Piyasalar

25 Ekim 2014, Cumartesi tsi
İstanbul 19.3°C Açık
REKLAM

En Sıcak Konular

Gadir-i Hum Bayramı'nda Haydar Baş'a İmam Hüseyin emaneti

28 Ekim 2013 15:20 tsi
Gadir-i Hum Bayramı'nda Haydar Baş'a İmam Hüseyin emaneti Gadir-i Hum Bayramı programında BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş’a İmam Hüseyin’in kabrinin örtüsü hediye edildi. Prof. Dr. Baş, “Yüce Türk milletini bu örtünün altında hep beraber bir araya gelmeye davet ediyorum” dedi.

Yeni Mesaj gazetesinin düzenlediği Uluslararası Gadir-i Hum Bayramı ve Tevhidin Merkezi Ehl-i Beyt Programı on binlerce vatandaşın katılımıyla Cumartesi gecesi İstanbul Bostancı Gösteri Merkezi'nde coşkuyla gerçekleştirildi. Programa Ehl-i Beyt sevdalısı on binlerce vatandaş katıldı. Katılımın yoğun olduğu gecede vatandaşlar salona sığmadı ve binlerce vatandaş programı salon dışında kurulan televizyonlardan takip etti.

 

Birbirinden seçkin ilim adamlarının konuşma yaptığı programın kapanış konuşmasını Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş yaptı. Programa yurt dışından katılan misafirler arasında Irak'tan Seyyit İzzettin Muhammed Ali El Hekim ve İran'dan Seyyid Celal Meaş da hazır bulundu.

Hacı Bektaşı Veli Dergahı Türbedarı Arife Ana programa Nevşehir'den video konferans yolu ile bağlandı.

Sunumların ardından Hatay Hz. Süleyman El Farisi Mescidi Fahri İmamı Eş Şeyh Hafız Semir Şahin kaside okudu. Grup Nefes ve Ayhan Aşan da salonu dolduran kalabalığa ilahi şöleni sundu.

Gadir-i Hum Bayramı programında BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş'a İmam Hüseyin'in kabrinin örtüsü hediye edildi. "Bu örtü, Hamse-i Âli Abâ'nın yani Peygamber Efendimizin torunlarını, kızını ve oğlunu altına aldığı abayı temsil eden bir işarettir" diyen Prof. Dr. Baş, "Yüce Türk milletini bu örtünün altında hep beraber bir araya gelmeye davet ediyorum" dedi 

 

Programın kapanış konuşması için kürsüye Bağımsız Türkiye Partisi genel başkanı Prof. Dr. Haydar Baş geldi.  

Programda son konuşmayı yapan Prof. Dr. Haydar Baş konuşmasına "Cumhuriyetimizi bize hediye eden Ehl-i Beyt aşığı Mustafa Kemal Atatürk'ün ruhu şad olsun" duasıyla başladı. "Salı günü Cumhuriyet Bayramını kutlayacağız, Allah mübarek eylesin" diyen Prof. Dr. Baş, "Bayramlar elhamdülillah üst üste geliyor." 

Önce Kurban Bayramı daha sonra Gadir-i Hum bayramı ve önümüzdeki Salı günü de Cumhuriyet Bayramımız hepimize kutlu olsun ve hayırlar, uğurlar getirsin" temennisinde bulundu. BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş şunları söyledi: "Bugün İslam âleminin Gadir-i Hum bayramı. Bu bayramın nedeni, Maide suresi 67'inci ayeti kerimesidir. Mealen okuyorum: "Ey Resul sana indirileni tebliğ et. Eğer bunu yapmazsan peygamberliğini tebliğ etmemiş gibi olursun. Ve Allah seni insanlardan koruyacak." Bu ayeti kerime nazil olduğunda Allah'ın sevgilisi veda haccını yapmış Medine'ye dönüyordu. Tam bu esnada Maide suresinin 67'inci ayeti nazil oldu. Allah'ın sevgilisi sahabesinin tamamını toplayarak bir hutbe irad etti. Bu hutbede Resulullah, İmam Ali Efendimizin kendinden sonra İmam ve halife olduğunu bütün kâinata ilan etti."

