Piyasalar

26 Mayıs 2019, Pazar tsi
°C

En Sıcak Konular

Akın Aydın
Yeni Mesaj Gazetesi

Akın Aydın
28 Ağustos 2015

Gül kokusu mu kan kokusu mu?



Dünkü yazımızda vücut ülkesi ile ülkemiz arasında bir denklem kurmuştuk. Bu denklemin sonucunda görev ve kontroller yapılmadığı, uyum ve nizam sağlanmadığı takdirde hem vücut ülkemizin, hem de ülkemizin huzursuz olacağı sonucuna ulaşmıştık. 
Evet, kabul etsek de, etmesek de bugün gerçek olan hem iç dünyamızda, hem de aile, dost, akraba, arkadaş ve iş hayatımızda değişik huzursuzluklar içindeyiz. Aradığımız huzuru veya dünyayı bir türlü bulamıyoruz. Tabi buna birçok sebepler gösteriyoruz. Ama bir türlü aynaya bakmıyor, kendimizin asıl mesul olduğunu kabul etmiyor ve bu tablonun “biz neresindeyiz,” sorusunun cevabına da yanaşmıyoruz.  
Nedir bu şikâyetçi halimiz? Sen, ben, o şikâyetçiyse, fail veya şikayet edilen kim? Nelerden şikayetçiyiz? Samimiyetten mi? Sadakatten mi? Vefadan mı? Dostluktan mı? Ahlakın bozulmasından mı? Hayat şartlarından mı? Gelirden mi? Giderden mi? Yoksa bana neci, toplum olmaktan mı? Bir suç toplumu ortaya çıkmasından mı? Evet, hangisinden veya hangi şıklardan şikâyetçiyiz? 
En önemlisi şikâyetçi olmamız bizi aklar mı? Veya şikâyetçi olmaya hakkımız var mı?
Muhterem Hocam Prof. Dr. Haydar Baş toplum ve insan ilişkisini şöyle özetliyor;
“…Toplum, insanların iç dünyasının görüntüsüdür, denilebilir. Başka bir ifadeyle toplum, insan denen varlığın aynasıdır. Fert, kendi dünyasında düşündüklerini toplum denen meydanda uygulamaya koyar. O halde her toplum, kendini oluşturan insan veya insanlar demektir…
Bu gün hiç kimsenin toplumdan şikâyet ederek, kendini müdafaa etmesi ve mesuliyetten kurtulması mümkün değildir. Hepimiz bu toplumda var olan kötülüklerden mesulüz. Bizler, bireyler olarak varlığımızda mevcut olan yanlışları, hataları düzeltmeye mecburuz. Birbirimize zarar veren duygu ve düşünceleri ıslah etmeliyiz ki, toplumda yanlışlar olmasın…” (İman ve İnsan sh:225–26)
Evet, Sayın Baş’ın ortaya koyduğu bu hakikat aynasına bakıp, kendimize bir daha soralım, yaşadığımız maddi, manevi sıkıntılardan şikayetçi olmamız bizi aklar mı? Veya şikayetçi olmaya hakkımız var mı?
Yine Prof. Dr. Haydar Baş’ın şu örneği iç ve dış dünyamızda nereye gittiğimizin ve nereye gitmek gerektiğinin tam cevabıdır, diye düşünüyorum. Sayın Baş diyor ki;
“Üzüm, üzüme baka baka kararır, değil mi? Kahveye gidiyorsun, üzerine sigara dumanı çöküyor. “Canım, ben sigara içmedim ki.” İçmene gerek yok, kahveye girdin ya.
Gül dükkânına giriyorsun, üzerine güzel kokular siniyor. Gül kokusu sürmene gerek yok, dükkâna girdin ya. Hakk’ın muhabbetini taşıyan gül kokulu insanların yanında olmak, onları düşünmek, onlarla beraber olmak; işte bu rabıta. Onlarla birlikte yürümek (devam etmek) Hakk’a yürümektir…” (Yaşayan Kuran; Sünnet sh:221)
Her çağda Hakk’a çağıran, tabiri caizse gül kokulu insanlar vardır. Maddi, manevi kurtuluşu arayan, iş ve dış dünyalarında huzur bulmak isteyen insanlar, bu gül kokulu insanların yanında yer almış, bu dükkanları boş bırakmamışlardır. 
Günümüzde de böyle. Siyasi ve sosyal olarak milletimizin önüne geçenler maalesef insanımızı, haçlı limanlarına taşımış, insanlarımız bu limanlarda adeta afallamış ve kimliğini kaybetme noktasına gelmiştir. Bu kimlik zafiyeti insanımızın hem gönül dünyasında, hem de sosyal hayatında derin uçurumlar meydana getirmiş, toplumsal yıkım ve de huzursuzluklar başlamıştır. Yaşadığımız bireysel ve toplumsal sorunların temeli bu kimlik bunalımı ve gönül dünyamıza değişik isimlerle yerleştirilen putlardır.
Oysa Prof. Dr. Haydar Baş her alanda (siyasi, sosyal, manevi) milletimizin önüne reçeteler koydu. İnsanımızı maddi ve manevi kurtuluşu için tüm gayretini ortaya serdi. 
Kuran, Ehl-i Beyt gerçeğiyle, sosyal devlet projeleriyle ve Milli Ekonomi Modeliyle adeta insanımızı bu dünyada iken Kevser suyundan iç, gül kokusunu al, dedi, diyor da. 
Tercih milletimizin; Gül kokusu mu? Kan kokusu mu?








Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    Meltem Haber Facebook'ta! Meltem Haber Twitter'da! Meltem Haber Friendfeed'de! Meltem Haber RSS

    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Ekim 2017 Müfredattan FETÖ izleri silindi mi?
    • 10 Ekim 2017 Milyonerler ülkemizden kaçıyor
    • 28 Eylül 2017 Cebimize ne kadar çok akrep koymuşuz
    • 25 Eylül 2017 Kimin için bedel ödüyoruz!
    • 24 Eylül 2017 Diziler mi toplumu toplum mu dizileri yansıtıyor?
    • 23 Eylül 2017 O iki vekil ihraç edilecek mi?
    • 22 Eylül 2017 ABD sendromuna tamam mı, devam mı?
    • 21 Eylül 2017 RTÜK, siyasetçilere sansür uygulamalı
    • 18 Eylül 2017 Haçlının hesabı
    • 15 Eylül 2017 Hükümetin kararı NATO lehine mi, Türkiye lehine mi olacak?
    • 14 Eylül 2017 Fatih, Allahın hükmünün karşısına hüküm koymuştur
    • 13 Eylül 2017 Kadim dost ABD neden ortalığa koku salıyor?
    • 10 Eylül 2017 Hani AB üyelik sürecini referanduma götürecektiniz?
    • 8 Eylül 2017 Türkiye daha ne kaybedebilir ki?
    • 7 Eylül 2017 Sorularla Osmanlı gerçekleri
    • 6 Eylül 2017 Arakandaki vahşet laf ile bitmez
    • 5 Eylül 2017 Ekonomi batıyor hükümet IMF türküsü söylüyor
    • 29 Ağustos 2017 5 günde yazılan tarih
    • 28 Ağustos 2017 Gönül-akıl denklemi
    • 27 Ağustos 2017 Yeşil sahaların isyanı

    En Çok Okunan Haberler



    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    2044921 µs