Piyasalar

15 Haziran 2019, Cumartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Dr. Ahmet Hamdi Kepekçi
Yeni Mesaj Gazetesi

Dr. Ahmet Hamdi Kepekçi
28 Nisan 2015

AB'ye HAYIR demeyen Ermeni iddialarının önüne geçemez



Osmanlı döneminde, doğu bölgesinde yaşanan Ermeni isyanları din adamı merkezlidir. İstanbul Ermeni patriğinin öncülüğünde, manastırlar ve kiliseler organizenin içindedir ve başındadır. 
Tanzimat’la (1839) azınlıklara verilen haklar, batılıların baskı ve yönlendirmesini arttırmıştır.
Islâhat Fermânı (1856) ile Tanzimat’tan sonra azınlıklara verilen haklar daha da arttırılmıştır. Anlaşma metni büyük Avrupa devletlerinin arzuları doğrultusunda hazırlanır.
18. yüzyıl sonlarında Ermeni isyanları başlar. Van merkezli Büyük Ermenistan, Çukurova merkezli Küçük Ermenistan hedefleri doğu ve güneydoğu bölgemizi bir fitne kazanına çevirir.
* * *
Atatürk dönemi özel ve milli bir dönemdir. Bu dönemden sonra batılılaşma kaldığı yerden süratle devam eder. Özellikle Avrupa Birliğine üyelik sürecinde, batılılaşma hız kazanır. Batılı kurum ve kuruluşlar ile uyum çalışmaları, Avrupa mahkemelerinin anayasanın da üzerinde kabul görmesi egemenliğimizi de tehdit eder.
* * *
Gelelim Türk hükümetlerine. Özellikle AKP döneminde Batı’ya teslimiyet zirve yapar. 2002 yılından itibaren hükümet bütün mesaisini AB’ye uyum çalışmalarına ayırır. Adeta ülke tam anlamıyla bir batılılaşma sürecine girer. Azınlıklıklara alabildiğince haklar verilir. Hatta devletimizin kuruluş senedi olan Lozan Antlaşması bile hiçe sayılır. 
Üstüne üstlük AKP hükümeti döneminde dinlerarası diyalog, medeniyetler ittifakı adı altında Haçlı Batı’nın medeniyet anlayışı milletimize dayatılarak, Batı’nın operasyonlarına destek verilmiş olur.
* * *
Ülkemizde, Ermeni soykırım iddialarına daha çok ilmi ortamda cevap verilmeye çalışılmaktadır. Bu da yarım yamalak yapılır. Topraklarımızı elimizden almaya dönük Batı’nın manevrası adeta görmezden gelinir, bütün bu gelişmelere adeta aktüalite gözüyle bakılır. Ermenilerin iddialarına karşılık verilen ilmi çalışmalar bile son derece amatör ve desinler diye yapılan cinstendir. İktidar refleksleriyle hareket ediyor. Devlet birikimi ile ilmi metotlar ile hareket etmiyor. Olay anında güya tepki veriyor, ardından sanki bir şey olmamış gibi sessiz davranıyor.
* * *
Bütün bu süreçte Batılı, siyasi olarak davranmaktadır. Haçlı Batı, Müslüman Türk’ü Avrupa ve Anadolu coğrafyasından çıkartmak için her türlü manevrayı yapmaktadır. 
Ermenilerin soykırım iddiaları tamamen politiktir. Siyasi saldırıya, siyasi olarak cevap vermek gerekir. Sen siyasi olarak, Avrupa birliği devletleri ile birlikte olacaksın, sen dinlerarası diyalogu, medeniyetler ittifakını hükümet politikası haline getireceksin, sonra kalkıp kısık sesle gelişmelere itiraz edeceksin. Bu olsa olsa halkın gazını almaktır, soykırım iddialarına destek vermek demektir.
Dini kimlik olmadan, milli kimlik olmaz. Batılılar haçlı zihniyeti ile kendi halklarını bir araya getirirken, İslam medeniyetinin özünü teşkil ettiği Türk kültürünü, medeniyetler ittifakı adı altında tarumar etmişlerdir.
* * *
Çözüm olarak Türkiye uydu politikalar değil, merkez politikalar üretmek zorundadır. Milli duruşu olan, ekonomiden, dış politikaya; eğitimden, milli güvenliğe kadar bütün sahalarda ülkemizin menfaatlerini merkeze koyan bir siyaset izlenmesi gerekmektedir. Bunun adresi de Prof. Dr. Haydar Baş’tır, Bağımsız Türkiye Partisi’dir.








Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    Meltem Haber Facebook'ta! Meltem Haber Twitter'da! Meltem Haber Friendfeed'de! Meltem Haber RSS

    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 27 Ekim 2017 Yedi başlı ejderha
    • 20 Eylül 2017 Irak bölgesel kürt yönetiminin referandumu nelere gebe
    • 8 Ağustos 2017 İkinci 15 Temmuz güneyden mi gelecek?
    • 10 Temmuz 2017 Paristen İstanbulu seyretmek
    • 13 Haziran 2017 Tarım deyip geçmeyelim
    • 7 Haziran 2017 Katar üzerinden verilmek istenen mesajı okuyalım
    • 8 Mayıs 2017 Müslümanlar birbirinden ne kadar haberdarlar
    • 6 Mayıs 2017 O bir İcmal genciydi
    • 28 Nisan 2017 Gençlik hakkında
    • 2 Nisan 2017 Çağımızın Bozkurtuna ihtiyaç var
    • 19 Mart 2017 Dünyanın en faydalı meyvesi hangisi?
    • 9 Mart 2017 Srebrenitsayı unutmayalım!
    • 3 Mart 2017 Köprü
    • 25 Şubat 2017 Saldırı insan odaklı yapılıyor
    • 17 Şubat 2017 Kök hücrelerimizden haberdar mıyız?
    • 8 Şubat 2017 Post-truth mu yoksa gerçeklik mi?
    • 30 Ocak 2017 Kıyamet saati 2.5 dakikayı gösteriyor
    • 25 Ocak 2017 Yeni Dünya Düzeni kaçınılmazdır
    • 18 Ocak 2017 'Badel harabül Basra' demeden
    • 14 Ocak 2017 Zifiri karanlıktan nasıl çıkılacak?

    En Çok Okunan Haberler



    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1545422 µs