Piyasalar

25 Mayıs 2019, Cumartesi tsi
°C

En Sıcak Konular

Akın Aydın
Yeni Mesaj Gazetesi

Akın Aydın
23 Ekim 2015

'Türk Milleti' mayasından nasibi olmayanlar-2



Emperyalist güdümlü dinci siyaset mantığı, siyasi hayatımıza girinceye ve rağbet görmeye, halk arasında yayılmaya başlayıncaya kadar. Evet, 70’lerde başlayan dinci siyaset mantığı suya sabuna dokunmadan, sırf eleştiri odaklı, insanları fikirlerine, icraatlarına göre değil yaşam şekli ve amellerine göre sınıflandırmaya hatta fetvalarla ötelemeye başladı. 
Atatürk’ü çok iyi tanımalarına rağmen Atatürk’e olmadık iftiralar atıldı. Hatta put, ilan edildi. Laiklik kavramını milletimize, dinsizlik olarak tanıtıp, ben laikim, diyenleri dinsiz olarak adlandırdılar. Şeriat, kavramını mahiyetini anlatmadan milletimizin önünde slogan yaptılar. Tabi ortaya birçok şeriat karşıtları çıktı. Şeriatı bilmeden şeriat karşıtıyız, diyen insanları küfre ittiler.  
Etnik vurguları da dini vurguları gibi yıkıcıydı; “Sen, Ne Mutlu Türk’üm dersen O da Ne Mutlu Kürdüm der” fitnesi işlendi bu millete. En son “kanlı mı olacak, kansız mı” sözleriyle final yapıp, çekildiler köşelerine.
2 binli yılların başında başlayan siyasi girdabın içinden bir “gömleksizler” hareketi çıktı ortaya. ABD referansıyla ve Gülen cemaatiyle el sıkışan bu siyasi irade daha iktidar olmadan, “Bu ülkede 4 hak dine (!) ve 36 etnik guruba mensup insanlar yaşamaktadır…” (11 Temmuz 2002 Of) söylemiyle, “durmak yok, yola devam” dedi. İşte bu siyasi irade tam 13 yıldır girdikleri yola devam ediyorlar. 
Bu süreçte BOP ortaklığı ilan edildi. Ortadoğu yangına çevrildi. AB imzalarıyla iç siyasetimiz, kültürümüz ve itikadımız gayr-i millileştirilmeye başlandı. Hükümet destekli diyalog fitnesi altın çağını yaşıyordu. “Hıristiyan ve Yahudilerde cennete gidecek”, “seccadeni serdiğin her yer vatandır”, fikirleriyle itikat ve vatan hassasiyetlerimiz sıfırlanmaya kalkıldı. 
Diğer taraftan ise ülkeyi yöneten irade tarafından adeta “Türk Milleti” kavramına savaş açıldı. Terör sorunu inkar edilip, Kürt sorunu var, denildi. Dinimiz, dilimiz, bayrağımız, ülkemizin kurucusu, verdiğimiz milli mücadele inkar edilmeye kalkıldı. Tabi insanımızın düşünce, yeme, içme, giyinme şekillerine göre ayrıştırılması ve bu ayrıştırmaya dini sıfatlar verilmesinden zaten hiç vazgeçilmedi. Ülkemizin geldiği bu vahim noktada bu siyaset mantığı hala devam etmekte. 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’nin açılış konuşmasında şöyle diyordu; “95 yıllık süreçte, kimi dönemlerde, farklı etnik kökenlere, inançlara, mezheplere baskı yapıldığı, tabii ki inkar edilemez bir gerçektir. Bu manada, inançlı kesime de, farklı düşünenlere de, Kürtlere de, başka kesimlere de haksızlıklar yapılmıştır, hatta zaman zaman bu haksızlıklar zulme dönüşmüştür…”
Tablo bu kadar net. Bir daha soralım; Bu milletin birlik mayasına kim asit döküyor?
Sorunun cevabı çok açık ve nettir. Bir başka soruya geçelim; Bu milleti asıl ve asil olan hüviyetine kim kavuşturabilir?
AKP’mi? CHP’mi? MHP’mi? HDP’mi? FP’mi? Hangisi? Hiçbiri. Çünkü bugünkü tablonun ortaya çıkmasına sebep olan anlayışlar zaten bunlar. O zaman kim? O kişi, Prof. Dr. Haydar Baş’tır. 
O Haydar Baş ki, Ortadoğu’da oynanan ve hedeflenen oyunları yıllar öncesinden milletimize haber vermiştir. Ülkemizdeki siyasi iradelerin, milletin iradesinde hareket etmediklerini, ABD ve AB güdümlü olduklarını bizzat icraatlarıyla örneklendirmiştir.
O Haydar Baş ki, İmamet gibi Hilafetinde İmam Ali’nin hakkı olduğunu ilahi delillerle, Sünni alimlerin görüşleri, rivayetleriyle, tarihi delillerle ortaya koydu. Şiilerinde, Alevilerinde en az Sünniyim, diyenler kadar Müslüman olduğunu açıkladı.
O Haydar Baş ki, Atatürk’ün ilmi derinliğini, siyasi öngörülerini, liderlik vasfını her daim gündem etti. Bu millete anlatılan “dinsiz Atatürk” putunu yıktı. Atatürk’ün manevi duruşunu, söylemlerini artı soyunu belgeleriyle ortaya koydu.
O Haydar Baş ki, etnik ve mezhepsel çatışma peşinde koşanların, hedeflerini anlattığı gibi Kürtlerinde Orta Asya’dan gelen bir Türk kolu olduğunu belgeleriyle açıkladı. Bir kolumdan Kürt, diğer kolumdan Türk kanı akar, diyerek kardeşliğimizi pekiştirdi. Müslüman öldürmenin kafir işi olduğunu ilan etti. (Çünkü Allah’ın emri böyle)
Milli Ekonomi Modelini, Sosyal Devlet Projelerini ortaya koydu. Bu milleti, bu devleti kainat devleti yapacağım, dedi.
Daha ne desin? Şimdi sıra sende. Ya kabul edeceksin, ya da birilerinin ihtiraslarına kurban (!) edileceksin.







Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    Meltem Haber Facebook'ta! Meltem Haber Twitter'da! Meltem Haber Friendfeed'de! Meltem Haber RSS

    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Ekim 2017 Müfredattan FETÖ izleri silindi mi?
    • 10 Ekim 2017 Milyonerler ülkemizden kaçıyor
    • 28 Eylül 2017 Cebimize ne kadar çok akrep koymuşuz
    • 25 Eylül 2017 Kimin için bedel ödüyoruz!
    • 24 Eylül 2017 Diziler mi toplumu toplum mu dizileri yansıtıyor?
    • 23 Eylül 2017 O iki vekil ihraç edilecek mi?
    • 22 Eylül 2017 ABD sendromuna tamam mı, devam mı?
    • 21 Eylül 2017 RTÜK, siyasetçilere sansür uygulamalı
    • 18 Eylül 2017 Haçlının hesabı
    • 15 Eylül 2017 Hükümetin kararı NATO lehine mi, Türkiye lehine mi olacak?
    • 14 Eylül 2017 Fatih, Allahın hükmünün karşısına hüküm koymuştur
    • 13 Eylül 2017 Kadim dost ABD neden ortalığa koku salıyor?
    • 10 Eylül 2017 Hani AB üyelik sürecini referanduma götürecektiniz?
    • 8 Eylül 2017 Türkiye daha ne kaybedebilir ki?
    • 7 Eylül 2017 Sorularla Osmanlı gerçekleri
    • 6 Eylül 2017 Arakandaki vahşet laf ile bitmez
    • 5 Eylül 2017 Ekonomi batıyor hükümet IMF türküsü söylüyor
    • 29 Ağustos 2017 5 günde yazılan tarih
    • 28 Ağustos 2017 Gönül-akıl denklemi
    • 27 Ağustos 2017 Yeşil sahaların isyanı

    En Çok Okunan Haberler



    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    2276555 µs