İMAM ALİ'Yİ ALLAH HALİFE TAYİN ETTİ

"Bazı mukallitler, hadisle uğraşan cehil sahibi insanlar kendilerini hadis tekniği açısından ileride gösterebilmek için tevil yorumlara gitmiş olsa da Arapça tabirle onların irapta mahalli yoktur" diyen Prof. Dr. Haydar Baş konuşmasını şöyle sürdürdü: "Allah'ın sevgilisi ala rivayet 100 binin üzerinde sahabenin toplandığı yerde yüksekçe bir yere çıkıyor ve "Ali bin Ebi Talip benim kardeşimdir, vasimdir ve benden sonraki halifemdir O" diyor. Yine aynı hitabede "Allah Resulü'nün halifesi O'dur. Müminlerin emiri O'dur. Allah tarafından tayin edilen İmam O'dur" buyuruyor. Kim söylüyor bunu? Allah'ın sevgilisi Hz. Muhammed (sav). Neye göre söylüyor? Allah'ın emrine göre. Yine, "Ey insanlar bu Ali'dir. Bu benim kardeşimdir, vasim, ilmimi toplayan ve ümmetim arasında iman eden kimseler üzerindeki halifemdir" buyurmuştur. Yine aynı hutbede, "Ey insanlar ben hilafet emrini kıyamet gününe kadar imamet veraseti olarak neslime emanet ediyorum" buyrulmuştur. Yani Hz. Ali'den sonra gelecek halifeler de Allah sevgilisinin torunlarıdır. Gadir-i Hum hutbesinde "Ali, Allah tarafından tayin edilen imamdır" deniliyor. Yine hutbenin bir başka yerinde "Benden sonra Ali, Allah'ın emriyle sizin veliniz ve imamınızdır. İmamlık makamı O'ndan sonra da Allah ve Resulüyle görüşeceğiniz güne kadar O'nun evlatlarından olan benim neslimin hakkıdır" diye buyuruyor Resulullah."

Gömülü resim için kalıcı bağlantı 

KÂİNAT EHL-İ BEYT'LE AYAKTA DURUYOR

"Ehl-i Beyt, Kuran'ı Kerim'de seçilen, sevilen ve ümmetin sevmekle mükellef olduğu beş kişinin adıdır" diyen BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş şöyle konuştu: "Ehl-i Beyt, Allah'ın sevgilisinin mübarek Hamse-i Âli Abâ hadisiyle beyan edilen ailedir. Hz. Fatıma'nın evine Cenabı Peygamber teşrif ediyor, abasının altına evvela şahsı sonra torunlarını, Hz. Ali ve Hz. Fatıma'yı alıyor. Arşa kadar nurdan bir direk dikiliyor. Bu meşhur Hamse-i Âli Abâ'dır. Ümmü Seleme annemiz o abanın altına girip o zümreden, o tayfadan olmak istiyor. Peygamber Efendimiz, "Ya Seleme sen hayır üzeresin" diyerek O'nu abanın altına almıyor. Orada olan beş insan var. Biri başta sevgili peygamberimiz Hz. Muhammed (SAV), iki Hz. Fatımatüz Zehra, üç İmamı Aliyyül Murteza, dört İmam Hasan, beş İmam Hüseyin. Bu beş insan yüzü suyu hürmetine Cenabı Hak (cc) bu kainat kubbesini ayakta tutuyor. Bunu böyle bilesiniz. "

EH-İ BEYT'TE GÜNAH ARAMAK EN BÜYÜK GÜNAHTIR

Ehl-i Beyt'in tertemiz insanlar olduğunu ve hiç günah işlemediklerini söyleyen Bağımsız Türkiye Partisi Genel başkanı Prof. Dr. Haydar Baş sözlerini şöyle sürdürdü: "Ehl-i Beyt'te günah arayanlar, günahı kebair, en büyük günahı işleyen insanlardır." Nereden mi biliyorum? Gelin Allah'ın kitabı Kuran'a bakalım. Allah Kuran'ı Kerim'de "Ey Ehl-i Beyt, yüce Allah sizden her türlü günahı, haramı, fenalığı, çirkinliği, basitliği uzaklaştırmak ve sizi tertemiz yapmak ister" buyuruyor. Onlar tertemizdir. Allah'ın muradı budur. Allah'ın muradı olur mu, olmaz mı? Olur değil mi? O halde Ehl-i Beyt'te kusur aranamaz. Buna rağmen Ehl-i Beyt'te kusur, günah aramaya kalkanlar, aslında kendi imanlarını tartışmaya açanlardır. Şura suresi 23'üncü ayeti kerimede Cenabı Hak (cc) "Deki Muhammedim ben peygamberliğime tebliğe karşılık sizden Ehl-i Beyt'imi sevmenizden başka hiçbir ücret istemiyorum" buyurmaktadır. Yani bu ayette Allah peygamberinin lisanından "Ben bu dini tebliğ ediyorum ama bunun karşılığında sizden istediğim sadece Ehl-i Beyt'imi sevmenizdir" demektedir. Sevgili kardeşlerim İmam Şafii (ra) buyuruyor ki, "Bu ayeti kerimeye göre her Müslüman'ın Ehl-i Beyt'i sevmesi farzdır."

