir insandı” dedi ve uzun bir suskunluk yaşandı. Ali Haydar vefatından bir ay önce arkadaşlarına bir rüyasını anlatmış. “Kazan’a Haydar Baş Hoca geliyor ve bir veli zatın kabrini ziyaret ediyor” demiş ve eklemiş, “bu rüyaya bir anlam veremedim.”
Evet, Haydar Hoca ve arkadaşları Kazan’a geldiler ve Ali Haydar’ın kabrini ziyaret ettiler. Daha sonra babasının evinde sohbet yapıldı, zikrullah yapıldı ve mevlit okundu. Bülbül sesli hocalar, Kuran-ı Kerim tilaveti yaptılar. Ali Haydar’ın babasının konuşmasını gözyaşları içinde dinledik. Sayın Prof. Dr. Haydar Baş Hocamıza dönük yaptığı konuşmada dedi ki, “Sizler onun misafirisiniz. O doğduğunda diğer çocuklardan farkı yoktu. Onu bu güzel seviyeye getiren sizsiniz. O hep sizin gibi olmak isterdi” dedi. Haydar Hoca ise aileye dönük konuşmasında “Ailesi olarak sizleri tebrik ediyorum çok güzel bir evlat yetiştirmişsiniz. O öldü diye üzülmeyin, çünkü o güzel bir hayat yaşadı. O bir Ahmet Yesevi’ydi. Allah onu daha çok sevdi” dedi. Evet, Ali Haydar’ın soy babası ile kimlik babasının bu karşılıklı konuşması gönüllerimizi titretti. Arada tercümanlar olsa da aynı dil konuşuluyordu, ‘gönül dili’ konuşuluyordu.
Artık dönüş vakti gelmişti. Havalimanında hava muhalefeti ile karşılaştık. Fakat bu da bize farklı güzelliklerin kapısını açtı. Havalimanında gönlü yanık ekibimiz adeta bir konser verdi. Türk sanat müziği, ilahiler solo ve koro tarzında icra edildi. Rusya’da Kazan’da uçağı bekleyen yolcular büyük bir memnuniyet içerisinde bu ziyafetten istifade etti. Belki de hava ulaşımında bir ilk yaşanıyordu.
Dönüşte yaşanan ortak kanaat şu idi, keşke biz de Ali Haydar gibi olabilsek...







Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    Meltem Haber Facebook'ta! Meltem Haber Twitter'da! Meltem Haber Friendfeed'de! Meltem Haber RSS

    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 27 Ekim 2017 Yedi başlı ejderha
    • 20 Eylül 2017 Irak bölgesel kürt yönetiminin referandumu nelere gebe
    • 8 Ağustos 2017 İkinci 15 Temmuz güneyden mi gelecek?
    • 10 Temmuz 2017 Paristen İstanbulu seyretmek
    • 13 Haziran 2017 Tarım deyip geçmeyelim
    • 7 Haziran 2017 Katar üzerinden verilmek istenen mesajı okuyalım
    • 8 Mayıs 2017 Müslümanlar birbirinden ne kadar haberdarlar
    • 6 Mayıs 2017 O bir İcmal genciydi
    • 28 Nisan 2017 Gençlik hakkında
    • 2 Nisan 2017 Çağımızın Bozkurtuna ihtiyaç var
    • 19 Mart 2017 Dünyanın en faydalı meyvesi hangisi?
    • 9 Mart 2017 Srebrenitsayı unutmayalım!
    • 3 Mart 2017 Köprü
    • 25 Şubat 2017 Saldırı insan odaklı yapılıyor
    • 17 Şubat 2017 Kök hücrelerimizden haberdar mıyız?
    • 8 Şubat 2017 Post-truth mu yoksa gerçeklik mi?
    • 30 Ocak 2017 Kıyamet saati 2.5 dakikayı gösteriyor
    • 25 Ocak 2017 Yeni Dünya Düzeni kaçınılmazdır
    • 18 Ocak 2017 'Badel harabül Basra' demeden
    • 14 Ocak 2017 Zifiri karanlıktan nasıl çıkılacak?

    En Çok Okunan Haberler



    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1829217 µs