Prof. Dr. Haydar Baş, dinlerarası diyalog yapanları Necranlılara benzetti

DİYALOGCULAR ZAMANIMIZIN NECRANLILARI GİBİ…

Bir başka ayette Allah'ın "Sana gelen bu ilimden sonra artık her kim seninle münakaşa etmeye kalkarsa de ki, öyleyse gelin, oğullarımızı oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, kendilerimizi ve kendilerinizi çağıralım, sonra canı gönülden lanetleşip, beddua edelim de Allah'ın laneti yalancıların üzerine olsun" diye buyurduğunu söyleyen Prof. Dr. Haydar Baş şu çarpıcı açıklamayı yaptı: "Bu ayetin iniş nedeni şudur: Necran Hıristiyanlarına Sevgili Peygamberimiz gidiyor ve "Necranlılar gelin elimdeki kitabım, gönlümdeki imanımla sizi Allahın dini İslam'a davet ediyorum, Müslüman olun" diyor. Necranlılar, "Ya Muhammed biz de sizin gibi Müslüman'ız, iman etmemize ve seninle beraber olmamıza gerek yoktur" cevabını veriyor. Sevgili kardeşlerim işte Cenabı Hak (cc) Peygamber Efendimizin onlarla lanetleşmesi için bu ayeti indiriyor. Resulullah Necranlılara, "Siz üç sebepten dolayı Müslüman olmadınız. Bir, haça tapıyorsunuz. İki, İsa'ya Allah'ın oğlu diyorsunuz. Üç, domuz eti yiyorsunuz. Bundan dolayı siz Müslüman değilsiniz" diyor. Lanetleşmeyi Necranlılar kabul ediyor ve bir gün sonra din adamlarıyla birlikte tespit edilen mekânda toplanıyorlar ve Müslümanları bekliyorlar. Bekliyorlar ki, Muhammed bütün ashabını alsın gelsin. Bir de uzaktan küçük bir karartı görüyorlar, küçük bir topluluk onlara doğru geliyor. Başta Peygamber Efendimiz (sav) yanında İmam Ali, kızı Fatıma, torunları Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin. Beş kişi. Allah Allah, şaşırıyorlar. Papazları Necranlılara "sakın ha bunlarla lanetleşmeyin. Eğer bu lanetleşmeyi yaparsanız yemin ederiz ki şu anda bunlar isterlerse şu dağ yerle bir olur, Allah sizi helak eder, nesliniz kurur" diyorlar. Pişman oluyorlar ve Cenabı Peygambere geliyorlar ve "Ya Muhammed biz lanetleşmekten vazgeçtik. Ama Müslüman da olmayacağız. Cizye verelim bizi bırakın" diyorlar. Cenabı Peygamber Efendimiz ilk cizyeyi de orada Necranlılardan alıyor. İşte bu ayeti kerime o olayı anlatıyor. Şimdi bunu dinlerarası diyaloga delil olarak kullananlar çok samimi konuşuyorum oradaki Necranlılardan çok farklı olmayan insanlardır."

PROF. DR. HAYDAR BAŞ'A İMAM HÜSEYİN EMANETİ

Konuşmasının sonunda birlik ve beraberlik çağrısı yapan Prof. Dr. Haydar Baş, "Bir ve beraber olalım artık fitnelerle aramızı açamasınlar. Bize fitne yoluyla girip aramızı açmak isteyenlere "hadi oradan" deyip yaklaştırmayalım" dedi.

 

Irak'tan programa katılan Seyyit İzzettin Muhammed Ali El Hekim Prof. Dr. Haydar Baş'a İmam Hüseyin'in kabrinin örtüsünü hediye etti.

Prof. Dr. Haydar Baş'a İmam Hüseyin emaneti 

Bu özel hediyenin kendisine takdim edilmesinden sonra bir açıklama yapan Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, "İmam Hüseyin Efendimizin türbesindeki örtünün bize emanet edilmesi kelimelerle izah edilemeyecek kadar büyük bir husustur, büyük bir servettir, büyük bir hazinedir. Allah şefaatlerinden mahrum eylemesin. Bu örtü, Hamse-i Âli Abâ'nın yani Cenabı Peygamber Efendimizin torunlarını, kızını, oğlunu altına aldığı abayı temsil eden bir işarettir, bir ifadedir. Ben bunu böyle görüyorum. Yüce Türk milletini bu örtünün altında hep beraber bir araya gelmeye davet ediyorum" dedi.

HABER - ORHAN DEDE / YENİ MESAJ  

Seyyid Celal Meaş, Gadir-i Hum kutlamalarında konuştu 

Seyyid İzzettin El–Hekim, Gadir-i Hum Bayramı programında  

BTP Lideri Prof. Dr. Haydar Baş 'Mümini öldürmek kafir işidir'  

 




Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    53230 µs